ANSİAD İŞ DÜNYASINDA ETİK LİDERLİĞİ KONUŞTU  


İş dünyasının etik sorumlulukları olduğunu kaydeden Prof. Dr. Yusuf Örnek, “Etik lider, yaptıklarından ve yapmadıklarından, aldığı kararlardan ve bu kararların sonuçlarından sorumludur.”

ANSİAD 2022 yılı 4. Olağan Toplantısı 'İş Dünyasında Etik Liderlik' konusunda ANSİAD Üyesi & Ender Yapı Malzemeleri Ltd. Şti. Yöneticisi Ender Kuzucu'nun moderasyonunda gerçekleştirildi. ANSİAD Üyesi & Antalya Bilim Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Örnek'in konuşmacı olduğu toplantıya, ANSİAD üyesi iş insanları ve çok sayıda davetli katıldı. İnsanların hayatlarını sürdürebilmeleri için ekonomik ve teknik bir sorumluluğu olduğunu kaydeden Prof. Dr. Yusuf Örnek, “Aynı zamanda başka insanlarla bira arada yaşadığımız için bir etik sorumluluğumuz var. Çünkü biz tek başımıza bir fabrikanın CEO’su olsak ne olacak? Fabrikada onlarca yüzlerce insan çalışıyor, onların aileleri var, ayrıca onların yaşadıkları paydaşlar var. Biz bütün bu paydaşlara bir sorumluluk üstlenmek durumundayız” dedi.

ETİK LİDER NELERDEN SORUMLUDUR

İş dünyasında yöneticiler olarak birçok yükün üzerlerinde olduğunu kaydeden Prof. Dr. Yusuf Örnek, “Biz yönetici olarak işletmelerimizin refahını düşünmek zorundayız, çünkü ekonomik boyutumuz var, ayrıca etik sorumluluklarımız söz konusu, tabi ki tüm çevremizi de düşünmek zorundayız” diye konuştu. Bir etik liderin sorumlukları olduğunu dile getiren Örnek, “O halde etik bir lider, tabi ki yaptıklarından sorumludur, yapmadıklarından sorumludur, bazen belirli bir karar aldığında mutlaka sonuçları olur. Bu yüzden kararlarından ve eylemlerinden sorumludur. Etik lider, bireylerin, paydaşların ve şirketin ortaklarının önünde sorumludur. Vicdanı, ilkeleri ve hakim karşısında sorumludur” dedi. 

FAYDACI ETİK İNSANLARI ZOR DURUMDA BIRAKIR

Doğal çevreye uyumlu ve saygılı olmanın toplumsal, doğal bir sorumluluk olduğunu kaydeden Prof. Dr. Örnek, “Günlük hayatın gayelerine kapıldığımızda biz bunların farkında olamayız, ancak biz böyle bir sorumluluk dünyası içerisindeyiz, baktığımız zaman işimiz hiç kolay değil” diye konuştu. Faydacı etikte eylemlerde karşımıza çıkan sorunun kar ya da zararın hesaplanması olduğunu belirten Örnek, “Biz buna günlük hayatımızda ‘Ben bu işi yapacağım ama ne getirir ne götürür’ dediğimiz konu diyebiliriz. Bize faydası nedir bir zararı dokunur mu? Faydacı etik genelde bir kalküldür yani hesap kitaptır. Olayı daha çok aritmetik bir hesaba döker. Sonra kararı verir” dedi. Faydacı etik görüşünün insanları zor durumda bırakabileceğini dile getiren Örnek sözlerini şöyle sürdürdü; “Bir yönetici olduğunuzu düşünün, Çernobil 1986 faciasında radyasyonlu bölgede bulunan arazinin temizlenmesi gerekiyor, çünkü etrafında milyonlarca insan etkilenmiş ve o alanın birileri tarafından temizlenmesi gerekiyor. Bunun için birinin emir vermesi gerekli. Kim için verdi bu emri, işte oradaki yaşayan insanların sağlığı için. 500 bin tane işçinin radyasyona maruz kalması gerekiyor. Bu örnekte olduğu gibi çoğunluğun bekası için, azınlığı feda etmek gerekir düşüncesi tam bir faydacı etiktir.”

İNSAN OLMAK AMAÇ EDİNİLMELİ

Ödev etiğinde ise “Eylemin ahlaki değeri nerede bulunur?” sorusunun sorulduğunu dile getiren Prof. Dr. Yusuf Örnek, “Peki ödev ne? Ödev ise doğru eylemi doğru sebepten ötürü yapmak. Diyeceksiniz ki doğru eylem doğru eylemdir, bunun bir de sebebine mi bakacağız? Evet, İmmanuel Kant diyor ki; eylemin ahlaki değerinin olması için mutlaka onun doğru bir sebepten ötürü yapılmış olması gerekir” dedi. Gerek tanıdık gerekse tanımadık insanlara insanca davranılması gerektiğinin belirten Örnek, “Onlara kesinlikle basit araçlarmış gibi davranma. Ödev etiğinde insan olmanın amaç edinilmesi gerektiğini dile getiren Örnek, “Çünkü insan bir değere sahiptir. Akıl sahibi bir varlık olduğu için insana saygı bu demektir. İnsan saygı düşüncesi, insan hakları düşüncesinin temelinde var” diye konuştu. Onlara her zaman amaçmış gibi davran. Yani insan olmayı amaç edin demek istiyor. Ben birine herhangi bir konuda yalan söylüyorsam onu araçsallaştırmış olurum, ben yalan söylemenin evrensel bir ilke olmasını isteyebilir miyim? İsteyemem, o zaman söylemeyeceksin. Bu kadar basit” dedi.

İTİNALI OLMAK GEREK

Konuşmasında üç temel etik konusundan bahseden Prof. Dr. Yusuf Örnek, “Aristoteles’in erdem etiğinden bahsetmek gerekir, yani aşırılıklardan kaçınmak anlamına gelen bir etik. Orta yolu bulmak demek. İster Kant ister Aristoteles ister bir başka etik olsun, sonuç itibariyle bunların hepsinde biz günlük ve iş hayatımızda yararlanıyoruz” diye konuştu. ‘Yaptığımız her işi en iyi şekilde yapmaya çalışmalıyız çünkü insanları araç olarak kullanmamalıyız’ diyen Örnek, “Farkındayız ya da değiliz önemli olan bu farkındalıkla kendimiz için, kendi hayatımız için ilkeleri edinmek, hayatımızı belirli ilkeler çerçevesinde yaşamak ve gerçekleştirmek isteriz. İster fabrika sahibi ister düz bir işçi olalım o zaman böyle ilkeli yaşıyorsak insan bizim için her zaman amaç olur ve biz yaptığımız işi bir ödev olarak telakki ederiz ona göre yaparız işte o zaman anlamlı ve değerli bir hayatı sürebiliriz” dedi. Ödevlerimizi iyi yapıyorsak yaptığımız işi itinalı yapabileceğimizi dile getiren Örnek, sözlerini şöyle sürdürdü; “İşte son zamanlarda bu konuda yaygınlaşmaya başlayan bir kavram var, mindfulness. İtinalı olmak demek. İnsanlar arası ilişkilerde yaptığımız işlerde mümkün olduğu kadar yaptıklarımızı en iyi şekilde, en değerli şekilde yapmak demek. Bunu yapan hem iş dünyasında hem özel hayatında mutlaka anlamlı, erdemli ve etik bir hayat sürdürür hiç kuşkusuz.” Toplantı, soru ve cevapların ardından ANSİAD Başkanı Akın Akıncı ve moderatör Ender Kuzucu’nun, Prof. Dr. Yusuf Örnek’e günün anısına teşekkür belgesi takdimiyle sona erdi.

 

Detaylı bilgi için;

Ebru ÇENGELOĞLU YILDIRIM

Basın Danışmanı

E-mail: basin@ansiad.org.tr

Tel: 0242 3120303

Fax: 0242 3215511