FÜTÜRİST UFUK TARHAN'DAN "EĞİTİMİN GELECEĞİ" SEMİNERİ


Fütürist (Gelecek Planlayıcısı)  Ufuk Tarhan, ANSİAD'ın düzenlediği seminerde, eğitimcilere öğrenimin geleceğini anlattı.
ANSİAD'DAN EĞİTİME DESTEK...

EROĞLU: “EĞİTİMDE FARKINDALIĞIN MEŞALESİNİ YAKMAK İSTİYORUZ”


Antalya Sanayici ve İşadamları Derneği (ANSİAD) ın düzenlediği seminerde; Fütürist, Stratejist, İş Tasarımcısı ve İş Avatarı, M-GEN Gelecek Planlama Merkezi Kurucusu & Başkanı, Eğitmen, moderatör, yönetici antrenörü Ufuk Tarhan, işadamları ve eğitimcilere; “Eğitimin Geleceği”ni anlattı. Seminerin açılışında konuşan ANSİAD Başkanı Ali Eroğlu; dünyanın yaşamakta olduğu değişim sürecinde geleceği tasarlamanın önemini anlatarak, “Hem eğitimi, hem de ülkemizi en üst düzeye taşıyacak eğitim farkındalığının meşalesini yakmak istiyoruz” dedi.

Gelecekte nasıl “değişiklikler” bizi bekliyor? Değişen “yetkinlikler”, bu yetkinliklerin kazanılmasını, geliştirilmesini sağlayacak  Eğitim İçerikleri, Eğitim Yöntemleri ve Öğrenmeyi Tetikleyecek Kurguların ele alındığı seminere; İl Eğitim Denetmenleri, İl Milli Eğitim Müdür Yardımcıları, Eğitim Şube Müdürleri ile 5 Merkez İlçeye Bağlı Resmi ve Özel Okul Müdürleri  ve ANSİAD üyeleri katıldı.

İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜR YARDIMCISI SÜLEYMAN YILMAZ
ATSO Atatürk Konferans Salonu’nda saat 10.00'da başlayan seminerin açılışında konuşan İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Süleyman Yılmaz, Antalya'daki 1393 okulda 420 bin öğrenciyi geleceğe hazırlamanın gayreti içinde olduklarını belirterek, bu gayretler sonunda elde edilen başarıda herkesin emeği olduğunu söyledi. Bu konuda ANSİAD'ın özellikle kırsal kesimdeki okullara verdiği desteğin eğitim camiasında takdirle anıldığını söyleyen Yılmaz, ANSİAD yöneticilerine teşekkür etti ve Başkan Ali Eroğlu'na bir anı plaketi verdi.

ANSİAD BAŞKANI ALİ EROĞLU
ANSİAD Başkanı Ali Eroğlu da konuşmasında düzenledikleri seminerinin amacını anlatarak, dünyadaki hızla süren değişim sürecine ülke olarak ayak uydurmak zorunda olduğumuzu belirterek, şunları söyledi;
“Gelecek artık yeni bir gelecek. Yeni “isterleri” var. İş + yaşam koşulları, bilgisayar/internet/mobil devriminde olduğundan daha da hızlı ve keskin biçimde değişiyor. Akademisyen, öğrenci, çalışan, yönetici, lider, yönder özellikleri, tercihleri, alışkanlıkları, yani profilleri baştan aşağı değişiyor. Ve bu daha başlangıç...  Bundan sonrasında, her geçen gün, değişimin hızı, derinliği ve kapsamı giderek, katlamalı ölçeklerde, misli misli artacak. Ürün, hizmet, pazarlama, satış, ar-ge, lojistik, teknik + idari alt yapılar vb. tüm birimler, süreçler baştan aşağı dönüşecek. Doğal olarak bunlar gelecekte rekabet üstünlüğü yaratacak 'nitelikli insan' yapısında da çok önemli değişiklikleri zorunlu kılacak. Şirketlerin 'yetenekli insan' bulması, okulların yetiştirmesi eskisinden de zor olacak. Dolayısı ile yeniçağın istediği nitelikte insan kaynağını yetiştirmek zaten zordu. Gelecekte imkansıza yakın zorlukta olacak gibi görünüyor. Mevcut 'müfredat' programları geleceğin ihtiyaçlarını karşılayamayacak gibi.”

“Eğitim alanında neler yapılacak? Neler yapılmalı? Değişim nasıl olacak, olmalı?” sorusunu yönelten Ali Eroğlu, eğitim konusunda herkesin hassas olması gerektiğini de hatırlatarak,  bu alanda geleceği tasarlamanın önemini anlattı ve “Eğitim seviyeleri çok yüksek olmasına rağmen ülkesel başarıyı yakalayamayan toplumlar da var. O yüzden hem eğitimi, hem de ülkemizi en üst düzeye taşıyacak eğitimde farkındalığın meşalesini yakmak istiyoruz” dedi.

UFUK TARHAN

1982-2005 arasında Teknoloji sektörünün önemli firmalarında üst düzey yöneticilik yapan gelecek planlayıcısı Ufuk Tarhan, seminere iki kolu olmayan, ancak iradesi ile kolu olan insanlardan daha fazla işler başaran bir Amerikalının video görüntüleri ile sunumuna başladı. Ardından üniversite yıllarından başlayarak kendini anlatan ve bu süreçte mesajlar veren Tarhan, şöyle devam etti:
“İlk değişimim lise yıllarında okuduğum 'Tanrıların Arabası' kitabı ile başladı. İkincisi üniversite yıllarımda. Dayım okul tercihi yapmam için beni Ankara'daki bütün üniversiteleri gezdirdi. ODTÜ diğerlerine göre çok farklıydı ve burada okumaya karar verdim. Ülkemizde kriz vardı ve Amerika'dan elinde çözüm bavulları ile Ekonomist Atilla Karaosmanoğlu diye biri geldi. O yüzden ben de Ekonomi bölümünü seçtim. Okul bana çok iyi beceriler verdi. Birincisi her meseleyi çok iyi analiz etme kabiliyetini yakaladım. Sosyal sorumluluğu da okulda öğrendim. Üçüncüsü iş hayatı benim için dönüm noktalarından biriydi ve IBM 1982'de insanları kişisel bilgisayarlarla tanıştırdı, EPSON firması da yazıcı üretti. Ve EPSON'a girerek iş hayatıma başladım. Genel Müdürlüğüne kadar yükseldiğim bu firmada teknoloji denen şeyin hayatımızda ne kadar etkili olduğunu gördüm.  Hayatımın dördüncü önemli noktası Fütüristliğimdir. Bir uçakta bulduğumun bir dergi (The Fütürist - Fütürizm, Geleceği Keşfet) hayatımı değiştirdi. Okudukça kafamda şimşekler çaktı, yapmak istediğim her şey vardı. Beşincisi hayatımdı yeniden planlamam gerektiğine karar verdim. Artık kendi işimi kurmalıydım. Bunu nasıl yapacağımı araştırırken, bir gün abonesi olduğum Fütürist Dergisi'nin son sayısında bu metodolojiyi buldum. Altıncı olarak da hayatımı yeniden şekillendirerek girişimcilik dünyasına adım attım. Ve gelecek planlama şirketimi kurdum. Bunları neden anlatıyorum. Çünkü her biriniz benim anlattığım hayat kesitlerinin birinde kendinizi buluyorsunuz.”

GELECEK NEYE BENZEYECEK?

Gelecekte başarının sırlarını açıklayan Ufuk Tarhan, başarının dijitalleşme, sosyal medya, yeni beceriler, strateji kurgusu ve planlamadan geçeceğini belirterek, geleceğin neye benzeyeceğini de şöyle anlattı:
“Ben eğitimin geleceği yerine öğrenmenin geleceği ifadesini kullanmak istiyorum. Çünkü öğrenmek artık herkesin üzerine vazife. Bu nedenle herkes birer öğrenci. Öğrenmenin gerçekten yaşı yok. Şimdi kafayı takan birisi You Toube'u izleyerek göz cerrahi, ya da simülatör kullanarak jet pilotu olabiliyor. Üstelik başka meslekleri olduğu halde. Herkes 'Ben nasıl öğrenebilirim' sorusunu kendine sormalı ve kolları sıvamalı. Sosyal medya denen bir şey çıktı ortaya. 3 yıl önce böyle bir şey var mıydı? Hayır. Bunun okulu var mı? Hayır. İşte kendi kendine öğreten bir metot ortaya çıktı. Buna oto didaktik metodu diyoruz. Geçiş süreci yaşıyoruz. Daktilodan bilgisayara belki 50 yılda geçtik ama bilgisayardan tablete geçişimiz 3-4 yıl. Ölüm yaşı arttı. Ben 54 yaşındayım. Bizim yaştakilerin ölüm yaşı 100 sene. Yani ben ömrümün ortasındayım. Şimdilerde doğan çocuklar hesaplara göre 130 yıl yaşayacaklar. Bu uzun yaşam sürecinde emeklilik diye bir şey yok. 'Aman artık bizden geçti' lafları da yok. Herkes her yaşta öğrenmeye, uygulamaya mecbur.”

TABLET'DE TÜRKİYE PİLOT ÜLKE

Türkiye'nin dünyanın dijitalleşmesi sürecinde pilot ülkelerden biri olduğunu, özellikle tablet konusunda önde koşan ilk ülke olduğunu anlatan Ufuk Tarhan, okulların dijital devrimi olan Fatih Projesi'ni övdü ve “Bu işi erken kavrayan yürür. Kavrayamayan maalesef oyun dışı kalır. Tablet denen şeyi önce büyüklerin öğrenmesi gerekir. Bunun şimdilik eğitimi yok. Deneme-yanılma yöntemi de en iyisi. Büyükler öğrenecek ki, küçüklere eğitim verebilsinler”  dedi.
“Gelecekte öğretmen olmayacak mı?” sorusu ile sık karşılaştığını söyleyen Ufuk Tarhan, “Belki görev tanımları değişecek, ara elemanlar olacak, ama öğretmenlik müessesinin kalkması düşünülemez. Ancak şurası bir gerçek ki, dijital dünyada çıta yükseliyor. Artık buluttayız. Artık çıtayı da göremiyoruz. Mobil robotlar ve çipler her yeri sarıyor. Hologram teknoloji ile İstanbul'da otururken Bakü'de konferans verebiliyorum” diye konuştu.

NELER DEĞİŞECEK?
Eğitimde belli başlı değişimleri de anlatan Tarhan, şöyle devam etti:
“Eğitim ve öğrenme içerikleri değişecek. Yöntemler değişecek. Öğrenmeyi tetikleyen yeni kurgular olacak. Eğitim kanallarının çeşitliliği artacak, ancak bazı gereksiz konuları elemek zorunda kalacağız. Eğitim teknolojileri, yeni öğrenme trendlerine ayak uyduracak. Şirketler müşteri eğitimine, çalışan eğitiminden daha çok kaynak ayıracaklar. Eğitim yöneticileri teknolojiye ve içeriğe daha çok odaklanacaklar. Yeni normlar geliştirilecek, sade ve yalınlık ön plana çıkacak. Kişisel beceriler gelişecek, sosyal medya daha da etkin olacak.”

Özellikle okul müdürlerinin büyük ilgi gösterdiği iki saati aşkın süren seminerin ardından Ufuk Tarhan soruları yanıtladı.