T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI EKER, ANSİAD'A KONUK OLDU


“EXPO, ANTALYA'NIN GELECEĞİNE BİR YATIRIMDIR”

Bakan Eker, tarımın en büyük sorununun, tarım arazilerinin miras yolu ile bölünmesi ve küçülmesidir. Bunun önüne geçmeliyiz. Aksi halde gelecek nesillere tarım yapılacak arazi kalmayacak” dedi.

Antalya Sanayici ve İşadamları Derneği (ANSİAD) nin düzenlediği 20. Akdeniz Toplantısı'na katılan Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı ve Expo 2016 Antalya Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı Mehdi Eker, Tarımın bugün en önemli sorununun tarım arazilerinin miras yolu ile küçülmesi olduğunu belirterek, “Avrupa ile rekabet etmek istiyorsak bu sorunu çözmek zorundayız” dedi. Eker, Expo 2016'nın zamanında yetişeceğini de belirterek, “Expo Antalya'nın geleceğine bir yatırımdır. Yüzümüzün akı ile bu işi başaracağız” dedi.

Ali Eroğlu
Bu yıl 20. si düzenlenen Ramada Otel’deki yemekli Akdeniz toplantısı ANSİAD ve Expo tanıtım filmlerinin izlenmesi ile başladı. Toplantıya Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker'le birlikte Antalya Valisi Dr. Ahmet Altıparmak, Antalya Milletvekili Sadık Badak, EXPO yöneticileri, sivil toplum örgütlerinin başkanları ve ANSİAD üyeleri katıldı.  Toplantının açılış konuşmasını yapan ANSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ali Eroğlu, konuşmasına Antalya Valisi Dr. Ahmet Altıparmak'ın Erzurum Valiliği'ne atanmasına duydukları üzüntüyü dile getirerek, “Sahip olduğu vizyon ile sonuç ve çözüm odaklı, hızlı karar alabilen, başarılı bir bürokrat ve iyi bir insan olan Sayın Valimize Ansiad olarak Antalya ilimize sağladığı hizmet ve katkılarından dolayı minnettarız. Yeni görevinizde de başarılarınızın devamını diliyor ve sizi aramızdan alkışlarımızla uğurlamak istiyoruz” dedi.
Antalyalı işadamları olarak artık dünyada fırsat arayan bir sektör haline geldiklerini, tarım sektörünün yalnızca Antalya’dan yarım milyar dolardan fazla ihracat yapan, hızla gelişen, önü açık bir sektör olduğunu dile getiren Eroğlu şöyle devam etti:
“Antalya işlenmiş tarım ürünleri ihracatını da artırmaktadır, bu alanda da potansiyel yüksektir. Tohum ve Fide üretimi, kesme çiçek-süs bitkisi, gübre ve polinasyon üretim ve ihracat potansiyelimiz gelişim trendi sergilemektedir. Antalya tarım sektörü bu gelişmeyi hızlandırmak için önemli çaba harcamaktadır. Geçtiğimiz aylarda Ticaret ve Sanayi Odamız, Borsamız, Ziraat Odalarımız, İhracatçı Birliklerimiz ve diğer paydaşlar bir araya gelerek Antalya Tarım Konseyini kurmuşlardır. Konseyden çok yararlı çalışmalar bekliyoruz ve destekliyoruz. Konseyin kurulmasına sayın valimiz de önemli destek vermiştir.”

Tarım ve seracılık sektörünün EXPO hazırlıklarına ilişkin önemli beklentileri bulunduğunu dile getiren Eroğlu, “Antalya tarımı geçen yıl iklim koşulları, Ziraat Bankası’nın kredi politikalarındaki değişim, Toptancı Hal sorunları ve zincir marketlerin 6 aya uzanan ödeme süreçleri ve bölgemiz açısından çok önemli olan 2B konusunun ekstra finansman ihtiyacı nedeniyle ciddi ekonomik sıkıntı yaşamıştır. Bu sıkıntılar 1 yıla uzayan vadeler, çek ve alacak tahsilatında yaşanan sorunlar olarak karşımıza çıkmıştır.  Bu sorunlar ürünün iyi değer bulmasına rağmen kısmen devam etmektedir” dedi ve Yasa'nın üretici haller yerine tüketici halleri öne çıkardığını söyledi.

ANSİAD olarak tüm bu problemlerin çözümünde merkez noktada Üretici Birlikleri’nin olacağını vurgulayan Ali Eroğlu,  şöyle konuştu:
“Birlikler Tarımda gelişme için vazgeçilmez önemde kuruluşlar olmasına ve bu konuda yasa çıkmış olmasına rağmen, bugün halen üretici birlikleri yok hükmündedir. Özellikle Antalya gibi sebze ihracatçısı bir ilde çok güçlü birlikler olması gerekirken, ortada birlik yoktur. Yasa birliklere AR-GE’den ihracata kadar görevler vermiş, ancak imkan vermemiştir. Birliklerin üretici ve tüccar arasına girmesi söz konusu olmamıştır. Bu yasa mutlaka değişmeli ve tarımsal ve kırsal gelişmeyi destekleyecek gerçek bir örgütlenme modeli kurulmalıdır.”

Tarımda örgütlenme sadece bu sorunlar için gerekli olmayıp, esasen verimlilik artışı için gereklidir. Türkiye ve Antalya tarımı, bu küçük ölçekli ve verimsiz üretim yapısıyla devam etmemelidir. Türkiye, dünya tarımında yedinci, Avrupa’da birinci, sera alanında Avrupa’da İspanya’dan sonra ikinci, dünyada da beşinci sırada bir ülke olarak artık sadece toplam alan büyüklüğünden sıyrılıp, teknoloji, verimlilik kriterlerinde gelişen bir modele dönüştürülmelidir. Arazi toplulaştırma çalışmalarının hızı tatmin edici değildir. Bu küçük ölçek sorununu üretici birlikleriyle aşmak zorundayız.
 
Hükümetimizin Ziraat Bankası kredi faizlerinin düşürülmesi ve bu yolla üreticinin destekleyici önlemlerini memnuniyetle karşıladıklarını belirten Ali Eroğlu, Expo 2016 konusunda da görüşlerini şöyle dile getirdi:
“13 Nisan 1993'de Uygulama Oteli’nde İnşaat Mühendisleri Odası tarafından düzenlenen panelde ANSİAD Dönem Başkanı Sadık Badak konuşmasında bugünleri tarif etmişti. Bu panel ile içinde bulunduğumuz Expo sürecinin temellerini atan ANSİAD ve yöneticilerine vizyonel katkıları için huzurlarınızda teşekkürü bir borç biliyorum. 2016 EXPO hazırlıkları ile ilgili beklentilerimizi kısaca dile getirmek istiyorum.  Olimpiyatlar ve Büyük EXPO’dan sonra gelen en önemli uluslararası organizasyonlardan birisi olan Botanik EXPO’ya üç yıl kaldı. Bizler ulusal ve uluslararası bazda organizasyonumuzun daha iyi tanıtılmasını talep ediyoruz. İyi çalışarak EXPO ile, birkaç milyon ilave turistin gelmesi sağlanabilir, Antalya ve Türkiye turizmine yeni pazarlar açılabilir. EXPO’yla ilgili bir beklentimiz Antalya halkının, sivil toplumunun EXPO planlamalarına ve çalışmalarına tam olarak katılmalarının sağlanması, yani Antalya’nın EXPO ile bütünleşmesidir. Bunun dışında EXPO için Antalya’nın yatırım ihtiyaçlarının da ilgili kurumlar tarafından giderilmesi önemli bir konudur. Şu ana kadar çeşitli planlamalar yapılmıştır. Özellikle EXPO alanının düzenlenmesi ve çevre yollarına ilişkin yatırımlar da planlanmıştır. Ancak bizim Antalya olarak EXPO için beklentilerimiz çok daha büyüktür. Antalya havalimanının aktarma merkezi olması, hızlı tren ile Antalya’nın bağlanması, Alanya karayolunun tekrar ele alınması, Alanya ile demiryolu ulaşımı, kent merkezindeki ulaşım sisteminin hızla iyileştirilmesi, Antalya kent merkezinin ve ilçelerin EXPO’yla uyumlu bir dönüşüm içerisine girmesi beklentilerimiz arasındadır. Antalya milyonlarca turisti daha güzel şartlarda, çiçek ve çocuk temasına uygun bir görünümle karşılamalıdır.”

Yeni üyelere rozet
20. Akdeniz toplantısında daha sonra ANSİAD'a üye olarak katılan işadamları Macit Günel, Berkay Bahar ve Canan Gürkan'a ANSİAD rozetlerini Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker taktı.
Mehdi Eker
Oturum Başkanlığını ANSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ali Eroğlu'nun yaptığı toplantının son bölümünde de günün konuğu Bakan Eker kürsüye gelerek, tarımın sorunlarını ve EXPO 2016'yı anlattı.

Antalya'nın tarihi ve turistik özellikleri yanında tarımsal varlığı ile de Türkiye'nin önemli illerinden biri olduğunu söyleyen Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, sektörün daha iyi bir noktaya gelmesinin de Türk ekonomisine katkısını artıracağına dikkat çekti. Antalya'nın son 10 yıl içinde çok büyük mesafeler kat ettiğini söyleyen Eker, “Antalya'da katma değeri yüksek, bilgi ve teknoloji gerektiren bir tarımsal üretimin gerçekleştiren bir ilimiz olarak sorunlarının çözümü de hükümetimizi yakından ilgilendiriyor” dedi.

Antalya'da 130 bin hektar alanda 35 bin kişinin tarım yaptığını dile getiren Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Antalya ile ilgili tarımsal verileri şöyle sıraladı:
“Antalya'nın 2012 yılı tarımsal ihracatı 600 milyon dolar. Antalya hem örtü altı, hem de endüstri bitkileri üretiminde önemli bir pay sahibi kentimiz. Narenciyede söz sahibi. Son 10 yılda portakal üretimi 300 bin tondan 450 bin tona yükseldi. Bu artış yanında kalite ve standartta da artış var. Nar üretiminde son 10 yılda önemli gelişme var. Üretim 7 bin tondan 83 bin tona yükseldi. Limonda da aynı yüzde 50 artış var. 40 bin tondan 66 bin tona yükselmiş. Zeytinde üretim 38 bin tondan 63 bin tona çıkmış. Domates üretimi 1,5 milyon tondan 2,2 milyon tona çıkarak rekor kırmış. Aynı şekilde sebze üretiminde de artış var. Antalya sadece sahil, ya da örtü altı merkezi değil, yüksek kesimlerde de yaş sebze üretimi ile hayvancılık Antalya'yı bu alanda da önemli iller arasına sokuyor. Son 10 yılda hayvan varlığında yüzde 23 oranında bir artış var. Sadece sığırda 13 bin adetten 59 bine yükselen bir trend görüyoruz.”

Bu süreçte çiftçilerin çeşitli biçimde desteklendiğini ve hibe krediler kullandırıldığını anlatan Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, geçen yıl Antalya çiftçisine ödenen karşılıksız hibe kredi miktarının 66 milyon lira olduğunu hatırlattı. Eker, toplam tarımsal desteğin geçen yıl 410 milyon lirayı bulduğunu da anlatarak şöyle devam etti:
“Başbakanımız dün açıkladı. Ziraat Bankası kredi faizlerini bir puan daha geriye çekildi. Komisyonlar azaltıldı. ZB 2012 yılında 455 milyon litre zirai kredi kullandırdı. Bunun geriye dönüşü yüzde 97,4. 2012 yılında kullanılan kredi 28 milyon lira, geriye dönüş oranı ise yüzde 60'dı. Antalya'da küçük ve orta ölçekli işletmelere de destek veriyoruz. Çok yeni projelerimiz var. Bu yıl Antalya'da destek verdiğimiz tesis sayısı 93. Bu tesislere yatırım tutarının yarısını hibe veriyoruz. Bu yolla geçen yıl 37 milyon lira hibe vermişiz. Türkiye genelinde bu konuda destek verdiğimiz proje sayısı 5440.”

Tarımın şüphesiz sorunları olduğunu, bunları çözme konusunda çaba harcadıklarını dile getiren Eker,  tarımsal faaliyetlerin risk alanı olduğuna da dikkat çekerek, “Bu riskleri gidermek için de Tarım Sigortası uygulamasını başlattık. 1935 yılından beri konuşulan ancak gerçekleştirilemeyen tarım sigortası kanununu 2006'da çıkararak bir devrim yaptık. Devlet destekli tarım sigortası sistemi ile primin yarısını biz veriyoruz” dedi.

Tarım arazilere miras yolu ile bölünmemeli
Miras yolu ile tarım arazilerinin bölünmemesi için hazırladıkları Yasa Tasarısının mecliste olduğunu söyleyen Mehdi Eker, “Dünya ile tarımda rekabet etmek istiyorsak bu sorunu çözmek zorundayız” dedi.
Tarımın bugün en önemli sorununun tarım arazilerinin küçülmesi olduğuna bir kez daha dikkat çeken Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, şöyle devam etti:
“Türkiye'de 3 milyon tarım işletmesi, 30 milyon tarım parseli var. Bizde bir işletmeye ortalama 60 dönüm düşüyor. Bu konuda rekabet etmeye çalıştığımız Avrupa ülkelerine bir bakın. Bu oran İngiltere'de 457 dönüm. Fransa'da 430, Almanya'da 420 dönüm. Bize en yakın İspanya'da ise 240 dönüm. Biz 60 dönümle bu ülkelerle rekabet edebilir miyiz? 60 dönüme kurulu işletme rakiplerine göre nasıl başarılı olabilir? Olamaz tabi. Bu sorunun düzeltilmesi ve ortadan kaldırılması için herkesin destek vermesi lazım.  Tarımda acil ve öncelikle sorunumuz budur.Yoksa gelecek nesillere tarım yapılabilecek arazi kalmayacak.”

Pazarlama ve Hal Yasası ile ilgili sorunların bakanlıklar arası koordinasyonla çözüme kavuşturulacağını da dile getiren Eker, Expo 2016 konusunda da kimsenin paniğe kapılmaması gerektiğini de belirterek şunları söyledi:
“160 yıllık Expo tarihinde ilk kez Türkiye ve Antalya Expo'ya 2016 yılında ev sahipliği yapacak. Expo Antalya'nın geleceği için de önemli bir proje. Antalya'nın ve ülkemizin tanıtımı, ürünlerimizin çeşitlenmesi açısından da önemli şüphesiz. Expo, düzenlendiği bölgenin altyapı sorunlarının çözümüne ve eserler yapılmasına neden oluyor. Kalıcı eserler bunlar. O yüzden herkesin ve kurumun Expo'ya destek vermesi gerekiyor. Bugün Antalya'da 2500 metrekare kapalı alanı olan bir Expo merkez binasını açtık. Proje nihale hazırlıkları bir yandan devam ediyor. Aksu çayının taşkınlara neden olmaması için çalışmalarımız sürüyor. 2006'ya kadar tüm hazırlıklarımızı tamamlayarak yüzümüzün akı ile bu işi başaracağız. Antalya'ya gelen her turiste Expo'yu anlatmalıyız. Expo Antalya'nın geleceğine yapılan bir yatırımdır.”

Toplantıda ANSİAD üyelerinin Expo konusunda sorularını da yanıtlayan Bakan Mehdi Eker'e ANSİAD Başkanı Ali Eroğlu günün anısına bir de plaket verdi.