PROF.DR. ÜMİT ÖZDAĞ, ANSİAD'IN KONUĞU OLDU


“APO İLE GÖRÜŞMEYİ TOPLUMUN YÜZDE 58'İ ONAYLAMIYOR”
“HÜKÜMET; TÜRKİYE'Yİ BİR KIRILMA NOKTASINA GÖTÜRÜYOR”

Antalya Sanayici ve İşadamları Derneği (ANSİAD) 7. olağan toplantısına katılan 21.Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Başkanı ve Gazi Üniversitesi İİBF Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ümit Özdağ, “Federasyonla Milli Devlet Arasında Türkiye” konulu bir sunum yaptı. Özdağ, toplumun yüzde 58'inin Abdullah Öcalan'la hükümetin görüşmesini kabullenemediğini belirterek, Öcalan'ın 2015'de serbest kalacağını ve ülkenin ikinci başkanı olacağını öne sürdü.

ANSİAD Kurucu Üyesi Himmet Öcal'ın oturum başkanlığı yaptığı toplantıda PKK açılımının Anatomisini de anlatan Prof. Dr. Ümit Özdağ, toplumun; Türkiye'nin içinden geçtiği süreçle ve bu sürecin ülkeyi nereye götürdüğü ile yakından ilgilendiğini söyledi. Herkesin “Çocuklarımıza nasıl bir Türkiye bırakacağız?” sorusuna yanıt aradığına dikkat çeken Özdağ, şöyle devam etti:
“Her şey görünürde 'anaların gözyaşı dinsin' diye yapılıyor. Tamam, gözyaşları dinsin de, son gelişmeleri büyük bir endişe ve tepki ile izleyenler de var. Ben de onlardan biriyim. 300 aydın, Türkiye'nin Milli yapısının değişmemesinden yana tavır koyduk. Bakın bağımsız bir araştırma kuruluşu olan Metropol bir anket düzenledi. APO ile görüşmeyi Türk toplumunun yüzde 58'i onaylamıyor. Yüzde 35 evet oyuna karşılık, toplumun yüzde 7'si de kararsız”

Sorunu irdeleyebilmek için 1984 yılından beri devam eden terörle mücadelenin önce hangi süreçlerden geçtiğine bakmak gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Ümit Özdağ, “Aradan geçen 30 yılda terörle mücadeleden sonuç alınamadı. Kürtçü bölücülerin asıl hedefi Bağımsız, Birleşik, Sosyalist Kürdistan Cumhuriyeti'dir. Amaçları Türk Ordusunu Güney Doğu'dan çıkarmaktır.  O yüzden PKK Türkiye'yi cephe, Kuzey Irak'ı da cephe gerisi ilan etmiştir. Bu ülkenin başbakanı, genelkurmay başkanı cepheye gittiği zaman yere çöküyorlar. Bu nasıl bir ülkedir?” dedi.

Eylül 98'de PKK'nın tek taraflı ateşkes ilan ettiğini ve mağlup olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Ümit Özdağ, “Geriye dönüp bakalım. 31 Mayıs 1999'da Öcalan yargılanmaya başlandı. 2000 yılına geldiğimizde terör belasının 1 numaralı lideri yakalanmış, PKK'nın Türkiye içinde eylemi kalmamıştır” dedi.

2002 yılında AKP iktidarı ile birlikte PKK terörünün yeniden canlanmaya başladığını söyleyen Prof. Özdağ, bunun dört temel sebebi olduğuna da dikkat çekerek, şöyle devam etti:
“1. AKP iktidarı Irak'ın işgalinin sonrasında politika geliştiremedi. 2. Terörle mücadele mevzuatı AB üyeliği için değiştirildi. 3. Başarılı komutanlar tutuklandı 4. Sınır ötesi operasyonlara izin verilmedi. Ve dananın kuyruğu 2006'da Oslo'da PKK ile görüşmeye başlamanın ardından koptu. Bir yandan şehitler verirken, bir polis, ya da asker, hatta Vali PKK'lı teröristlere sert davranırsa, örgüt onları şikayet eder duruma geldi. 2010 Yılından itibaren Türk Silahlı Kuvvetleri'nin nasıl yıpratıldığını, genelkurmay başkanlığı yapmış bir askerin nasıl terörist ilan edildiğine hepimiz tanık olduk. Ordu o hale geldi ki, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarihinde ilk kez tatbikat yapamaz oldu. Terörle mücadelede çok büyük bir başarı elde eden özel kuvvetler, yandaş yazarlar tarafından bebek katili ilan edildiler. Nihayet 11 Kasım 2012'de Büyükşehir Yasası kabul edildi. Hemen bir gün sonra, 12 Kasım'da Ana Dilde Savunma Yasası meclise geldi. Aynı gün Öcalan'ın talimatı ile açlık grevine son verildi, Öcalan'a uygulanan tecrit kaldırıldı. 3 Ocak'ta Ahmet Türk ve arkadaşları Öcalan'la görüştürüldü.”

Akil adamların işinin Türk milletini verilecek tavizler konusunda ikna etmek olduğunu ileri süren Prof. Dr. Ümit Özdağ, “Başbakan akiller için psikolojik harekât yapacaklar diyor. Keşke onların arasına Ergenekon tutuklularının avukatlarını da koysalardı denge olurdu” dedi.

Hükümetin saptığı yolun Türkiye'yi bir kırılma noktasına götürdüğünü anlatan, hedefin Federal Türkiye olduğunu belirten Prof. Dr. Ümit Özdağ, sürecin böyle devam etmesi halinde Türkiye'nin iki başkanı olacağını, bunlardan birinin Erdoğan diğerinin de 15 Ağustos 2015'de salıverilecek Öcalan'ın olacağını öne sürerek, “Öcalan'ın bütün bunlara rağmen şartları var. Birincisi sürekli ateşkes sağlanacak, ikincisi yeni Anayasa'dan Türk Milleti sözü çıkartılacak ve son olarak normalleşme sürecinde de Başkanlık sistemi getirilecek. PKK'nın elebaşları serbest kalacak” dedi.

Suriye'nin Kuzeyinde PKK Devleti kuruldu
“Kandil'deki PKK şeflerinin çoğu Öcalan'a karşı. Onlar da biz bu savaştan karlı çıktık' diyorlar” diyen Prof. Dr. Ümit Özdağ, Suriye'nin kuzeyinde bir PKK Devletinin kurulduğunu da öne sürerek,  “Sınır namustur. Devletin namusudur. Dün sınırdan giren petrol kaçakçılarının önünden ordu çekilmiştir” dedi.

Katılımcıların sorularını da cevaplandıran Prof. Dr. Ümit Özdağ, bir soru üzerine AKP'li bir vekilin “Başbakan'ın etrafında kürtçü bir grup var. Partiyi onlar şekillendiriyor” dediğini öne sürerek, Öcalan'ın yakalanması ve yargılanma sürecinde MHP'nin hükümet ortağı olarak yanlış yaptığını belirterek, şunları söyledi:
“Öcalan'ı asmadık. MHP bu konuda yanlış yaptı. Asacak gücü yoksa hükümetten çekilmeliydi. Asamadıkları Öcalan'la şimdi Başbakan Türkiye'nin geleceğini konuşuyor, ortak hareket ediyor.”

Başka bir soru üzerine de, milliyetin bir ırk olmadığını savunan Prof. Dr. Ümit Özdağ, “Zaza ve Kürt, Azeri benim için neyse odur. Eğer bunlar 'Ben seninle aynı milletten değilim' diyorlarsa söylenecek bir şey yok. Milliyet bir ırk değildir. Onların çocukları ve torunları üzerinde benim milliyet hakkım var. Onlar da bu milletin bir parçası. Mesele kültür meselesidir. 'Ben senden değilim' demek bile aynı kültürü içerir. Ayrı millet olgusu bu ülkeyi bölmeye götürür” diye konuştu.