DUAYEN DENİZCİ LUCIEN ARKAS ANSİAD'A KONUK OLDU


Antalya Sanayici ve İşadamları Derneği'nin 18. Olağan toplantısına konuk konuşmacı olarak katılan ve “Türkiye'de Lojistik Sektörü ve Antalya Limanı”  konulu bir konuşma yapan Lucien ARKAS Antalya Limanı'nın yeterince kullanılmadığını belirterek, “Belki pahalı bir yatırım ama Antalyalılar demiryolu için ısrar edin” dedi. Akdeniz çanağının en büyük, Dünyanın 33. sırasında yer alan ve 18 ayrı ülkede 48 ofisi bulunan ARKAS Holding Yönetim Kurulu Başkanı Lucien ARKAS, Antalya'nın yaş sebze ve meyve ihracatında mutlaka konteynırlarla deniz yolunun kullanılması gerektiğini vurguladı.

ANSİAD'ın 18. Olağan toplantısının firma tanıtımı bölümünde Yönetim Kurulu Başkanı Mimar Haldun KİLİT, son yıllardaki çıkışı ile dikkati çeken AHK şirketini tanıttı. Tasarımı kendisine ait yeni otel odası konseptini anlattı. Toplantıya katılan Türkonfed Başkanı Süleyman ONATÇA da kısa konuşmasında, ANSİAD'a övgüler yağdırarak derneklerin ANSİAD'ı rol-model aldıklarını dile getirdi.

Toplantıya Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Mustafa AKAYDIN, Türkonfed Başkanı Süleyman ONATÇA,  Arkas Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Bernard ARKAS ve üst düzey yöneticileri,  Global Liman İşletmeleri AŞ Genel Müdürü Saygın NARİN, Antalya Limanı İşletmecisi Port Akdeniz A.Ş. Genel Müdürü Özgür SERT ve  ANSİAD üyeleri katıldılar.

Oturumu yöneten ANSİAD Başkanı H. Ergin CİVAN, yaptığı açılış konuşmasında, toplantı öncesi konuşmacı Lucien ARKAS’la yaptığı sohbete dikkat çekerek, “Sayın Arkas'a, 'Dünya globalleşiyor, lojistik sektörü bu nedenle önem kazandı' dedim. Kendisi bana, 'Lojistik sektörü büyüdüğü için dünya globalleşti' diye yanıt verdi” dedi. Türkiye'nin geleceğinde limanların önemini vurgulayan CİVAN, Antalya limanının diğer limanlardan farklı olarak hem turizm, hem de ticaret açısından önem taşıdığını da belirterek, “Türkiye 2023'de 500 Milyar Dolar ihracat hedefliyor. Bu da limanların önemini bir kat daha artırıyor. Mersin ve İzmir limanları arasında ayrı bir değeri olan Antalya Limanı’nın daha rantabl çalışabilmesi için tren yolu gerekiyor” diye konuştu.

ARKAS Holding'in tanıtım filminin izlenmesinin ardından konuşan Yönetim Kurulu Başkanı Lucien ARKAS sözlerine “Antalya'yı severim, her şeyden önce Antalyalılara inanırım” diye başladı ve şirket tanıtımı yapan Haldun KİLİT’i överek, “Bizim insanımız ne kadar becerikli gördünüz” dedi. Lojistiğin tanımını yapan Lucien ARKAS, “Bir malın A noktasından B noktasına taşınması lojistik değil. Bunun adı nakliye. Lojistik aslında askeri bir kelime. Mantık kökünden geliyor. Mantıklı çözümler üretmek anlamına geliyor. Lojistiğin bir zincir olduğunu unutmayalım, birçok halkanın toplamıdır lojistik” diye konuştu.

Lojistiğin doğuş hikayesini de anlayan Lucien ARKAS, 1950 yılındaki Kore Savaşı’nda ABD 'nin Kore'ye gemiler dolusu mühimmat gönderdiğini hatırlatarak, şöyle devam etti:
“Ancak bu mühimmatı içerilere götüremedikleri için hepsi limanda kaldı. Depoları da yoktu. Uzun süre çözüm aradılar ve Konteynır denen bir devasa kutu icat ettiler. Bu başlangıç oldu. Bundan sonra kamyoncular yükü doldurup, boşaltmak yerine kasasını doldurup gemilere kasayı koymaya başladılar. Böylece limanlardan iç kesimlere taşıma başladı. Biz konteynır işine 1966'da başladık. Bugün dünya taşınabilir malın yüzde 87'sini bu yöntemle taşıyor. Zincirin halkaları kara-deniz tekrar kara-demiryolu şeklinde kuruluyor”.

Antalya'da bir limanın var olduğunu, ancak yeteri kadar kullanılmadığını dile getiren Lucien ARKAS, “Antalya limanının daha işlevsel hale gelmesi için demiryolu şart. Bütün kent halkı demiryolu için ısrar edin. Şüphesiz pahalı bir yatırım. O yüzden ısrarınızı daha da artırın. Demiryolu hem Antalya'ya hem de limana değer katar” diye konuştu. Demiryolunun önemini Avrupalılara anlatırken, Türkiye'nin bir uçtan bir uca 1700 kilometre olduğunu söylediğini belirten Lucien ARKAS, “Onlara bir ip alın Trakya'dan doğuya doğru çekin, sona geldiğinizde aynı ipi bu kez tersine batıya çekin Münih'e varırsınız. Demiryolu olmadan böylesi uzun bir yolu kat edemeyiz” dedi.

Babasından 1964 yılında işleri devralan ve iki yıl sonra da konteynırlarla tanıştığını söyleyen Lucien ARKAS, “Dedem 1902'de ithalatla işe başlamış. Babam 1935'den itibaren harbe kadar sürdürdü. 1945'de trene döndü. Ben 1964'de devraldım. Fransız turistler beni çok yordu. Turizmden vazgeçtim, treni de ithalatı da bırakıp denizi seçtim. Bugün bünyemizde 6800 kişi çalışıyor. Türk Konteynır  filosunun yüzde 75'i bize ait. 18 ülkede 48 kendimize ait ofisimiz var. Eskiden gemilerimizi sık sık kontrol ediyorlardı, şimdi artık bizi tanıdılar. Dünyadaki yerimiz 33. sırada. En büyük Akdenizliyiz” diye konuştu.

Antalya'nın gelişmişliğe ve girişimciliğe açık olduğunu söyleyen Lucien ARKAS, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Havalimanın varsa uçak olur, uçak varsa yolcu olur. Hiç bir firma 'siz yolcuyu bulun ben uçak göndereyim' diyemez. Aynı şekilde Gemi yükü çağırır. Yük gemiyi getiremez. Madem deniziniz var kullanın. Antalya'yı bu yolla dünyaya bağlamak lazım. Gemlik limanına konteynır gönderdik, bugün Gemlik limanı neredeyse İzmir limanını geçecek. Gemlik'in çehresi değişti. Rusya Antalya'dan yaş meyve ve sebze alıyor. Narenciyeyi neyle gönderiyorsunuz dedim, kamyonlarla gönderiyorlar. Mısır konteynır şartı istedi. Rusya'da istiyor. Bu hafta Rusya'ya 65 konteynır yüklemeye başladık. Her biri 20 ton. Maliyet çıkarıldı, her bir konteynırla taşıma, kamyona göre 2 bin dolar daha ucuz. Hiç bir problem yok. Ürün karayolundan daha sağlıklı gidiyor.  Kesme çiçek ve narenciye için gerekirse frigofirik soğutmalı konteynırlarımız da var. İhracatta başarının, dış ülkeye açılmanın yolu bu. O yüzden gelin birlikte çalışalım. Ben istiyorum. Birbirimize destek olup başaralım”.

Oturum Başkanı H. Ergin CİVAN’ın Türkiye'deki limanların taşıma kapasitesine ilişkin verdiği bilgilerin ardından soru-cevap bölümüne geçildi.

Lucien ARKAS, bir soru üzerine otomotiv sektörüne, arabalarını taşıdığı bir partnerinin isteği üzerine girdiğini belirterek, “Zor bir sektör. Savaşıyoruz. Her sektörün iyi ve kötü yönleri var” dedi.

Bir katılımcının limanın artık şehir içinde kaldığını belirterek, kapasite artırmanın kente zarar vereceğini söylemesi üzerine, “Liman şehirlerinin bu anlamda dezavantajları var. Ancak liman olmasa o şehirler de olmazdı. Bunun tek çözümü demiryolu. Malı şehir merkezinden geçmeden demiryolu ile limana getirmek lazım. Hatta ileride 2. bir liman gerekebilir. Ancak nerede yapacaksınız? Her yer otel olmuş. İzmir'de ben 70 kilometre içinde bir liman yeri istedim bulamadılar” diyen Lucien ARKAS, şöyle devam etti:
“Antalya limanında şu anda kapasitenin yüzde 70'i kullanılıyor. Bunun tamamına yakını dökme yük. Siz zeytinyağını dökme mi göndereceksiniz? Çaresizlikten yapılıyor, getirin tren yolunu o zaman konuşuruz kapasiteyi”.

Kurvaziyer turizminin de Antalya için önemli olduğunu anlatan Lucien ARKAS, “Antalya'nın gezilip görülecek çok yeri var. Kurvaziyer turizminde yatırım gerekiyor. Yapın yatırımı, birkaç burada kalacak ve bölgeyi gezecek turist kendiliğinden gelir” dedi. Bu konuda söz isteyen Global Liman İşletmeleri AŞ Genel Müdürü Saygın NARİN de, kurvaziyer turizmi için Türkiye'de İstanbul ve Antalya'nın en uygun kentler olduğuna dikkat çekerek, “Bunun sebebi turistik tesis ve havalimanı. Bunun ikisi de bizde var. Birkaç gün Antalya'da kalacak turist gelirse kurvaziyer turizmi Antalya için idealdir” dedi.

Bir soru üzerine sosyal projelerinden de söz eden Lucien ARKAS, paylaşma duygusunu çok sevdiğini, şehirden kazandığının bir kısmını o şehre harcamak gerektiğini vurgulayarak”, bir İtalyan atasözü var. 'Serveti güzelliğe dönüştürmezsen, hiç bir iz bırakmaz' der. İzmir'de herkesin yararlandığı sanat galerimiz var. 700 Çocuk voleybol öğreniyor. Eğitime çok önem veriyorum. İnsana ihtiyacın varsa, kaynaklarınızın bir kısmını eğitime ayırın. Arkas Akademi'de insan yetiştiriyoruz” şeklinde konuştu. Denizcilik Bakanlığının kurulmasına ilişkin bir soruya da şöyle cevap verdi:
“Kaç yıldır bu işin içindeyim. Gelip geçmiş en iyi Ulaştırma Bakanı'na sahibiz. Bakanlığın adı önemli değil. Neticede insan yönetiyor. Tabela değil. Bu bakanlıkta da her türlü sorunumuzu diyalogla çözüyoruz”.