ANSİAD 7.OLAĞAN TOPLANTISI YAPILDI


10 Nisan 2012 tarihinde Rixos Downtown Antalya Hotel'de yapılan ANSİAD 7. Olağan Toplantısının konuğu Türk Ekonomi Bankası A.Ş (TEB) Yönetim Kurulu Başkanı ve T.C. Merkez Bankası Eski Başkanı Yavuz CANEVİ oldu.

ANSİAD Yönetim Kurulu üyesi Nuri BÜYÜKSELÇUK'un Toplantı Başkanlığı yaptığı gecede 'Global Finansal Krizin Neresindeyiz?' konulu bir konuşma yapan CANEVİ, Türkiye'nin 2008 küresel krizini; bankacılık sektörünün güçlendirilmesi, kurumsallaşmaya yönelik reformlar, sağduyulu makro politikalar ve dış şoklara karşı dayanıklılığı artırıcı tedbirlerle yara almadan atlattığını vurguladı.

Canevi, "Türkiye'nin 2001-2011 dönemindeki ekonomik ve finansal alandaki kazanımları gerçekten önemli. Son 10 yılda ortalama yüzde 5 büyüme gösteren, tek haneli enflasyon oranına sahip, toplam borcunun GSMH'ye oranı yüzde 42 olan, sağlam bütçe disiplini, sermaye yeterlilik oranı yüzde 16 olan bankalarıyla, azalan işsizlik oranı, artan ihracat ve doğrudan yabancı sermaye girişi ve krize rağmen kredi derecesi artan tek ülkeyiz. Ancak, her şeyimiz tamam, tek sorunumuz cari açık anlayışının da yanlış olmasa bile yanıltıcı olduğunu belirtmek gerekir." diye konuştu.

Cari açığın pek çok başka sorunlardan kaynaklandığına dikkat çeken Canevi, şunları kaydetti: "Bir yandan verimlilik ve katma değer düşüklüğü gibi temel zaaflar taşıyan sanayi ve üretim yapısından kaynaklanan dış ticaret açığına, diğer yandan iç tasarruf yetersizliğinden doğan dış finansman ihtiyacına, ayrıca ödemeler dengesinin diğer kalemlerinde dış ticaret açığını dengeleyecek bir performansa ulaşamadığımıza işaret ediyor."

Türkiye'nin çok kutupluluğa doğru yol alan yeni küresel düzende, doğru bir yerde konumlandığını belirten Canevi, Türkiye'nin bu düzendeki ağırlığının demografik gelişmeler, genç iş gücündeki artış potansiyeli ve eğitim düzeyinin artmasıyla daha da hissedilir hale geleceğini kaydetti. Canevi, "Zira söz konusu dönüşümü sağlayan faktörlerin hepsinde de ülkemiz mukayeseli avantaja sahiptir ve 2023'e kadar bu avantajları üretimde, verimlilikte ve rekabetçilikte doğru yönde kullanma bilinci ve azmindedir." dedi.

TEB Yönetim Kurulu Başkanı CANEVİ, Türkiye'nin ekonomik ve finansal anlamda, önce AB'ye sonra da küresel sisteme entegre olması gerektiğini söyledi. Türkiye'nin, son yıllardaki ekonomik açılımlarına rağmen ihracatının yüzde 45'ini AB'ye yaptığını belirten Canevi, yine turizm gelirlerinin yüzde 60'ının AB'den, orta ve uzun vadeli kredilerin yüzde 80'inin de AB bankalarından sağlandığına dikkat çekti. Doğrudan Yabancı Sermaye'nin de yüzde 80'inin AB ülkelerinden geldiğini aktaran Canevi, "Görüldüğü gibi Türkiye, ekonomik alanda AB ülkelerine bağlı. Bu yüzden, Avrupa yürürse Türkiye koşar." tespitinde bulundu.

Avrupa'da 'borç' krizi olarak başlayan finansal çalkantıların, bugün 'güven' krizine dönüştüğüne de dikkat çeken CANEVİ, şöyle konuştu: "Bugün sorun kesinlikle 'büyüme' krizine dönüşmüş bulunmaktadır. Son yılların büyümesinin temelinde hem hane halkının hem de kamunun aşırı borçlanmasının bulunduğu unutulmamalıdır. Çözüm, sadece finansal mühendisliklerle, borç ertelemeleriyle, yeniden yapılandırmalarla, parasal genişlemelerle ve de 'saç tıraşı' ile bulunmaya çalışılırsa yakın gelecekte büyümenin yolu açılamaz."

Dünya Bankası'nın 2011 yılında yayınladığı bir raporda, 2025 yılında Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin (BRIC), Türkiye ve Endonezya gibi ülkelerin küresel büyümenin yüzde 50'sini temsil edeceğinin belirtildiğini hatırlatan Canevi, "Küresel parasal sistem artık tek bir para biriminin tekelinde olmaktan çıkacaktır. Ekonomik ve finansal gücün yeni merkezlere yayılacağı ve hiçbir gücün tek başına hareket etme lüksünün olmadığı yepyeni bir küresel düzen ile karşı karşıya kalacağız. Buna eksen kayması değil, eksen çoğalması demek daha doğru olur." tespitinde bulundu.

AB bankalarının, ABD ve Japon bankalarına göre daha kırılgan olduğunu, bu yüzden kimsenin krizin bittiğini söylemeye cesaret edemediğini dile getiren CANEVİ, şunları kaydetti: "Tutarlı makro politika çağrıları ile diğer finansal ve ekonomi politikaları arasında denge henüz kurulamamıştır. Finans sektöründeki Oyuncuların global düzeyde gözetim ve denetimi konusu hala çözülememiştir. Etkin ve güvenli bir finans sektörü olmadan büyümenin sürdürülebilirliği sağlanamaz. Özellikle Avrupa'da kuşaklararası bir çatışmayı önleyecek, bilhassa göç politikaları ile ilgili reformlara öncelik verilmesi zorunludur. Diğer bir deyişle yaşlanan Avrupa'yı kim sırtında taşıyacak sorusunun önemi gittikçe artmaktadır."

Konuşmasının ardından ANSİAD üyelerinin sorularını yanıtlayan CANEVİ'ne, Nuri BÜYÜKSELÇUK'un günün anısına verdiği plaket takdimi ile toplantı sona erdi.