Başkanın Mesajı


Değerli dostlarım,

Öncelikle, kökleri 28 yıl öncesine dayanan ANSİAD geleneğini kuran ve oluşturan değerli kurucu üyelerine ve ebediyete intikal etmiş olan dostlarımıza saygılarımı sunuyor, devraldığımız bayrağı geleneklerimize, ANSİAD değerlerine birebir bağlı kalarak yürüteceğimize şahsım ve yönetim kurulum adına söz veriyorum. Bugüne kadar bir görevi olsun, olmasın ANSİAD'a çok emek vermiş, çok katkı yapmış birbirinden değerli üyelerimizin hepsine teşekkürlerimi sunuyorum.

Güçlü bir kurumsal kimliğin, 28 yılda oluşmuş ortak akıl ve ortak değerler platformu olan ANSİAD’ın bir parçası olmaktan gurur duyuyor, bu platformda fikir ve projelerimizi yürütecek olmanın heyecanını yaşıyorum. ANSİAD’ı sürekli öğrenen, bilgi üreten ve bilgiyi topluma yayan gerçek bir sivil toplum hareketi olarak görüyorum, bu vesileyle de 28 yıl boyunca ortak aklın bir yansıması olarak, zorlukları aşabildiğimize ve birlikte başardığımıza inancımı yeniliyorum. Her fikre değer veren, insana değer veren bir Sivil Toplum Kuruluşu olarak, mutlu bir toplum ve gelişmiş bir ekonominin temelinde insana ve tabiata verilen değerlerin olduğunu söyleyebilirim. İnsan değerliyse, tabiat değerliyse, emek, fikir, üretilen mal ve hizmet de değerlidir. Bizler kalkınmanın, gelişmenin sırrının insana değer vermekten geçtiğini tecrübelerimizle ve ANSİAD olarak yaptığımız çalışmalarla öğrendik. Her insanın bir cevher olduğunu ve her insanı yüceltmemiz gerektiğini bizler tam olarak öğrenmeliyiz ki bunu bütün topluma aktarabilelim.

Sevgili arkadaşlar,

Türkiye’nin nüfus bakımından beşinci, ekonomik büyüklük bakımından altıncı, turizm ve tarım geliri bakımından birinci, sanayi ve ihracat şirketleri sıralamasında yirminci sırada bulunan bir kentte yaşıyoruz. Antalya’yı üretim ve ihracatta dünyada ve Türkiye’de temsil eden iş insanlarının üyesi olduğu ANSİAD, ulusal ve uluslararası arenada Türkiye vizyonuna katkıda bulunma sorumluluğunu da Antalya’da tek başına üstlenmekte. Bu vizyona katkıda bulunmak için, ortak aklı dile getiren yapıcı eleştirilerde bulunmanın en tabii sorumluluğumuz olduğunun da bilincindeyiz. Vizyon denilince büyük projeler ve büyük konular akla gelse de vizyonun temelinin kimlik, ilke ve değerler olduğunun, ANSİAD olarak, en çok konuşmamız gereken konunun da bu temeller olduğunun farkındayız.

Türk milletinin çimentosu, Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün işaret ettiği cumhuriyetin temelleri olan; demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti ilkelerine her daim sahip çıkmaya devam edeceğimizi belirtmek isterim.

Saygıdeğer ANSİAD üyeleri,

Türkiye'nin ucuz emek ve düşük katma değerli ekonomi olmaktan çıkması, beşeri sermayesi ve katma değeri yüksek ekonomiye dönüşmesi gerektiğinin hepimiz farkındayız. Bu dönüşümü yapmadığımız takdirde genç işsizliği sorunu beraberinde sosyal ve siyasi sorunları da beraberinde getirecektir. Türkiye, gençlerin üniversite okuma oranında dünya yedincisi olurken, eğitim kalitesinde ise 96’ncı sırada yer alıyor. Türkiye’de büyük bir ara eleman problemi yaşanırken, meslek lisesinde okuyan gençlerin oranı Almanya, Hollanda, Norveç, İsviçre, Finlandiya, İtalya gibi ülkelerde bizden çok daha yüksek. Bu gerçeklerle birlikte eğitim sistemimizde köklü bir reform için çabalamamız gerekiyor. Bu yıl ekonomide yüzde 7 büyüme gerçekleşti, aynı büyümeyi eğitim kalitesinde de sağlayabilirsek dünya çapında başarılara imza atabileceğimizi düşünüyorum.

Dünyanın en büyük 500 şirketi sıralamasında, Türkiye’den sadece bir holdingimiz varken, Güney Kore ve İsviçre’nin 15, Hollanda’nın 12, İtalya ve İspanya’nın 9, küçücük İsveç’in ise 3 şirketi var. Türkiye küresel bir güç olmak istiyorsa küresel şirketlerin önünü açmak gereklidir. Bunun yolu ise şirketlerimizi korumak ve yabancıya satmak değil şirket evlilikleri gerçekleştirmekten geçtiğinin altını çizmek istiyorum.

Dünya bir küresel köy haline geldiği için her konuda dünyayı daha iyi takip etmeliyiz. Dünya artık yeni teknolojilerin kullanılmasını değil, nasıl yönetileceğini konuşuyor. Büyük fırsatlar ve büyük riskler çağı kapımızda, bu yüzden de Türkiye'nin gündemi yapay zeka, siber güvenlik, akıllı şehir ve akıllı üretim sistemleri, çevreci enerji sistemleri olmak zorunda. Kentleşme sorunları hem dünyanın hem Türkiye'nin gündeminde, büyük kentlerde yeni bir kent yoksulluğu ortaya çıkarken, çözüm için de kent planlaması artık yeni bir bakışla yapılmak zorunda.

 

Değerli dostlarım,
28 yıl boyunca Antalya'nın birçok önemli projesinde gerektiğinde öncü olduk, gerektiğinde de katkı koymaktan çekinmedik. En başta da belirttiğim üzere, Antalya olarak ilk yapmamız gereken şeyin, ortak aklı ve ortak değerleri geliştirmek olduğuna inanıyorum. Yaşadığımız kentin binlerce yıllık tarihine ve dünyada az bulunur tabiatına gereken değeri verirsek turizmi, tarımı ve başka sektörleri de çok daha doğru bir yönde geliştirebiliriz. Bunun için de öncelikle birlikte öğrenen, birlikte düşünen, birlikte karar veren bir kent olmayı başarmalıyız.

15 yıldır aralıksız düzenlediğimiz Girişimcilik Günleri’nde farklı fikirlerin zenginlik olduğunu gençlerden öğrenerek görüyor, yaşıyoruz. Yaratıcılığın en büyük kaynağı da farklı fikirlerin, farklı düşünmenin teşvik edilmesidir. Demokrasinin de gelişmenin de özünde farklılıklara, farklı fikirlere saygı yatar. Bugün internet anında milyonlarca kişinin fikirlerini almayı mümkün kılarken, bu fırsatı değerlendirmeli ve katılımcı demokrasiyi yerelden başlayarak hayata geçirmeliyiz.

Biz bu çerçevede, önce ANSİAD olarak yerel yönetimlerimizle ve bütün sivil toplum örgütleriyle büyük bir işbirliğini hayata geçirme gayreti içerisinde olacağız. Mevlana felsefesiyle herkesle kucaklaşacağız. Bu konuda da üyelerimizin bir konuda ve bir kurum nezdinde bizim elçimiz, proje liderimiz olacağını belirtmek isterim. Yönetimde yer aldığım son iki yılda çok yenilik yaptık ve ilerleme kaydettik, bu ilerlemede katkısı olan herkese, bütün arkadaşlarıma tekrar teşekkür ediyorum.

ANSİAD olarak bu değerlerimize bugüne kadar sahip çıktık, bundan sonra da en iyi şekilde sahip çıkmaya devam edeceğiz. Teşekkürlerimi, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

M. Sadi KAN
ANSİAD Başkanı