05.02.2018- ANSİAD BAŞKANI SADİ KAN'IN E-TİCARET ZİRVESİ KONUŞMA METNİ


Öncelikle Antaya’da bu toplanyı düzenlediği için Hepsiburada’ya teşekkür ediyorum. Elektronik ticaret hızlı gelişen bir ticaret şekli olmaya başladığı için hem genç girişimcilerin hem de bütün şirketlerin var olması gereken bir dünya.

Son yıllarda dijital ekonomi konusu en sıklıkla üzerinde durduğumuz ve altını çizdiğimiz konu. Bilgi, üretim süreçlerinde bir destek unsuru değil, bizzat üretimin yaratıcı ve itici gücü konumunda. Odak noktası “bilgi ve iletişim teknolojileri” olan dijital ekonomi, hem bireylerin hem de kurumların yaşamlarında müthiş değişimlere yol açıyor ve yeni fırsatları önümüze getiriyor.

ANSİAD olarak e-ticareti dijital dönüşüm programının unsurlarından biri olarak görüyoruz. Geçen yıl dijital dönüşüm Antalya programını başlattık. Antalya’da bütün girişimcilerin ve bütün sektörlerin bu dönüşüme hazırlanması ve uyum sağlaması gerektiği ortadadır.

Tüketici tercihlerinin sınır tanımadığı ve beklentilerin hızla yükseldiği bir dönemdeyiz. Ve bu eğilim artarak devam edecek. Bu koşullarda verimlilik ve rekabet baskısı yenilikçi fikirlere yatırım yapmayı ürün ve hizmetlerin tasarım, üretim ve sunumunda teknolojiyi odağa almayı gerektiriyor. Kısacası, kurumların dijitalleşmesi, gelecekte hayatta kalabilmeleri için yaşamsal ve en kritik konu haline geliyor. Bu nedenle de, teknolojiyi ve dijitalleşmeyi iş dünyasının, eğitim programlarının odağına almaya, farkındalık yaratmaya kararlıkla devam etmeliyiz.

Küresel dinamiklerin hızla değiştiği günümüzde, hedefimiz dev dijital dönüşüm dalgasında ayakta kalacak ekonomiler arasında yer almak olmalıdır. Bu nedenle, hem rekabet etmekte olduğumuz ülkelerdeki hem de ulaşma hedefi güttüğümüz en ileri ekonomilerdeki gelişmeleri yakından takip etmeliyiz. Dijital dönüşümü sağlayacak tedbirleri eş zamanlı hayata geçirmeye kararlılıkla devam etmeliyiz. ANSİAD olarak biz de bu anlayışla dijital ekonomiyi çalışmalarımızın merkezine koyarak, bu konunun üstünde durmak kararlılığındayız.

Kurumlarımızın dijital devrimde ayakta kalmaları için, dijital vizyona sahip liderliğe ve dijital stratejilere ihtiyaç duyulduğu konusunda farkındalık yaratmak, e-ticaret yapan ANSİAD üyelerimizin bu konuda model oluşturmaları, tecrübelerini paylaşmaları için programlar oluşturarak katkı koymak için çalışıyoruz. 

Türkiye’de internet üzerinden yapılan ödemeler geçen yıl 70 milyara kadar çıkmıştır, fakat bunun ticaret kısmı daha azdır.

Ülkemizde alınan pay dünyanın gerisinde. Dünyada e-Ticaretin toplam perakendeden aldığı pay yüzde 8.5’lara ulaşmış vaziyette. Ülkemizde de e-ticaret büyümesini sürdürüyor. Yakalanan ivmeye rağmen, e-ticaretin toplam perakendeden aldığı pay 2016 itibarıyla yüzde 3.5 seviyesinde.

E-ticaret sektörümüzün sahip olduğu güçlü potansiyeli göz önünde bulundurduğumuzda, halen önümüzde önemli bir gelişim alanı mevcut, gidecek daha çok yolumuz var diyebiliriz. Bu gelişim alanındaki fırsatları doğru şekilde değerlendirdiğimiz takdirde e-ticaret sektörümüz ekonomide hak ettiği payı alacaktır.

Bir süre önce Sayın Başbakanımız 2023’te 350 milyar lira hedefini dile getirmiştir. Ülkemizde perakende ticarette e-ticaretin payı henüz Rusya ve Hindistan’a yakın bir düzeyde, %4’ün altındadır ve dünya ortalamasının yarısındadır. Çin’de %20’ye yaklaştığını dikkate alırsak halen gidilecek çok yolumuz bulunmaktadır. Geçen yıl online satış yapan girişimlerin oranı %10’du. Toplumda internet üzerinden sipariş veren ve satın alan kişilerin oranı daha yeni yüzde 24’e çıktı. Önemli bir kesim güven duymadığı için internetten alışveriş yapmamaktadır.

E-Ticarette daha hızlı gelişme mümkün olabilirdi, fakat kamu tarafında gecikme olduğunu söyleyebiliriz. E-Ticaretin kanunu ancak 2015’te yürürlüğe girmiştir. E-ticaret.gov.tr bilgilendirme platformu Aralık ayında açıldı. Elektronik Ticaret Bilgi Sistemi (ETBİS)’nde halen tam bir veri tabanı yok, güven damgası uygulaması ise yeni başladı.

E-ticarette, kamu gecikmiş, fakat her zaman olduğu gibi Türk özel sektörü boşluğu doldurmuştur. Hepsi burada gibi şirketlerimiz e-ticaret kültürünün gelişmesinde önemli bir rol oynamışlardır.

İş dünyası tarafına baktığımızda yenilikçi iş modelleri ve ticaret olanakları, günlük iş hayatımıza giren robotlar, dronelar gibi teknolojik unsurlar hem üretimi ve hizmet sunum süreçlerini, hem de kurumların yapı ve işleyişlerini baştan aşağı dönüştürmekte.

Bundan sonraki aşamada asıl bakmamız gereken konu ise uluslararası rekabettir. Eğer ihracatımızı artırmak, cari açığımızı azaltmak istiyorsak, Amazon’un, Ali Baba’nın gelmesine ve rekabetlerine dikkat etmeliyiz.        E-ticaretten, e-ihracata geçmeli, bu alanda küresel oyuncular çıkarmalıyız.

Burada ayrıca Hepsi Burada gibi şirketlerimizin girişimciliğin ve yenilikçiliğin gelişmesine katkısı üzerinde durmak istiyorum. Türkiye olarak sanayi 4.0’ın istihdam üzerindeki yıkıcı etkisine hazırlanmalıyız. Milyonlarca gencimizi kamuda veya düşük katma değerli işlerde istihdam etmemiz mümkün değildir. Eğitim sistemimizi tümüyle değiştirip, üretici, girişimci, bilişimci, yazılımcı olan gençler yetiştirmeliyiz.

E-ticaret, özellikle Hepsi Burada gibi girişimcilere kapı açan sistemler, artık girşimci olmanın, ticaret yapmanın önündeki engelleri kaldırmıştır. Tek eksiğimiz bilgi ve beceridir. Bu nedenle bu tür toplantılarla bilgilendirme yapılması da son derece yararlıdır.

Büyük ölçekli şirketlerden KOBİ’lere kadar, dijital dönüşüm için gerekli altyapı, insan kaynağı gibi temel gereksinimleri doğrultusunda kentimiz ve bölgemiz dinamikleri ile uyumlu ve etkin çalışmalar içerisinde olmaya devam edeceğiz. 

Dijitalleşme süreci içerisinde, ekonominin itici gücü olabilecek, son derece güçlü potansiyele sahip “elektronik ticaret” de bu anlamda ilgi alanımızda. E-ticaretin önümüze getirdiği fırsatların farkındayız. Dünyada e-ticaretin güçlü bir büyüme trendi sergilediğini de biliyoruz.

Antalya ticaretinin e-ticaret ile gelişmesi de ayrıca önemlidir, çünkü Antalya ticareti 10 milyon yabancı turiste ev sahipliği yapan bir kentin ticaretinin olması gerektiği yerde değildir. Antalya ticareti halen ucuz taklit ürünleri kaldırımda satarak gelişmeye çalışmaktadır. Oysa artık çağ değişmiştir, geleneksel esnaflık ancak özgün üretim, özgün ürün ve hizmetle devam edebilir. Onun dışında herkes internetteki ticaret dünyasında yerini almalıdır.

Bu kapsamda atılması gereken adımların, son derece etkin bir program çerçevesinde, sektörün ve kamunun katılımıyla ve hızla hayata geçirilmesini çok önemli görüyoruz. Sektör ve idari yapı arasında etkili ve yapıcı iletişimin ve kamu tarafında e-ticaret ile ilgili eşgüdümü güçlendirici bir mekanizmanın çok faydalı olacağını da düşünüyoruz.

Son olarak bir hususu daha vurgulamak istiyorum. Biraz önce kamunun bu konuda geç kaldığını söyledim. Türkiye’de devletimizin bazen gecikmesi de hayırlı  olmaktadır. Çünkü devletin aşırı denetimi bir sektörün gelişmesini kısıtlayabilmektedir. ETBİS gibi güven vermeye dönük uygulamalar elbette gereklidir, fakat internetin küresel ve özgür bir alan olduğunu da unutmamak gerekir. Girişimciliğin ve yenilikçiliğin temelinin özgürlük olduğunu da unutmamamız gerekir.

E-ticaret, e-devlet döneminden sonra akıllı ticaret, akıllı devlet dönemi gelmektedir. Bu dönemin bir koşullu iyi yönetişim modelidir. Artık yönetimden yönetime geçmek gerektiğini, sektörel düzenlemeleri sektörün paydaşlarıyla birlikte yapmayı öğrenmemiz gerektiğini de belirtmek isterim.

Kurumlarımızın dijital devrimde ayakta kalmaları için dijital vizyona sahip liderliğe ve dijital stratejilere ihtiyaç duyulduğu bu noktada farkındalık yaratacak, Hepsiburada tarafından gerçekleştirilen bu zirvenin çok faydalı olacağına inanıyorum. 

Bu düşüncelerle bu toplantının Antalya ticaret ve girişimcilik kültüründe yeni bir gelişme yaratmasını diliyor ve Hepsi Burada yönetimine tekrar teşekkür ediyorum. Ayrıca bütün katılımcıları da tebrik ediyor ve başarılar diliyorum.



05022018