ANSİAD 19. OLAĞAN TOPLANTISI’NIN KONUKLARI HAKAN GÜLDAĞ VE ATTİLA KÖKSAL OLDU


ANSİAD toplantısında Hakan Güldağ ve Atilla Köksal, Türkiye’deki ekonomik gelişmeleri ve 2018 ekonomik beklentileri değerlendirdi

Antalya Sanayici ve İşadamları Derneği (ANSİAD) 2017 faaliyet yılı 19’uncu ve yılın son Olağan Toplantısı Akra Hotel’de gerçekleştirildi. Toplantı Başkanlığı’nı ANSİAD Üyesi ve AntBahar Grup Yönetim Kurulu Üyesi Berkay Bahar’ın yaptığı toplantıya, Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Ayhan, Antalya Bilim Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ömer Özkan, Yörük Sanayici ve İşadamları Derneği (YÖRSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Semih Beken, Dünya Gazetesi Antalya Bölge Temsilcisi Duygu Şahin Durmaz, ANSİAD Yönetim Kurulu Üyeleri ve ANSİAD üyesi iş insanları katıldı. FODER (Finansal Okuryazarlık ve Erişim Derneği) Başkan Yardımcısı ve Ünlü Menkul Değerler A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Attila Köksal’ın ‘Türkiye’de Finansal Okuryazarlık’ hakkındaki sunumuyla başlayan toplantı, Dünya Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hakan Güldağ’ın ‘2018’e Ekonomik Bakış ve Ufuk Turu’ hakkındaki konuşmasıyla devam etti.

PARASINI YÖNETEN HAYATINI YÖNETİR

Türkiye'de Finansal Okuryazarlık" başlıklı bir sunum gerçekleştiren Finansal Okuryazarlık ve Erişim Derneği (FODER) Başkan Yardımcısı ve Ünlü Menkul Değerler A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Attila Köksal, Türk insanının tasarruf yapmadığını belirtti. Teknolojinin gelişmesi sayesinde özellikle çocukların her şeye ulaşılabildiğini ama tasarruf yapmayı öğrenemediğini belirten Köksal, yaşam süresinin uzamasına rağmen sadece emekli maaşıyla geçinebilme anlayışının tedirgin ettiğini ifade etti. İhtiyacımız olmayan şeyleri aldığımızın altını çizen Köksal, “Bize ait olmayan paraları harcıyoruz, birikim yapamıyoruz. Çocuklarımızın yaşam alanları AVM’ler oldu” dedi. Köksal, “Bir yandan sürekli artan enflasyon ortamı, bir yandan krizler, yatırımımızı nasıl koruyalım, nasıl para biriktirelim, sürekli bir arayış içinde olduk. Türkiye tasarruf yapmıyor, Çin gayri safi milli hasıla safhasının yüzde 50'si kadar tasarruf yapıyor, biz sadece yüzde 14'ü kadar tasarruf yapıyoruz. Türk halkının yüzde 50'si TL tasarruf mevduatında yüzde 30'u döviz girdisinden tasarruf altında, yani yüzde 80'i mevduatla tasarruf yapıyor. Biraz emeklilik fonlarında artma var. Ekonomimizin yüzde 5 ya da yüzde 15'inin yastık altında olduğu söyleniyor. Bu tablonun Türkiye ekonomisine hiçbir katkısı, yardımı yok. Ekonomiye bir türlü gereken kaynağı sağlayamıyoruz” diye konuştu. Toplumun yaşlandığını ve yaşam beklentisinin uzadığını dile getiren Köksal, “Dedelerimiz 40’lı yaşlara, anne-babalarımız 60’lı yaşlara kadar yaşadılar.  Bizim çocuklarımız 80’li yaşlara kadar yaşayacaklar. Dolayısıyla 65 yaşında emekli olduktan sonra, ileride bunun da uzama ihtimali var, çünkü sgk sstemimiz eğer yaşam beklentisi çok uzarsa büyük bir sıkıntıya girecek. 65 yaşından sonra 95 yaşına kadar emekli maaşıyla yaşamak durumunda olan milyonlarca insan olacak. Doğru, verimli yatırımlar yapamıyoruz. Bu nedenlerden dolayı geleceğe güvenle bakamıyoruz, finansal açıdan gittikçe daha karamsar bir topluma dönüşüyoruz” diye konuştu.  

KRİZLER PARA YÖNETİMİMİZİ ETKİLEDİ

1970 – 2015 yılları arasındaki enflasyon oranları değerlendiren Köksal, “Özellikle 1975-2005 arasındaki 30 yıllık dönemde Türkiye’de enflasyon oranı dünyanın başka hiç bir ülkesinde görülmedik bir şekilde yüzde 30 ile yüzde 140 arasında oynadı. Bu eşi benzeri görülmemiş ortam, benim enflasyon jenerasyonu adı verdiğim bir güruhu yarattı” diye konuştu. Bunun yanı sıra bir çok kriz yaşadığımızı dile getire Köksal, “Rusya Krizi, Asya Krizi, bir sabah geldik Maliye Bakanı intihara kalkışmış, piyasalarımız sarsıldı, bankacılık krizi oldu, 1999’da bugüne kadar çok büyük krizlerle sürekli çırpındık durduk. Bir yandan enflasyon ortamı, bir yandan da sürekli krizler borsa düşüyor çıkıyor bu ortamda bizler de yatırım tasarruf, birikim mi yapalım, paramızı nasıl koruyalım. Altın mı alalım, yoksa Banker Kastelli yüksek faiz veriyor ona mı verelim gibi sürekli bir arayış içerisinde olduk ve bu bizi çok derinden etkiledi” dedi.

3 MİLYON KİŞİ KREDİ BORCUNU ÖDEYEMİYOR

Varlık getirileri hakkında bilgi veren Köksal, “31 yıl boyunca parasını dövizde tutan eritmiş aslında. Hazine bonosunda tutup neredeyse yüzde 9 kazanmak varken, dolarda tutup yüzde 3,5 kaybetmiş. Ne demek bu, 1986’da yüz lira olan para 87’de 96 liraya düşmüş, böyle eriyerek gelmiş bu güne” ifadelerini kullandı.  Türk halkının yıllardır en büyük yatırım aracı olan altının yıllarca zarar ettirdiğini belirtten Köksal, “Hane halkı borcu yükseliyor. Bu bankaların bireysel kredi vermesi, kredi kartı vermesi nedeniyle yaşanan bir gelişme. Bugün itibariyle bireysel kredi ve bireysel kredi kartı borcunu ödeyemeyen kişi sayısı 3 milyonun üzerinde. Bu oldukça büyük bir rakam. Bulgaristan 8 milyonluk bir ülke, neredeyse oradaki yetişkin sayısı kadar bizde kredi borcunu ödeyemeyen insan var. Ve soruyoruz emeklilikte rahat edeceğinize inanıyor musnuz diye, vatandaşı yüzde 90’ı karamsar. Nasıl emin olsun, birikimde yok elinde” dedi.  

TÜKETİM VE TASARRUF ALIŞKANLIKLARIMIZ SÜRDÜRÜLEBİLİR DEĞİL

Yatırım alışkanlıklarımız tamamen değişmesi gerektiğinin altını çizen Köksal, “Bu nedenlerden dolayı özellikle yeni nesillerden başlayarak tüm vatandaşlarımızı finansal konularda bilgilendirmemiz ve bilinçlendirmemiz gerekmektedir” diye konuştu. ‘Nereye gideceğini bilmiyorsan hangi yoldan gittiğinin hiçbir önemi yoktur’ diyerek sözlerini sürdüren Köksal, “20-25 yaşlarında ayda 100 TL biriktirirsen ve bunu düzenli yaparsan, yılda yüzde 3 reel faizle 56 yaşında senin 80 bin liran olur. 200 TL biriktirirsen bunun iki katı olur” dedi. Dünyada 7.6 milyar insan yaşadığını dile getiren Köksal sözlerini şöyle sürdürdü; “Bunların yüzde 70’i günde 10 dolardan az bir parayla yaşıyor. Yani ayda 300 dolardan daha az bir para. Yaklaşık 3.8 milyar insan günde 2.5 dolarla geçiniyor. Dünyanın en zengin 9 insanının varlığı 3.8 milyar insanın varlığından daha fazla. En zengin 9 insanın net varlığı dünyanın yarısından daha fazla. Müthiş bir gelir dağılımı problemi var, bence insanlığın sonunu da bu getirecek. Bir milyar insan da açlık sınırında yaşıyor, 700 milyon çocuğun üstünde çatı yok. 2 bin 220 Dolar tutarında birikiminiz varsa ve borcunuz yoksa dünyadaki insanların yarısından daha varlıklısınız, yani 3.8 milyar insandan daha zenginsiniz. 71 bin Dolar’ınız varsa yüzde 90’dan daha iyisiniz. Ayda 250 lirayı kenara koyduğunuzda çocuğunuz orta yaşlara geldiğinde karşısından gelen 10 insanın 9’undan daha zengin olacak.”

2017’Yİ NASIL GEÇİRDİK 2018’DE NELER BİZİ BEKLİYOR

Dünya Gazetesi Hakan Güldağ, ‘2018’e Ekonomik Bakış ve Ufuk Turu’ konulu konuşmasında, 2017 yılında yaşana ekonomik gelişmeleri ve 2018 beklentilerini anlattı. Konuşmaya merhum Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ile ilgili bir anısıyla başlayan Güldağ, “Rahmetli Demirel’e sormuştuk ekonomiyi naısl değerlendiriyorsunuz diyerek, bir kelimeyle mi söyleyeyim dedi, evet efendim dedik. ‘İyi’ dedi. Peki iki kelimeyle söyleseniz ne diyecektiniz diye sorduk, ‘iyi değil’ dedi. Şimdi benimki de bu özet, bir yanıyla bakarsanız iyi, bir yanıyla bakarsanız iyi değil” dedi. Güldağ, ekonomi verileri ile ilgili açıklanan 10 yıllık rakamlardan yola çıkarak değerlendirmelerini gerçekleştirdi. Kredi Garanti Fonu’nun (KGF) ekonomiye rahat bir nefes aldırdığını kaydeden Güldağ, sürdürülebilirliği olup olmadığına bakmak gerektiğini dikkati çekti. Uluslararası Yatırım Pozisyonu ve işsizlik oranında artış olduğunu vurgulayan Güldağ, “İşsizlik oranında, son dönemde bir azalma oldu, 10.2 son oran. İstihdam seferberliğinin bir katkısı da oldu ama sürdürebilir miyiz, çok öyle görünmüyor" dedi. Kasım ayı enflasyonunun yüzde 12.98 olduğunu belirten Hakan Güldağ, "Enflasyon rakamları aralıkta düşecek, yüzde 13'ün altına gelecek, yüzde 12 civarında olacak. Ondan sonra da düşmesi için fırsat var. Aralıkta baz etkisinden dolayı biraz geri gelecek, yüzde 1.64 gibi. Bütün aralık aylarının en yüksek enflasyonunu yaşadık geçen sene, o devreden çıkınca onun yerine gelecek rakam enflasyonu biraz aşağı çekecek. Ocak ayında da çok yüksek bir enflasyon yaşanmıştı, o da devreden çıkacak, enflasyonun hafif aşağı geldiğini göreceğiz” diye konuştu.

ENFLASYON FİYAT BEKLEYİŞLERİNİ BOZUYOR

Enflasyon rakamlarıyla ilgili asıl konuşulması gerekenin farklı bir nokta olduğunu aktaran Güldağ, “Enflasyon toplumsal sözleşmeyi bozar hale geldi, fiyat bekleyişlerini bozuyor. Kirayla ilgili bekleyişleri de insanların zam taleplerini de bozuyor. Önümüzdeki süreçte bu hayat pahalılığı bu şekilde devam ederse o zaman bu düdüklü tencerenin fazla ısınması bizim başımıza sıkıntılar çıkarabilir. İşin sokakta kavgayla bitmemesi için bir takım tedbirleri almak durumunda hükümet, ekonomi yönetimi de bunun farkında" dedi.

2018’DE İLK YARI OLUMLU İKİNCİ YARI SIKINTILI

Üçüncü çeyrekte gerçekleşen 11.1 oranında büyümeyi de değerlendiren Hakan Güldağ, "Büyüme üçüncü çeyrekte 11.1 çıktı, bu rakam hayli yüksek. Fakat şunu unutmayalım, 11.1 dünyada rekor ama biz geçen sene aynı dönemde küçülme rekorlarından birini kırmıştık. 11.1'in esas olarak anlamı, o baz üstüne gerçekleşen büyümedir, bunu da akıldan çıkarmamak lazım. Küçümsemeyelim, önemli bir büyüme ama çok da abartılacak bir şey değil, bunun da devamının gelmesi zor görünüyor. Esas bakmamız gereken, makine teçhizat yatırımları çünkü bir büyümenin kalitesi esas yatırım ile ortaya çıkar. Makine teçhizatta üretime dönüşecek yatırımın omurgasını teşkil ediyor. Orada eksi 2.35 9 ay, son çeyrekte geçen senenin baz etkisiyle yüzde 15 artış var ama dokuz aylık eksi 2.35. Bizim kamyon satışlarında dikkat ettiğimiz kamyon barometremiz var, orası artı 2'yi gösteriyor, bizim makine teçhizat yatırımlarında seneyi artı 2 ile kapatma ihtimalimiz var. Bunun da 2018'e olumlu etkide bulunacağım tahmin edebiliriz. 2018'in ilk yarısı daha olumlu, ikinci yarısını daha sıkıntılı görüyoruz" açıklamasını yaptı. Toplantı, ANSİAD Başkanı Abdullah Erdoğan ve Toplantı Başkanı Berkay Bahar’ın, Köksal ve Güldağ’a plaket takdimiyle sona erdi.

Toplantıyla ilgili detaylı bilgi için;

Ebru ÇENGELOĞLU

Basın Danışmanı

E-mail: basin@ansiad.org.tr

Tel: 0242 3120303

Fax: 0242 3215511