MHP’Yİ TEMSİL İDDİASIYLA KAMPANYA YAPAMAZLAR


BASIN BÜLTENİ ANTALYA, 22 MART 2017

2017 / 11

ANSİAD 3’üncü Kahvaltılı Toplantısı’nın konuğu, MHP Genel Başkan Yardımcısı ve MHP Antalya Milletvekili Doç. Dr. Mehmet Günal oldu.  

MHP’Yİ TEMSİL İDDİASIYLA KAMPANYA YAPAMAZLAR

‘Hayır’ verenlerle ‘Hayırcı’ları ayırdıklarını belirten Günal “15 Temmuz’un iki numaralı faili olan adamla oturup, birkaç gün kala partiden ayrılıp CHP’nin kampanyalarına katılıyorsan söyleyecek sözümüz var. İşte onlar ‘Hayırcı’lar” dedi.

Antalya Sanayici ve İşadamları Derneği (ANSİAD)’nin kahvaltılı toplantısının konuğu olan Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı ve MHP Antalya Milletvekili Doç. Dr. Mehmet Günal, ekonomiyi ve Türkiye’de yaşanan son gelişmeleri değerlendirdi. ANSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Erdoğan’ın Toplantı Başkanlığını yürüttüğü toplantıya, MHP Büyükşehir Meclis Üyeleri İrfan Yılmaz ve Selçuk Senirli, MHP İl Başkanı Mustafa Aksoy, İl Başkan Yardımcısı Ercan Uğur, MHP Kadın Kollar Başkanı Aslıhan Yıldız Dinçer ve ANSİAD Yönetim Kurulu Üyeleri ile ANSİAD Üyesi iş insanları katıldı. 

‘HAYIR’ DİYENLER İLE ‘HAYIRCILAR’ AYRI

İl teşkilatlarıyla istişare toplantılarına devam ettiklerini dile getiren Günal, “Kasım ayından beri kırktan fazla ilde devam ediyoruz. Bizim milletten bir korkumuz yok, gideceğiz anlatacağız. Partilimizin kafası karışıksa ona da anlatacağız. Hayır da diyebilir, ona da saygımız var. Bizim saygımız olmayan, ‘hayır’ diyenler değil ‘hayırcı’ dediğimiz insanlar” dedi. ‘Hayırcı’ olarak nitelendirdikleri muhaliflere sert çıkan Günal, “Hayır veren de evet veren de aynıdır. Ama gidip 15 Temmuz’un iki numaralı faili olan adamla oturup, birkaç gün kala partiden ayrılıp sonra Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)’nin kampanyalarına katılır, her gün Halk TV’de Ulusal TV’de çıkar MHP’ye söverse o ‘hayırcı’. Ona diyecek sözümüz var, kusura bakmayın” diye konuştu. Günal, “Ama benim vatandaşım gelmiş ikna olmamış, ona anlatmak benim görevim. Onun dışında MHP tabanı şöyle diyor, böyle diyor, kim biliyor MHP tabanını. Üç tane adam çıktı televizyonlarda konuştu diye bir şey yapacak halimiz yok. Artı, o arkadaşların partimizle hukuki bir ilişiği de kalmadı. MHP’yi temsil etmiyorlar. Üyelikten ihraç edilmiş adam, bir bağlantısı yok, milletvekili de değil herhangi bir şey de değil, içinde milletvekili olan bir Ümit Özdağ var o da ihraç oldu, mahkemeden de kesinleşti. İstediği kampanyayı yapabilir, hayır kampanyası da yapabilir, ama MHP’nin bayrağıyla, MHP’nin tüzel kişiliğini temsil ettiği iddiasıyla yapamaz” dedi.  

AVRUPA KRİZİ BAŞGÖSTERİNCE BİZDEKİ KAYNAK İHTİYACI ARTTI

Antalya’nın bir turizm kenti olarak siyasi krizlerden etkilendiğini dile getiren Doç. Dr. Günal, sürekli bir belirsizlik halinin kenti ciddi şekilde etkilediğini belirterek, “Uzun vadeyi bırakın, orta vadede karar almak, teşebbüste bulunmak için gecikiyoruz. Belirsizlikleri aşmadan yapısal önlemleri almak mümkün olmuyor. Ekonomik sıkıntımızın temel sebebi konuta ve inşaata dayalı olmasından kaynaklı” dedi. Maçın ikinci yarısında rüzgarın karşıdan esmeye başladığını dile getiren Günal, “Bir süre rüzgar arkamızdan eserken, düşük kur yüksek faize dayalı sistemden, dünyada da likidite bolluğu varken sorun farkedilmedi. Avrupa’da kriz başgösterince bizde de kaynak ihtiyacı arttı. Zafiyetlerimiz ortaya çıkınca dışarıdan saldırı, mikrobun vücuda saldırması gibi oldu” diye konuştu. Yatırımcının önünü açmak gerektiğine işaret eden Günal, “Yapısal önlemleri alarak yatırımcının önünü açmak gerekiyor. Sadece teşvik kararları almakla sorun çözülmez. Plan çıkarıyoruz ama planın planı karşımıza çıkıyor. Planı aşıp uygulamaya geçemiyoruz. Yıllardır istihdam dostu olmayan, reel ekonomiye dayanmayan ekonomik yapının işsizliği önleyemeyeceğini söylüyoruz” dedi. Bir an önce normal gündeme döülmesi gerektiğine işaret eden Günal, “Her yıl 900 bin ile 1 milyon arasında istihdam yaratmalıyız. Türkiye gündeminde daha sıcak gelişmeler var. Bir kıskacın altında Türkiye, bunu kabul etmek zorundayız” diye konuştu.

3.5 MİLYON SIĞINMACI GÜVENLİ BÖLGEYE YERLEŞTİRİLMELİ

Sınır güvenliğini artıran önlemlerin alınması gerektiğini vurdulayan Günal, “Suriye topraklarında oluşturulacak tampon bölgeye Türkiye'deki sığınmacıların yerleştirilmesi gerekiyor. 3.5 milyondan fazla sığınmacı için orada güvenli bir bölge oluşturulmalı” dedi. Türkiye’deki istikrarın Arupa için önemli olduğunu kaydeden Günal, “Türkiye kaybederse Avrupa kaosa gider. Bu kaosu bir süre sonra önleme şansı olmuyor. Bulunduğumuz coğrafya dünyanın merkezi. Bunun birtakım bedelleri var. Milletçe beraber olmamız lazım. Belirsizliklerden çıkmak için yapısal bir hükümet sistemine ihtiyaç var. Darbe girişiminden sonra Türkiye'nin sistem tartışmalarıyla zaman geçiremeyeceğini anladık. Güçlü bir hükümete ihtiyacımız var. Türkiye bir an önce kaotik ortamdan çıkmalıdır" diye konuştu.

MESELE İMAM HATİP LİSESİ DEĞİL

Eğitim sisteminin Türkiye’de en çok değiştirilen ve en çok tartışılan konu olduğuna değinen Günal, “Maalesef aynı bakanlar bile sistemi bir kaç defa kendileri değiştirmek zorunda kaldırlar. Revize edilmesi ayrı ancak eğitim sistemi anlmında dışarıdan ithal bazı modellerle bir şeyler yapmaya çalıştığımız için bir türlü toparlanamıyoruz. Değerler eğitimi yoksa ahlak olmadan dindarlığın bir şeyi kalmıyor, ahlak olmadan ekonominin bir anlamı kalmıyor. Çünkü vahşi kapitalizm hepimizi belli bir şeye sürüklüyor” diye konuştu. Siyasi çıkarlarla meseleye bakıldığında gelecek nesilelrin kaybedildiğine dikkati çeken Günal, “Mesele sadece meslek liseleri ya da imam hatip liseleri açılması meselesi değil. Orada ne öğretiyorsun? Akle ve nakle dengeleyen İslam anlayışına eğer sahip çıkmazsak o zaman Vahabi tarzı Selefi akımlara, daha radikal akımlara teslim oluruz. İşte biz din eğitimini doğru düzgün vermezsek nasıl cemaat oldu diyoruz, Ali cemaati Veli cemaati fark eder mi? Siz doğru dürüst öğretemezseniz ihtiyacı sosyolojik olarak adam bir yerde karşılıyor” dedi.  

‘HDP’YE BİLE HAKARET EDERKEN DİKKAT EDİYORUZ’

Kutuplaşmaya dikkati çeken Günal sözlerini şöyle sürdürdü; “Kendi kitleni tutmak adına iyi görünüyor ancak bu defa uçlara savruluyoruz ve toparlamamız zor oluyor. Tartışma da yaşayacağız ama bazen öyle şeyler oluyor ki yüz yüze gelemeyecek laflar yapıyorlar. Ben kendi arkadaşlarıma da söylüyorum, sosyal medya çıktı mertlik bozuldu. Ya dedim öyle bir şey yazıyorsunuz ki yarın öbür gün bu adam çarşıda pazarda denk gelir yüz yüze bakamayız falan düşünmüyorsunuz. Biz Halkların Demokratik Partili’ye bile hakaret ederken dönüp biraz dikkat ediyoruz. Birazdan adamı göreceğiz, selam vermesek bile önümüzden geçiyor. Şimdi siz böyle yazıyorsunuz sosyal medyaya, sonra bu kayboldu gitti diye. Adam sayfa çıktısını alıyor, duruyor orda. Hafızasına kaydetmiş bir de almış dosyasını kaydetmiş ne olacak onlar? Şimdi bu, kutuplaşma gerilim bu çağda daha da artıyor. Yazıyor adam, altına diğerleri de yorum yazıyor, içinden çıkılamaz hale geliyor. İşte o yüzden diyorum eğitimin temelinde de ahlaklı olmayı ve iyi insan olmayı öğretmeliyiz.”

‘BERAT ALBAYRAK KİM? DEMEK Kİ MEVCUT SİSTEMDE DE BUNU ENGELLEYEN BİR ŞEY YOK’

Vekalet verme konusunda mevcut sistemde de aynı uygulamanın devam ettiğine değinen Günal, “Dışarıdan bakan atama şimdi de var, Ahmet Davutoğlu dışarıdan gelmişti hatırlarsanız. Sonradan Milletvekili oldu. Şu anda meclis Başkanı’na vekalet veriyor. Meclis Başkanı hangi konuda imza atıyor zannediyorsun, Cumhurbaşkanı gelinceye kadar acil olan konularda vekaleten ve Cumhurbaşkanı adına misafir kabul ediyor. Başbakan kime vekalet veriyor şimdi, Başbakan Yardımcısına, sen seçerken Başbakan Yardımcısı diye onu seçiyor musun, hayır seçmiyorsun. Bir partiye oy veriyorsun, o yine yardımcılarını belirliyor, bakanları belirliyor. Biz bakan diye seçiyor muyuz, hayır 550 tane milletvekili seçiyoruz, kimin iktidar olacağını da bilmiyoruz” dedi. Akraba seçme konusundaki tartışmalara da değinen Günal,  mevcut sistemde de bunu engelleyebilecek bir durum olmadığını belirterek, “Efendim akrabasını yaparsa ne olacak diyorlar. Berat Albayrak kim? Yani mevcut sistemde engelleyen bir şey mi var bunu. Ee yaparsa yine yapacak adam bunu yani. Bu sistem de gideceksin sandıkta diyeceksin ki kardeşim sen damadını yardımcın yaptın vermiyorum oy. Sümeyye Erdoğan’ı da yarın yapabilir daha ne söyleyeyim. Vekalet sistemi her zaman vardı, Başbakan’da yardımcılarına vekalet verir. Ve Recep Tayyip Erdoğan, bir şekilde Ağustos 2019’a kadar Allah ömür verdiği sürece hayır da çıksa devem edecek” diye konuştu. Toplantı, toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.

Toplantıyla ilgili detaylı bilgi için;

Ebru ÇENGELOĞLU

Basın Danışmanı

E-mail: basin@ansiad.org.tr

Tel: 0242 3120303

Fax: 0242 3215511