DR. SEVİM HACIARİFOĞLU TOLUNAY; ‘SORUN BENDE DEĞİL SENDE’



14-02-2017

BASIN BÜLTENİ                                                                        ANTALYA, 14 ŞUBAT 2017

2017 / 05

DR. SEVİM HACIARİFOĞLU TOLUNAY; ‘SORUN BENDE DEĞİL SENDE’

Dr. Sevim Hacıarifoğlu Tolunay, “Evlilik tek kişilik değil, ‘sorun sende değil bende’ diyerek başlamak yerine, karşımızdakini değiştirmeye çalışmak yerine ne olursa olsun sorumluluğu en başta ele alabilmeliyiz” dedi.

Antalya Sanayici ve İşadamları Derneği (ANSİAD) 2017 faaliyet yılı 3’üncü Olağan Toplantısı 14 Şubat Sevgililer Günü nedeniyle, ‘Evlilik, İlişkiler ve İletişim’ üzerine gerçekleştirildi. Toplantı Başkanlığını ANSİAD Üyesi Macit Günel’in gerçekleştirdiği toplantının konuğu, Psikiyatri Uzmanı Dr. Sevim Hacıarifoğlu Tolunay oldu. Akra Barut Otel’de gerçekleştirilen toplantıya Batı Akdeniz Sanayi ve İş Dünyası Federasyonu (BAKSİFED) Başkanı Ali Eroğlu, Antalya Organize Sanayici ve İşadamları Derneği (OSİAD) Başkanı Ahmet Kasapoğlu, Isparta Girişimci Sanayici ve İşadamları Derneği (IGSİAD) Başkanı Hasan Büyükçam ve IGSİAD Yönetim Kurulu Üyesi Koray Öztürk, ANSİAD Üyeleri ve Üye eşleri katıldı. Toplantıda 14 Şubat Sevgililer Günü nedeniyle ANSİAD üyesi iş insanlarının eşlerine çiçek takdim edilirken, toplantı devamında Vahdet Narin, Alper Dermut ve Kadir Dalkıran bir müzik dinletisi gerçekleştirdi.

SORUMLULUĞU EN BAŞTA ELE ALIN

14 Şubat Sevgililer Günü’ne özel hazırlanan ANSİAD 2017 yılı 3’üncü Olağan Toplantısı’nda ‘Evlilik, ilişkiler ve iletişim’ üzerine bir sunum gerçekleştiren Psikiyatrist Uzman Dr. Sevim Hacıarifoğlu Tolunay, evliliğin tek kişilik olmadığını, evlilikte iki farklı birey ve iki farklı kişiliğin söz konusu olduğunu belirterek, “Konu erkek ve kadın olunca, ‘sorun bende değil sende’ diyerek başlayan kalıp cümleler önümüze çıkıyor. Bu nedenle de en başında söylemek isterimki, ne olursa olsun sorumluluğu en başta ele almalıyız” dedi. Olumlu düşünmenin birinci koşul olduğunu belirten Uzm. Dr. Tolunay, “Bir tatile gideceğinizi hayal edin, sadece iki gün ayırabildiğiniz ve bütün önlemlerini önceden aldığınız, fakat o da ne, bir anda yağmur yağmaya başladı. Bu durumda ne düşünürsünüz? Lanet olsun iki günümü ayırdım ve yağmur yağdı diyerek kendi motivasyonunuzu mu düşürürsünüz, yoksa tam tersi sevdiklerinizle geçireceğiniz bir gün olarak mı görürsünüz?” dedi.  Bir süre sonra tekrarladığınız şeylerin kaderiniz olmasını sağlayabilirsiniz diye konuşan Uzm. Dr. Tolunay, “Ben diyorum ki bırakın mucize beklentilerinizi. Gerçekle bağdaşmayan şeylere karşı, hayattaki hangi başarı emek harcamadan sıkıntı yaşamadan gerçekleşir ki. Sorumluluğu almak için sorunun kimde olduğu önemli değil diyerek başlayın” diye konuştu.

DEĞİŞTİRMEYE ÇALIŞMAYIN

İnsanların evlendikleri zaman her şeyin değişebileceğini düşündüklerini kaydeden Uzm. Dr. Sevim Tolunay, “Çoğu insan haklı olmayı mutlu olmaya tercih ediyor. Fakat evlilik yalnızca bir imzadan ibaret değil. Bir imzayla karşımızdakini değiştirecek ya da değiştirebileceğimizi düşünmek tamamen yanlış” dedi. Eşlerin sevgisinin yaptıklarıyla ilgili olmadığına değinen Uzm. Dr. Tolunay, “Genellikle de böyle düşünen kişiler, onaylanmadığı veya istediği şeyler yapılmadığı durumlarda olumsuz bir tutum içerisine giren ve depresyona yatkın olan kişilerdir. Eşinizin size olan sevgisini göstermek için her şeyi yapması gerekmiyor” diye konuştu. Duygularımızın hiç birinin kalıcı olmadığını kaydeden Uzm. Dr. Sevim Hacıarifoğlu Tolunay, “Aşk nedir? İhtiyaç, tüketme isteği, mutsuzluğu ortadan kaldırma çabası, yaşamın sıradanlığına başkaldırış mıdır? Öyle sık aşık olmaya başladık ki, evdeki ya da içimizdeki sorunu karşımızdakiyle görüşmek yerine dışarıya çıkma kaçma ve tüketme isteği içerisindeyiz” dedi.

SEVGİ ‘EMEKTİR’

‘Sevgi neydi sevgi emekti’ repliğiyle günümüzde dahil geçerliliğini koruyan Selvi Boylum Alyazmalım filminden bir kesit sunan Uzm. Dr. Tolunay, “Aşkında bir ömrü var, kısa sürede tüketiyoruz, Aşk 1-1,5 yıl süren bir süreç. Peki ondan sonra ne yapacaksınız? Seçim yapmak zorunda olan Asya’nın seçimi güvenden yana oldu. Benim evliliğim aşkla başladı diyeyenler görüyorum, ya da tam tersi evliliğim aşkla başladıda ne oldu diyeneleri de görüyorum. Evliliğin nasıl başladığı çok önemli değil, fakat sonrasında çaba, emek yoksa bir yere kadar sürebiliyor” diye konuştu.

EVLİLİK BATMIŞ BİR YATIRIM

Boşanma oranlarının arttığını ve bunun sebeplerini dayak, aldatma, maddi sorunlar, cinsel problemler, arkadaşlar ve aile, çocuklar olarak gördüğünü kaydeden Uzm. Dr. Tolunay, “Evliliği batmış bir yatırım olarak nitelendirebiliriz, bazen ilişki gerçekten kötü gidiyordur ve yaşanan ilişki artık çöküşe gidiyordur. Evlilik evinizde aldığınız ve etiketini dahi çıkarmadığınız bir elbise gibidir, onu ne atmaya kıyabilirsiniz ne de orada durmasına razı olabilirsiniz. Bu yüzden ölü bir yatırımdır evlilik” dedi. Diyalog problemleri yaşandığını belirten Uzm. Dr. Tolunay sözlerini şöyle sürdürdü; “Kadınlar en çok anlaşılmamaktan ve dinlenilmemekten şikayet ediyor, erkekler ise şaşkın. Kadının isteği ve erkeğin isteği farklı ve bunun sonucunda çözümlerde farklılaşıyor. İletişim dendiğinde konuşma ve dinleme becerileri akla geliyor, herkes çok iyi konuştuğunu ve çok iyi dinlediğini belirtiyor. Peki nasıl konuşmalıyız, kısa konuşacağız, yargılamadan ve suçlamadan, genellemeler yapmadan, öğüt ve nasihat vermeden, karşılaştırma ve kıyaslama yapmadan, geçmişi getirmeden, başkalarını katmadan çocuğumuzla eşimizle konuşabilmeliyiz” dedi.

BEKLENTİLERİ GERÇEKÇİ SINIRLARA ÇEKMELİYİZ

Önemli olanın farklılıkları kabullenmek olduğunu belirten Uzm. Dr. Sevim Tolunay Hacıarifoğlu, “Bütün ilişkilerimizde negatif tarafımızdan kurtulmalıyız, takdir etmeliyiz, beklentileri gerçekçi sınırlara çekmeliyiz, kafamızdaki evlilik modelinden vazgeçmeliyiz, herkes kendi annesi babası gibi bekliyor ama bunlar değişmeli, alabilmek için daha çok vermeliyiz. Suçlama ve analiz yapmayı lütfen bırakalım. Sevdiğimizi daha çok söyleyelim, duyarsız kalmayalım. Bana göre en büyük günah ilişkilerde duyarsız kalmak, duvar olmak” diye konuştu. Sunumunu Özdemir Erdoğan’ın ‘Bana ellerini ver’ parçasıyla bitiren Tolunay, “İşin özeti, sevdiğimizi ve birlikte olduğumuz kişiyi olduğu gibi kabul edelim, birazcık görmezden gelmek önemli ve uzun mutlulukların sırrı diyebiliriz. Önemli olan her şeyi hissedebilmek ve çabayı elden bırakmamaktır. Çabayı, aşkı elden bırakmadığınız bir sevgililer günü diliyorum. Sevmek olmasa yaşam çokta anlamlı olmaz” dedi. Sunumun ardından ANSİAD Başkanı Abdullah Erdoğan ve Toplantı Başkanı Macit Günel, Uzm. Dr. Sevim Hacıarifoğlu Tolunay’a teşekkür plaketi takdim etti. Program, 14 Şubat Sevgililer Günü nedeniyle, Vahdet Narin, Alper Dermut ve Kadir Dalkıran’ın müzik dinletisiyle son buldu.

Detaylı bilgi için;

Ebru ÇENGELOĞLU

Basın Danışmanı

E-mail: basin@ansiad.org.tr

Tel: 0242 3120303