ANSİAD AVRUPA-TÜRKİYE TURİZM İŞ KONSEYİ BAŞKANI VE TUI HOLDİNG TÜRKİYE TEMSİLCİSİ HÜSEYİN BARANER'İ AĞIRLADI


ANSİAD 7.Olağan toplantısına Avrupa-Türkiye Turizm İş Konseyi Başkanı & TUI Holding Türkiye Temsilcisi Hüseyin BARANER,"Küresel Kriz Sonrası Avrupa Pazarlarından Antalya'ya Bakış & Yeni Oluşan Müşteri Profilleri ve Talepleri"başlıklı konusu ile konuk oldu.

Avrupa-Türkiye Turizm İş Konseyi Başkanı ve TUİ Holding Türkiye Temsilcisi Hüseyin Baraner, çarpık kentleşme ve birçok menfi gelişmelere rağmen yer bakımından Antalya'nın Avrupa'da revaçta olduğunu söyledi. Şu anda Avrupa'da ciddi şekilde Antalya heyecanı yaşandığını aktaran Baraner, "Bunu her zaman yakalayamayabilir."dedi.Antalya Sanayici ve İşadamları Derneği (ANSİAD)'nin "Küresel kriz sonrası Avrupa pazarlarından Antalya'ya bakış ve yeni oluşan müşteri profilleri ve talepleri" konulu toplantısına katılan Baraner, Avrupa'da Antalya'nın iyi bir imajının oluştuğunu kaydetti. Antalya'nın dünyanın en güzel yerlerinden birisinin olduğunu Avrupa'daki herkesin bildiğini ve bunu açık açık ifade ettiğini belirten Baraner, şöyle konuştu: "Burada bir turizm ürünü olarak denizden 200–300 metre içeriye doğru çok büyük saraylar kuruldu. Bu çok büyük kabul görüyor. Bununla birlikte Avrupa'daki parlayan isimler çökerken Antalya ürünün gerçek olduğu ortaya çıktı. Çünkü onlar ürününü ambalajlarken biz ürünün içini doldurduk. Bunu Avrupa kamuoyu öğrendi. Dolayısıyla şu an Avrupa'da Antalya'ya çok ciddi talep var." Bu gelişmelerin kendiliğinden oluşmadığını, uzun ve istikrarlı yapılan çalışmalar sonucu ortaya çıktığına işaret eden Hüseyin Baraner, "Bu rüzgârı arkamıza alabilirsek, Avrupa için çok ciddi ürünler geliştirebiliriz. Mutlaka yeni ürünler bularak Antalya markasıyla pazarlamalıyız, YAŞAM MERKEZLERİ KURUP ANTALYA MARKASIYLA PAZARLAYALIM" Hüseyin Baraner, Avrupa'nın yaşlandığına da dikkat çekerek sağlıklı yaşam köyleriyle yaşlıların Antalya'ya çekilebileceğini belirtti. Avrupalı yaşlıların hayatının sonbaharını iyi bir yerde, sıfır sorunla geçirmek istediğini dile getiren Baraner, şöyle devam etti: "Bu insanlar, huzur veren, spor yapabilecek, deniz havası olan, en az bahçesinde 10 çeşit meyve ağacının bulunduğu, dalından meyve koparabileceği bir yaşam hasreti içerisinde. Birikiminin hepsini bunun için harcamaya hazır. Türkiye şimdiye kadar bu alana yönelik hiçbir ürün sunamadı. Yılda 10 milyon turistin geldiği yerde sağlıklı yaşam merkezi yok." Sağlıklı yaşam merkezlerinin yüzde yüz kâra dönüşebilecek bir iş kolu olduğunu vurgulayıp, Antalyalı iş adamlarına bu tür yerler kurmalarını önerdi. "Yaşam köyleri kurarak Avrupalıları tatile değil, yaşamaya davet etmemiz lazım." diyen Baraner, "Eğer bir gün yaşam köyleri yaparak buraları 8 ay yaşayabilecek yabancılarla doldurur, Antalya'nın sosyal yaşamına da entegre edersek o zaman gerçekten Türkiye'nin lider kenti oluruz. Onların bizlere sağlayacağı sinerjiyle gerçek kentsel dönüşümü de sağlayabiliriz. Şu anda Antalya'nın ilk yapacağı sıfır kilometre dünyadaki en muazzam en davetkâr yaşam köylerini kurmak ve onlarını bir marka olarak pazarlamasını yapmak. Buna kafa yorun. Oraya buraya üç beş villa ile bu olmaz." dedi.