DÜNYA BANKASI GRUBU TÜRKİYE SEMİNERLERİNİN ANTALYA AYAĞI ANSİAD EVSAHİPLİĞİNDE YAPILDI


Dünya Bankası Grubu Türkiye Seminerleri'nin Antalya ayağı Antalya Sanayici ve İşadamları Derneği (ANSİAD)'nin ev sahipliğinde yapıldı. Banka'nın uzmanları, KOBİ'lere sağlanan Dünya Bankası kredileri ve bu kredileri kullanma yöntemleri hakkında bilgi verdi. Dünya Bankası Ankara Ofisi Bilgi Merkezi Asistanı Pelin Arslan, Dünya Bankası'nın ülke ortaklık stratejileri kapsamında Türkiye'ye 2008-2011 yılları arasında 6,2 milyar dolar kredi sağlayacağını söyledi. Banka'nın öngördüğü finansmanın üç önemli ayağı olduğunu belirten Arslan, "Bunları, rekabet gücünü ve istihdam fırsatlarını artırmak, insan ve soysal kalkınma, kamu hizmetlerinin etkin bir şekilde sağlanması olarak özetleyebiliriz." dedi. Dünya Bankası Ankara Ofisi Bilgi Merkezi Asistanı Pelin Arslan, Banka'nın Türkiye'deki faaliyetleri ve STK'lara sunduğu destekleri anlattı. Dünya Bankası'nın 2007 mali yılında devletlere 23,6 milyar dolar tutarında kredi verdiğini kaydeden Arslan, "Rekabet gücü ve istihdam olanaklarını artırmak için elverişli bir iş ortamı, özel sektörün finansmana ve kredi olanaklarına daha geniş erişim sağlanması, Türk ihracatçılarının rekabet gücünün artırılması, güvenilir ve etkin enerji arzının sağlanması, toplumun tüm kesimi için daha kaliteli iş olanakların sağlanması Banka'nın öncelikli konuları arasında." diye konuştu. Arslan'ın verdiği bilgilere göre, Dünya Bankası'nın Türkiye'de desteklediği projeler şöyle: "Beşeri kalkınma altında sağlıkta dönüşüm, tarım kırsal kalkınmada tarım reformu, kuş gribiyle mücadele, doğal kaynaklar, altyapı ve enerji alanında; elektrik üretiminin yeniden yapılandırılması, elektrik dağıtım rehabilitasyon projeleri, gaz sektörü, yenilenebilir enerji, İstanbul Belediyesi'nin altyapı projeler, demiryollarının yeniden yapılandırması." Dünya genelinde yaşanan ekonomik krizin etkileri hakkında görüşlerini anlatan Türkiye Sınai ve Kalkınma Bankası Kurumsal Pazarlama Müdürü Funda Gürel, "Tarihin en büyük ikinci krizi olarak adlandırılan bu dönem çabuk atlatılmaz. Dünyada sıkıntı varsa ihracat anlamında Avrupa'ya ihracı olan ülkeysek krizden bizde etkileniriz. Turizmin de etkilenmesi söz konusu. Çünkü insanlar tatil düşünmeyip işlerine bakacaklardır. Dolayısıyla fazla borçlanmanın olmaması gereken dönemlerdir. İhtiyaç olan yatırımlar yapılmalıdır. Yatırımcılar için en iyi yatırım kendi işlerinde yapacağı yatırımlardır. Sıfırdan yapılan yatırımlar yatırımcıyı zora sokar. Çünkü ne olacağını kimse bilmiyor" diye konuştu. Dünyada ekonomik krizin temmuz ayında başladığına dikkat çeken Gürel, "Fakat Türkiye'de hiçbir şekilde etkisi olmuyordu. Tarihin en düşük kredi oranında yatırımlarını gerçekleştiren yatırımcılar için rekabet ortamı çok iyiydi. Geçen yıl dünyada yaşananlara biz şaşırıyorduk. Ancak kimse tedbir almıyordu. Yatırımlarda tam gaz gidiyorduk. Son bir aya yakın süredir kriz Avrupa'ya sıçradı, Asya'ya geçerse Türkiye etkilenir mi soruları tartışılırken biz hep tedbirli davrandık. Yani yatırımcının kredi kullanmamasını fazla açılmamasını ortamın ucuz olması nedeniyle yüzde yüz açılmamaları söyleniyordu. Ama bunu kimseyle dinletemedik. Her yatırımcının her sanayicinin en sıkıntılı olacağı döneme giriyoruz. Ama çok krizlerden geçindiği için herkes kendi yapısını koruyacak tedbirler aldı" ifadelerini kullandı. Toplantıya konuşmacı olarak katılan Dünya Bankası İhale Sorumlusu Salih Kalyoncu ise “Dünya Bankası ile İş Yapmanın Yolları ve İhale Prosedürleri” konusunda davetlileri bilgilendirdi. Konuşmacıların sunumlarına aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz.