SABANCI HOLDİNG FİNANSAL HİZMETLER GRUP BAŞKANI AKIN KOZANOĞLU EKONOMİYİ DEĞERLENDİRDİ


ANSİAD'ın 8. olağan toplantı konuğu Sabancı Holding A.Ş. Finansal Hizmetler Grup Başkanı Akbank Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı, Ak Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Akın KOZANOĞLU oldu. KOZANOĞLU, ABD'de yaşanan ekonomik krizin Türkiye'ye sirayet etmesine rağmen, etkilerinin sınırlı kaldığını söyledi ve toplantıda iş adamlarına "Global Dalgalanma ve Türk Ekonomisine Olası Etkileri" konusunda görüşlerini anlattı. Kozanoğlu, mali yeterlilikleri bozulan Amerikan bankalarının, batı dünyasından taze para bulamayınca yeni arayışa girdiğini ve Orta Doğu'daki petrol zengini ülkelerdeki fonlara yöneldiğini kaydetti. Bu dönemde bütün dünyada gıda ve petrol fiyatlarının arttığını ifade eden Kozanoğlu, bu artışların Çin'deki talebin çok hızlı bir şekilde yükselmesinden kaynaklandığına işaret etti. Türkiye'de banka ve finansal kuruluşların yapılarının çok sağlam olduğunu ifade eden Kozanoğlu, ABD'de bankaların yaşadığı sıkıntının Türkiye'de görülmediğini belirtti. Kozanoğlu, şöyle konuştu: "Burada bir sıkıntı yok. Yani ABD'deki büyük bankaların dertleri bizlerde yok. Neden, çünkü bizde bu tür enstrümanlar yok. Konut kredileri çok yeni. Dolayısıyla böyle bir sıkıntı henüz Türkiye'de yaşanmadı. Dolayısıyla bankacılık ve finansal sistem sağlam. Bankalar, BDDK tarafından çok ciddi bir şekilde denetleniyor. Ama başka sıkıntılar var. Dünyadan gelen sıkıntıların yanı sıra, bize özel sıkıntılar var." Yurt dışından kredi bulmanın zorlaştığını, kredi bulunsa bile maliyetinin pahalı olacağını ifade eden Kozanoğlu, "Dışarıda likidite azaldı. Dolayısıyla kredilerin pahalanması kaçınılmaz. Dışarıdan döviz girişi azalabilir. Cari dengemize bunun çok önemli etkileri olacaktır. Borsa ve faizlere etkisi olacaktır. Zaten etkisi oldu. Hem borsa hem de faizde etkili oldu" dedi. Borsadaki tüm şirketlerin değerinin 2007 yıl sonunda 290 milyar dolar olduğunu, bunun 2008 Mart sonu itibariyle 180 milyar dolara indiğini vurgulayan Kozanoğlu, şöyle devam etti: "Borsa'daki şirketlerin değeri dolar bazında yüzde 38, YTL bazında yüzde 27 düşmüş. Faiz oranları yüzde 16,5'ten yüzde 18'e çıkmış. Dolayısıyla bu yurt dışından gelen etkiler hem dövizde hem faizde hem de borsada önemli etkilerini göstermiş oluyor." Türkiye'deki cari açığın çok önemli bir risk oluşturduğuna dikkat çeken Kozanoğlu, 2007'de 37 milyar dolar olan cari açığın arttığını anımsattı. Cari açıktaki en büyük etkenin 34 milyar dolar ile petrol faturası olduğunu dile getirilen Kozanoğlu, şunları kaydetti: "2008'in ilk 2 ayında cari açık geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 25 büyümüş, bu yıl 48 milyar dolar cari açık tahmin ediliyor. Burada en büyük sıkıntı cari açığın finansmanı olacak. Çünkü, geçen yıl olduğu kadar doğrudan yabancı yatırımın gelmesi beklenmiyor. 15-18 milyar dolar arasında yabancı sermaye gelebilir. Bu cari açığı, finanse etmek için bu ülke gerek kamu gerek bankalarıyla gerekse reel sektörüyle daha fazla borçlanmak zorunda. Başka türlü finanse etmesi mümkün değil. ABD'de başlayan yangın bize de sirayet etti, ancak etkileri sınırlı kaldı. Türk ekonomisi eskisine göre daha dayanıklı durumda. 5-6 yıl önce böyle bir şey olsaydı, herhalde bunun neticesi çok daha yoğun olurdu. Borsa etkilendi, faizler etkilendi. Kredi faizleri arttı. Büyüme ve ihracatta henüz bir olumsuzluk sezmedik. Umarım olmaz." Kozanoğlu, tüketici kredilerinde bir düşmenin olmadığını belirterek, "Geçen yılın ilk üç ayıyla karşılaştırdığımızda global rakamlarda tüketici kredilerinde tam tersine artış var, tüketici kredisi artıyorsa, bundan (tüketicinin talebi artıyor) anlamı çıkıyor" dedi. Türk bankacılık sistemi ve teknolojisinin güçlendiğini dile getiren Kozanoğlu, kredi kartı taksitlendirmesi uygulamasının tamamen Türk bankacılık sisteminin başarısı olduğunu söyledi. Kozanoğlu, şu bilgileri verdi: "Kredi kartında taksitlendirme, Türk bankalarının icadıdır. Türk bankaları taksitlendirme sistemini başka ülkelere ihraç etmeye başladılar. İspanya da sistemi denemek istiyor. Başka ülkelerde de uygulama isteği var. Taksitlendirme devam edecek. Türk bankaları bundan vazgeçmeyecek. Ama biraz kontrollü bir şekilde olacak."