DOÇ. DR. SERDAR TAŞÇI; “ARTIK FETÖ TÜRÜ YAPILANMALAR BARINAMAZ”


SİYASET BİLİMCİ, İLETİŞİM SOSYOLOĞU VE AKADEMİSYEN DOÇ. DR. SERDAR TAŞÇI, 15. ANSİAD OLAĞAN TOPLANTISI’NIN KONUĞU OLDU.

 

DOÇ. DR. SERDAR TAŞÇI; “ARTIK FETÖ TÜRÜ YAPILANMALAR BARINAMAZ”

 Küreselleşme ve demokrasi tartışmalarında İslam ve Türkiye’nin Dünü, Bugünü, Yarını konulu bir söyleşi yapan Taşçı, “Cumhuriyetçilerin gelmesi bizim için daha iyi. Demokrat kelimesi güzel gelebilir, fakat 15 Temmuz Darbe Girişimi’nde demokratların bir kanadının desteği olduğuna dair devletin üst kademelerinden açıklama yapıldı. Cumhuriyetçilerin gelmesiyle FETÖ tarzı yapılanmalar Amerika’da barınamayacak” dedi.

 Antalya Sanayici ve İşadamları Derneği (ANSİAD) 15’inci Olağan Toplantısı’nın konuğu, siyaset bilimci, iletişim sosyoloğu ve akademisyen Doç. Dr. Serdar Taşçı oldu. Akra Barut Otel’de gerçekleşen toplantıya, ANSİAD Yönetim Kurulu Üyeleri ve ANSİAD Üyeleri’nin yanı sıra, Antalya Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, Kültür Şube Müdürü Gülnur Karaaslan, Akdeniz Üniversitesi Fen Fakültesi Öğretim Üyesi İbrahim Boztosun ve Doğan Haber Ajansı (DHA) Bölge Müdürü Salih Uçar katıldı. ANSİAD Yönetim Kurulu Üyesi Hatice Öz’ün açılış konuşmasını yaptığı ve Toplantı Başkanlığını Mehmet Hacıarifoğlu’nun yürüttüğü toplantıda, Sağlık, Eğitim ve Hizmet Sektörü Başkanı Dr. Tülin Özkan, 3-9 Kasım Organ Bağışı Haftası dolayısıyla, ANSİAD olarak organ bağışına destek verme konusunda başlattıkları kampanyayı anlatarak, “Bu hafta dolayısıyla, Antalya İl Sağlık Müdürlüğü’yle görüşerek bizlere bilgi vermelerini istedik. Toplantı sonrasında bütün ANSİAD üyelerini organ bağışı konusunda desteğe bekliyorum” dedi.

 ÖLÇÜSÜZ KARŞIT DÜŞÜNCELERLE KARŞILAŞIYORUZ

Bir toplum bilimci olarak avantajlarının ve dezavantajlarının olduğuna dikkati çeken Doç. Dr. Serdar Taşçı,  “Konuşmam uzun bir konu başlığı gibi görünüyor, ancak toplantı konusu konuşmamın içeriğini de işaretleyen bir başlık. Biz sosyologların ve toplumbilimcilerin iki dezavantajı var, tabi bu dezavantaj ekonomik kriz dönemlerinde olduğu gibi bazen de bir avantaja dönüşebiliyor. Bunlardan bir tanesi, konuştuğumuz ülkenin içerisinde yaşıyor olmamız, ikincisi bizim çalıştığımız alan,  özellikle Türkiye gibi ortamlarda herkesin bildiğini sandığı ve her ortamda konuştuğu bir alan. Yani toplum, siyaset, modernleşme, aile, gelecek gibi konular, dolayısıyla bir yere gittiğimizde ya hoca neden konuşmuyorsun dediklerinde ya Türkiye batıyor ya da Türkiye dünya lideri gibi ölçüsüz karşıt düşüncelerle karşılaşıyoruz. Bunlar bizim çalışma alanımızın güçlükleri de olabiliyor” dedi.

 TÜRKİYE SÖZ KONUSU OLUNCA İSLAM’I GÖZARDI EDEMEYİZ

Küreselleşme ve demokrasi tartışmalarında İslam ve Türkiye’nin dünü, bugünü, yarını dediğimizde ülkeler için iki önemli ölçüt olduğunu dile getiren Taşçı, “Dünyadaki Türkiye’yi kastetmeden, herhangi bir ülkenin dünyadaki yerini, konumunu belirtmek isterseniz iki şeyi hesaba katmalısınız, birincisi küreselleşme, ikincisi de yönetimsel biçim olarak demokrasi meselesidir. Türkiye söz konusu olduğunda bu iki değişkene, bir değişken daha ekleniyor, İslam” dedi. Büyük devletlerin muhtemel davranış biçimlerinin orta ölçekli sayılabilecek Türkiye hakkında ipucu verebileceğini belirten Taşçı, “ Küresel kapitalizm ve İslam konusuna gelince, İslam bu coğrafyanın bir gerçeği. Ve bu nedenle Osmanlı’yı iyi okumamız gerekiyor. Osmanlı bir Balkan Topluluğu olması açısından,  “2 buçuk milyon kişilik bir toplum düşünün, bunun 1 buçuk milyonu Balkanlarda yaşana topluluktu. Bu nedenle kendilerinin ciddi bir kültür yapısı olduğunu düşünmek gerek” dedi.

 

“DARBE GİRİŞİMİNDE DEMOKRATLARIN DESTEĞİ SÖZ KONUSU”

ABD ve Türkiye ilişkileri konusunda kapital sistem ve uluslararası düzeyde beklentilerimizin olacağını belirten Serdar Taşçı, “Amerika’da başkanlık seçimleri sürecini takip ediyoruz. Türkiye’de bana demokrat kelimesi çok hoş geliyor, ama şunu biliyoruz şu an Amerika’daki demokratlar, 15 Temmuz’da yaşadığımız vahim meselede Türkiye Cumhuriyeti tarafından suçlanıyor. 15 Temmuz Darbe Girişimi’nde demokratların bir kanadının desteği olduğuna dair devletin üst kademelerinden açıklama yapıldığını biliyoruz. İşte küreselleşme dinamiklerini ve tarihsel dinamiklerimizi ne kadar iyi anlarsak, bu bağlamda dış güçlerin müdahalelerini engelleyebiliriz.”

 “DIŞ POLİTİKADA TOPLUMSAL DAYANIŞMAMIZ YOK”

Dış politika ve uluslararası ilişkilerde görüş ayrılığına düştüğümüzde, toplumsal dayanışmamızın olmadığının altını çizen Taşçı, “Örneğin Suriye, Irak, İran politikası, ve şu anda Avrupa birliği meselesi. Bugün gördüm ve Almanya, Türkiye’deki muhalifleri kendi ülkesine davet ediyor. Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği düzeyinde temsilci olan bir ülke Türkiye’deki muhaliflerle görüşmek istiyor. Bu bir diz çöktürme mi yoksa gelin masada buluşalım gibi bir durum mu henüz net değil” dedi. Küresel dış politika bağlamında Amerika Birleşik Devletleri’nde Cumhuriyetçilerin ya da Demokratların başa gelmesinin bir değişiklik yaratmayacağını kaydeden Taşçı, “Çünkü ülkede parti disiplini gibi bir durum söz konusu değil, mesele Türkiye’de AK Parti’nin, CHP’nin, MHP’nin parti disiplinleri bellidir. Muhtemelen ekonomik ya da jeostratejik çıkarları konusunda, Türkiye’ye bazen dövmeye çalışarak bazen de yaptırımlar uygulayarak karşılık vermeye devam edecektir” diye konuştu. 

 “TRUMP’IN GELMESİ DAHA İYİ OLUR”

Doç. Dr. Taşçı, içinden geçtiğimiz günleri muğlak, absürt günler olarak değerlendirerek, ABD'de seçimin başladığı saatlerde işadamlarının hangi adayın kazanacağı yönündeki sorularını yanıtlayan Doç. Dr. Serdar Taşçı, şöyle konuştu: “Küresel kapitalizmde, Amerika’da başkan kim olacak tartışmaları yerine, dünya dinamiklerini iyi okumak gerek. Donald Trump’ın daha iyi olacağı belirtiliyor. Şimdi Trump’ın kişisel olarak konuşma tarzını ve üslubunu biliyorsunuz. Yani hiçbirimizin sempatik bakamayacağı şeyler söylüyor. Ama Cumhuriyetçilerin gelmesi halinde özellikle bu FETÖ tarzı yapılanmaların Amerika’da barınamayacağı iddia ediliyor. Benim için cumhuriyetçilerin ya da demokratların gelmesi fark etmiyor. Ülkem kalkınması, sokaktaki insanın kendisini özgür hissetmesi, ekonomik büyümeye giden adil dönüşüm ve kalkınma gibi isteklerim söz konusu. Bence güncel siyasete fazla daldık gibi görünüyor. Amerika’yla ilgili çalışma sistemini iş birliklerini, kestiremiyorum.  Ama Cumhuriyetçilerin gelmesinin bizim için daha iyi olacağı yönünde kanaat bildirebilirim.”

 İŞ İNSANLARINDAN ORGAN BAĞIŞINA DESTEK

ANSİAD'ın toplantısında 3-9 Kasım Organ Bağış Haftası nedeniyle Antalya İl Sağlık Müdür Yardımcısı ve Antalya Organ ve Doku Nakli Bölge Koordinasyon Merkezi Sorumlu Hekimi Etik Kurul Başkanı Dr. Ferhat Sarıbek tarafından bir sunum yapıldı. Toplantıya katılan davetlilere de organ bağış formu dağıtıldı. Dernek üyeleri organ bağışı formunu doldurup imzaladı. Etkinlik ANSİAD Başkanı Abdullah Erdoğan ve Toplantı Başkanı Mehmet Hacıarifoğlu’nun konuşmacı Serdar Taşçı’ya plaket sunumuyla son buldu.