DR.MİMAR SİNAN GENİM ANSİAD'A KONUK OLDU


Dr. Mimar Sinan Gerim ANSİAD'a konuk oldu:

BÜROKRASİDEN ÇEKTİĞİMİZİ HİÇ BİR ŞEYDEN ÇEKMEDİK

Antalya Sanayici ve İşadamları Derneği (ANSİAD) 2015 faaliyet yılı 2. Olağan toplantısına katılan Yenilem Proje ve Danışmanlık Tic. A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Mimar Sinan Genim, bu topraklarda Likya, Lidya, Pamfilya'ya kadar uzanan bir mirasımızın olduğunu,  belirterek “Bunlar bizim malımızdır. Bunlar birer sermaye. Bu eserler için de bir bedel ödedik. Bu kültür varlıklarını sermaye olarak kullanıp, kültürel bir değişimle ekonomiye sokmalıyız. Ama gelin görün ki bu sermaye olduğu yerde duruyor, biz onlara onlar bize bakıyor. Perge, Patara ve diğer kazılar olduğu yerde duruyor” dedi. Turizmde son yıllardaki başarıyı, bu sektörde en az bürokrat olmasına bağlayan Dr. Genim, “Bürokrasiden çektiğimizi, hiç bir şeyden çekmedik. Herkesin devletle bir işi var. Bizim devlet dediğimiz aslında bürokratlar. Bunların müfettişleri var. Denetlemeye çıkıyorlar. Hep 'Bunu niye yaptın?' diye soruyorlar. 'Niye yapmadın?' diye sorsalar ülkede hiç bürokrat kalmaz. Bizim sanatçılarımız kendi kitabını, Kur'an-Kerim'i bilmez. Avrupa'da İncil'i bilmeyen sanatçı yoktur. Bizimkiler hiç birini bilmez. Bu coğrafyayı ve kültürümüzü bilmek için önce kitabı öğrenmek lazım” dedi.

Toplantı Başkanlığını ANSİAD Üyesi Akın Akay Akıncı'nın yaptığı Akra Barut Otel'deki toplantıda konuşan Dr. Mimar Sinan Genim, “Kültür Sorunu” konulu sunumunda çocukluk yıllarından örnekler vererek, eğitim ve öğretimde yaşanan sıkıntıları anlattı. 1990'dan sonra dünyadaki değişimler sonunda Türkiye'nin birdenbire dünyanın merkezi haline geldiğini dile getiren Genim, “Coğrafi konumumuz nedeniyle Türkiye'nin büyük bir merkez konuma gelmesi bizim dışımızda gerçekleşti. Cazip hale geldik. Tarih boyunca ticaret yollarının merkezindeki şehirler her zaman kendilerini korumuşlardır” dedi.

Globalizmin sert rüzgarlar estirdiğini, bunun 500 yıldır devam eden ticaret ağının değişip her seferinde farklı ülkelerin öne çıkmasının sonuçları olduğunu anlatan Dr. Mimar Sinan Genim, “Bu sert rüzgarları yakın coğrafyamızda gördük, görmeye devam ediyoruz. Akıllı olursak bu sert rüzgarları enerjiye çevirebiliriz” dedi. Türkiye'nin giderek zenginleştiğini söyleyen ve “Ben ilkokula giderken zengindik. Ama ailem kurşun kalemi ikiye bölerek bana verirlerdi. Annemin bunu diğer arkadaşlarıma ayıp olmasın diye yaptığını öğrendim sonradan. Eskiden yollarda çarpuk-çurpuk arabalar görürdük. Zenginleştik, artık böyle araçlar yok trafikte” diye konuştu.

“Suriye de ulus Devleti ama, Suriyeli yok”

Ülkenin zenginliğine rağmen problemleri de olduğunu dile getiren, en büyük problemin de kültür olduğunu söyleyen Dr. Mimar Sinan Genim, şöyle devam etti:

“Kara Kuvvetleri bu yıl 2224. yılını kutluyor, Deniz Kuvvetleri 934. yıldönümünü kutluyor. Ama biz 100 yıl öncesine bakmıyoruz. Bu topraklarda İmparatorluklar yaşadı. Cumhurbaşkanımızın arkasında temsili kıyafetleri ile 16 Devlet duruyor. Kimilerine göre bunun 22 olması lazım. 100 yıla yakın da ulus devletiyiz. Bu coğrafyada Suriye de, Irak da ulus devleti ama, Suriyeli, Iraklı olamamışlar. Büyük savaşlar ve insan kaybı var. Irak'ta ırk ayırımcılığı yok, ama mezhepsel ayrılıklar yüzünden savaşıyorlar. Uzun yıllar birlikte yaşamaya alışmış, bu insanlar dış güçler yüzünden kavga ediyorlar. Ülkemizde de görüldüğü gibi demokrasi dışı müdahaleler (Allah'tan bizde kısa sürüyor) uzadıkça demokrasiden uzaklaşılıyor. Libya'yı, Irak'ı, Arnavutluk'u gördük”

Kültürel büyüme şart

Osmanlı'nın çekildiği bölgelerde suni bir manda yönetimi kurmayı düşünmediğini, Türk Devletlerinde kültürel bir egemenlik kurabilmek için ağabeylik rolü üstlendiğimizi dile getiren Dr. Mimar Sinan Genim, “Onlar zaten bir ağabeyden kurtulmuşlardı. Bizi koruyuculardan kim koruyacak anlayışı ile korunmak istemediler” dedi. Kültürel anlamda büyümemiz gerektiğini söyleyen Genim, konuyu yurt dışında açılan okullara getirerek, şöyle devam etti:

“Gülen cemaati çeşitli ülkelerde okullar açtılar. Aslında çok büyük oranda bir okullaşma gerçekleştirilemedi. Örneğin Pakistan'da İngilizlerle, Fransızların da okulları var. Türk okullarının sayısı yüzde 3'ü geçmez. O yüzden kültürel büyümenin de önünü açacak karşılıklı ticaretle, bu ülkelerin de zenginleşmesini sağlamamız lazım. Bu iş bürokratlarla kesinlikle olmaz. Bu işe ağırlığını koyacak sermayeye, özel sektöre ihtiyacımız var. Bugüne kadar bürokrasiden çektiğimizi hiç bir şeyden çekmedik”

Geçmişe ve mesajlarına dayanarak söylemler geliştirmenin artık mümkün olmadığını, Uğur Mumcu'nun yıllar önce söylediği gibi, “Bilgi sahibi olmadan, fikir sahibi” olduğumuzu belirterek, “Bizde kaldırımlar yapmak için yapılır, kullanmak için değil. Engelli yolları da öyle. Bunlar sağlam insanları engelli yapar, engelli nasıl yürüsün? 60 santimlik kaldırımlara gelir ağaç dikeriz. Güya çevre için dikerler. Oysa ağaç dikti desinler diye dikeriz. Bu alanda da kültürel açıdan yetersizliğimiz var. Mevlana'nın dediği gibi 'dün dünde kaldı cancağızım, bugün yeni şeyler söylemek lazım' Büyümemiz, kültürel açıdan gelişmemiz lazım” diye konuştu.

Paha biçilmez bir tarih mirasımız var

Bu topraklarda Likya, Lidya, Pamfilya'ya kadar uzanan bir mirasımızın olduğunu, Karain Mağarası'nda 25 bin yıl öncesi yaşam olduğunu hatırlatan Dr. Mimar Sinan Genim, “Bunlar bizim mirasımız, malımızdır. Bunlar birer sermaye. Satın aldığımız araba bizim, televizyon aynı şekilde. Bu eserler için de bir bedel ödedik. Sermaye olarak kullanıp dünyaya kültür seferberliği yapmalıyız. Bu kültür varlıklarını sermaye olarak kullanıp, kültürel bir değişimle ekonomiye sokmalıyız. Ama gelin görün ki bu sermaye olduğu yerde duruyor, biz onlara onlar bize bakıyor. Perge, Patara ve diğer kazılar olduğu yerde duruyor, yabancılar yaparsa seyrediyoruz. Bugün Vatikan'ın turizm firması var. Yılda bir milyon kişi dünyadaki tarihi, yerleri geziyor. Peki biz nasıl gezdireceğiz? İskenderun'a gelenler otel olmadığı için geldikleri gemide yatıyorlar. Hatay da aynı”

Turizmde son yıllardaki başarıyı, bu sektörde en az bürokrat olmasına bağlayan Dr. Mimar Sinan Genim, “Herkesin devlerle bir işi var. Bizim devlet dediğimiz aslında bürokratlar. Bunların müfettişleri var. Denetlemeye çıkıyorlar. Hep 'Bunu niye yaptın?' diye soruyorlar. 'Niye yapmadın?' diye sorsalar ülkede hiç bürokrat kalmaz. Bizim sanatçılarımız kendi kitabını, Kur'an-Kerim'i bilmez. Avrupa'da İncil'i bilmeyen sanatçı yoktur. Bizimkiler hiç birini bilmez. Bu coğrafyayı ve kültürümüzü bilmek için önce kitabı öğrenmek lazım” dedi.

Soru cevap bölümünün ardından ANSİAD Başkanı Ali Eroğlu, Toplantı Başkanı Akın Akay Akıncı ile birlikte konuk konuşmacı Dr. Mimar Sinan Genim'e gecenin anısına bir plaket verdi.