ANSİAD BAŞKANI ALİ EROĞLU’NUN 12.GİRİŞİMCİLİK HAFTASI AÇILIŞ KONUŞMASI


ANSİAD olarak bu yıl 12.sini icra ettiğimiz Girişimcilik Haftası etkinliğimizde 81 okul 83

iş insanı ilaveten 2 konferans, 4 panel ve 10 panelist ile üniversitelerimizde, liselerde,

televizyon ve radyolarda girişimcilik farkındalığını artırmaya çalışıyoruz. Yaklaşık 5

bin gence doğrudan konferanslarla, daha çok sayıda bir kitleye medyamız kanalıyla

ulaşarak girişimciliği anlatıyor, uzun ince bir girişimcilik yolunda çıtayı yükseltmeye gayret

ediyoruz.

Bu yıl onur konuğumuz havalimanı işletmeciliğinde bir dünya markası haline gelen TAV

gurubu Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Hamdi Akın’dır. Ayrıca, konferanslarımızda estetik

cerrahide dünya çapında başarı kazanan bir tıp girişimcisi Ömer Özkan gibi isimler de yer

almaktadır.

Bu etkinliklerimize destek olan bütün paydaş kurumlara, konuşmacılara ve Ansiad

üyelerimize teşekkürlerimi sunuyorum.

12 yılda onbinlerce gencimize girişimciliği anlattık. İçlerinden çok azını bile etkileyip

bugün girişimciler kervanına katabildiysek kendimizi mutlu ve başarılı hissedeceğiz.

Türkiye’de gençliğin üçte biri girişimci olmayı benimsemiş durumda ve Küresel

Girişimcilik Endeksi sıralamasında Türkiye 2013’te 25. sıraya yükselmiştir. Bu noktaya bu

ve benzeri etkinlikler ile gelinmiştir. Dünya sıralamalarında en iyi dereceyi elde ettiğimiz

konulardan birisi girişimciliktir. Ülkemizin dünyada ilk 10 ekonomi içerisinde bulunma

hedefi bu ve diğer ekonomik göstergelerde de sıralamada yerimizin ilk 10’da olmasına

bağlıdır. Bu hedefe ulaşmak için hepimiz görevimizi bilmeli ve bu doğrultuda çalışmalıyız.

Girişimcilik için isteğimiz var, ekonomimiz dünyaya göre canlı ve dinamik, ama

girişimcilikte bizi engelleyen, dünyaya göre daha geride olduğumuz konular da bulunuyor.

Bu konulara baktığımızda risk almaktan kaçınma, sosyal ağların, girişimci ağlarının

zayıflığı, Türkiye’nin yeterince dünyaya açık, dünyayla entegre bir ülke olmaması,

rekabet ortamının veya rekabetin zayıf kalması ve girişimcilik için kültürel desteğin

yetersizliği gibi konularla karşılaşıyoruz.

Yıllardır konuşmamıza rağmen risk sermayesi yeterince gelişmedi. Girişimci ağlarımız

var, ama kapalı devre sistemler gibi çalışıyoruz. Türkiye’de ve dünyada gündemin hızlı

değişmesi sonucu makro hedeflere konsantre olmada yaşanan zorluk, siyasi çekişmeler

ve nerede ise uzlaşılacak bir konu üretilememesi ve gerginlik girişimcilik ortamını

olumsuz etkilemektedir.

Biz gençlere girişimci olun, yenilik peşinde koşun, çalışın, değer yaratın derken, siyasi

nüfuzdan faydalanarak imtiyaz sahibi olmak, sürecin yavaşlamasına sebep olmaktadır.

Kamu kurumlarında her anlamda şeffaflık, yolsuzlukla ve kayıtdışı ile mücadele ile

girişimciliğin özendirileceği bir yapısal dönüşüm önem arz etmektedir.

Milli eğitim politikalarımız girişimci bir nesil oluşturmak açısından çok önemlidir, son

yapılan milli eğitim şurasında girişimcilik, yenilikçilik, rekabetçilik, dijital ve finansal

düşünebilme gibi evrensel ihtiyaçlara yönelik ifadelerin olmaması bizleri üzmüştür.

Sürdürülebilirlik artık çağımızın her alanda en önemli kelimesi haline gelmiştir. Türkiye

Cumhuriyetinin sürdürülebilir kalkınması için dili, dini, siyasi görüşü, etnik yapısı ne olursa

olsun içinde yaşamaktan mutlu olduğu, ülkenin yönetiminde alınan kararlarda kendi

varlığını hissedebilen geleceğe azimle bakabilen, adalet sisteminin bağımsız ve adil

çalıştığı ve ülkesine güvenle ve inançla bağlı bir toplum oluşturabilmemiz gerekmektedir.

Bunu gerçekleştirebilmemizin tek anahtarı da siyasi uzlaşma kültürünün artmasına

bağlıdır.

Değerli konuklar,

Her düşünceden işadamını barındıran, demokratik gelenekleri olan bir sivil toplum örgütü

olarak, ANSİAD’ın demokrasiden ve kalkınmadan başka hiçbir amacının olmadığını,

bizim söylemlerimizin zerre kadar siyasi bir amaç taşımadığını da burada özellikle

vurgulamak isterim. Tek kaygımız Türkiye’nin muasır medeniyet çizgisinde ilerlemesidir.

Bunu hangi hükümet, hangi siyasi parti yaparsa yapsın, biz bundan mutlu oluruz.

Son olarak gençlerimize seslenerek konuşmamı tamamlamak istiyorum.

Sevgili gençler,

Türkiye’nin gündemi ile sınırlı kalmayın, dünyaya bakın, dünyadaki iyi örneklere bakın,

dünya çapında başarı kazanan gençlere bakın. Şunu unutmayın; artık çalışma alanınız

Türkiye değildir, en küçük işte çalışsanız bile küresel düşünmek zorundasınız.

Türkiye’yi aşın, kendi kendinizin lideri olun! Aklınıza ve vicdanınıza kulak verin!

Başkalarının haklarına ve düşüncelerine saygı gösterin. İnsan da, toplum da, ülke de, bir

şirket bile farklılıkları teşvik ederse, farklılıklara saygı gösterirse gelişir.

Ne yaparsanız yapın işin içine yüksek teknoloji katmayı ve hep artı değer üretmeyi

düşünün. Dürüstlükten, alın teriyle kazanmaktan, çalışarak, çok çalışarak ve daha çok

çalışarak kazanmaktan şaşmayın. Girişimcilik de budur. Girişimcilik uyanıklık, kurnazlık

ve taklitçilik değildir, emek çekerek, çalışarak, dürüstlükle ve itibarla kazanmaktır.

Bu konularda etrafınızda yanlışa düşenler olsa bile siz düşmeyin. Kötü örnek, örnek

olmaz, siz iyi olun. Lider beklemeyin, lider sizsiniz.

Siz inanarak çalışırsanız, siz çok çalışırsanız, siz dürüst olursanız, siz iyilik yaparsanız,

siz örnek olursanız, siz taviz vermeden doğrulukta devam ederseniz, Türkiye mutlaka

gelişecek ve en güzel yerlere gelecektir.

Türkiye sizin çalışmanızla, sizin aklınızla, sizin bilginizle gelişecektir.

Hepinize başarılar diliyorum. Katılımlarınızdan dolayı teşekkür ediyorum.