ANSİAD İNŞAAT SEKTÖRÜ TOPLANTISINDA "KENTSEL DÖNÜŞÜM" TARTIŞILDI


ANSİAD İnşaat Sektör Grubu Toplantısında “Kentsel Dönüşüm” tartışıldı.

- MÜTEAHHİT İNAN: “DEVLETİ YÖNETENLER İNŞAAT SEKTÖRÜNE ÖN YARGILI”

- TÜRKİYE'DE SATIŞLARIN YÜZDE 40'I YABANCILARA

- KENTSEL DÖNÜŞÜM İÇİN 15 MİLYARA İHTİYAÇ VAR

Antalya Sanayici ve İşadamları Derneği (ANSİAD) İnşaat Sektör Grubu toplantısında Antalya için önem taşıyan Kentsel Dönüşüm tartışıldı. Kentsel dönüşüm ve değişim konusunda Türkiye'nin en büyük inşaat firmalarından biri olan İstanbul merkezli İnanlar İnşaat Şirketinin Yönetim Kurulu Başkanı Serdar İnan, siyasilerin inşaat sektörüne ilişkin görüşlerini eleştirdi. İsim vermeden Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın “İnşaat sektörü yerine artık sanayi sektörünü teşvik etmeli, üretime yönelmeliyiz” şeklindeki sözlerini hatırlatarak, “Soruyorum size inşaat sektörü, sanayi sektörüne alternatif midir? Teşvik mi alıyoruz? Şayet inşaat sektörünü vurursanız Türkiye ekonomisini vurursunuz. Biz sanayinin büyümesini engelleyen bir unsur değiliz, ama maalesef devletin üst düzey yönetiminde bir önyargı var” dedi. 1 Trilyon dolarlık gayrimenkul pazarındaki 5 milyar dolar olan Türkiye'nin payını 40 milyar dolara çıkarmayı hedeflediklerini söyleyen İnan, 6,5 milyon binanın yıkılıp yeniden yapılacağını, bunun için de 15 milyar dolara ihtiyaç olduğunu söyledi. Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Feridun Uyar, sektörde güven meselesinin önemini vurgulayarak, güven oluşumunda ve güvenilirlik yapısını kurgulamakta ANSİAD gibi köklü kurumlara görev düştüğünü söyledi.

Toplantıyı bir konuşma ile açan İnşaat Sektör Başkanı İbrahim Şencan, Kentsel Dönüşümün hem Türkiye, hem de Antalya için önem taşıdığını belirterek, Antalya'da uzun zamandır deprem olmadığını da hatırlattı ve “1998 yılına kadar deprem riski azolan Antalya'nın 4. derecede deprem bölgesi olarak ilan edilmiş ve o yıla kadar planlar bu standarta göre yapılmış. Ancak 1998 yılında yapılan bir değişiklikle Antalya'nın bir bölümü 2. derece, bir bölümü de tam risk taşıyan 1. bölge olarak ilan edildi. Bu tarihten sonra bina projeleri ve imar lejantı değişti. O tarihe kadar yapılan evler de, ki şu andaki 120 bine yakın binanın 85 bini o tarihten önce yapıldı 1. ve 2. derece deprem bölgesi için riskli binalar sayıldı” dedi.

En büyük etken denetim eksikliği

İlk konuşmacı İnşaat Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Dr. Cem Oğuz “Kentsel Dönüşümün Genel Tanımı” konusundabir sunum yaptı. Dr. Cem Oğuz yüzde 70'i 1. ve 2 derecede deprem kuşağında olan bir ülkede depremlerin büyük zarara yol açmasının temel nedeninin denetim eksikliğinden kaynaklandığını söyledi.

1903 Yılından bu yana meydana gelen 130 depremde toplam 100 bin can kaybı yanında 2 milyon ev kaybettiğimizi dile getiren, sadece 1933 yılındaki Erzincan depreminde 60 saniyede 33 bin can yitirdiğimizi söyleyen Dr. Cem Oğuz, “Nüfusumuzun % 98’i deprem açısından tehlikeli bölgede yaşamaktadır” diye konuştu.Son çıkartılan Kentsel Dönüşüm Yasası ile ülkede 6,5 milyon konutun yıkılıp yeniden yapılacağını belirten Oğuz, burada amacın yaşanılabilir standartlarda kentler oluşturmak olduğunu söyledi. Kentsel dönüşüme neden ihtiyaç duyulduğunu da anlatan Cem Oğuz, şöyle devam etti:

“Göç ve nüfus artışı nedeniyle oluşan gecekondulaşma ile mühendislik gereklerine uymayan yapılaşma sonucu sağlıksız ve plansız kentleşme, eski ve işlevini yitiren sanayi alanlarının daha kullanışlı ve yararlı başka bir alana dönüştürülmesi ihtiyacı, doğal afetler veya olağanüstü durumlardan dolayı yıkılan veya risk altında bulunan alanların sağlamlaştırılması zorunluluğu, ayrıca tarihi dokudaki fiziksel çöküşün durdurulması, tarihi değerlerin gün ışığına çıkarılması ve yeni işlevler kazandırarak kullanıma açılması gerekliliği, nedenleri ile kentsel dönüşüme ihtiyaç duyulmuştur. İhtiyaçları karşılamak üzere de mayıs 2012'de 6306 sayılı Afet riski altındaki alanların dönüştürülmesine ilişkin yasa yürürlüğe girmiştir”

2004 Yılında Antalya Valiliği'nin isteği ile Antalya'da 119 kamu binasında inceleme yaptıklarını, yüzde 70'inin deprem riski taşıdığını tespit ettiklerini dile getiren Oğuz, Antalya'daki 120 bin konuttan, 1998 öncesi yapılan 85 bininin risk altında olduğunu anlattı. Oğuz, Antalya'da bölgesel olarak geçmiş yıllarda meydana gelen depremler hakkında da bilgi vererek, kentin risklerini de özetledi. Yeni imara açılacak olan Kırcami bölgesi ile Batı Çevre yolunda altyapı yapılmadan inşaat izninin verilmesi halinde Antalya'nın perişan olacağını söyleyen Oğuz, “Sorunsuz bir Antalya için Antalya'da Deprem Master Planı, Ulaşım Master Planı ve Nazım İmar Planı revizyonları ile Kentsel dönüşüm ana planı yapılmalıdır” dedi.

Feridun Uyar “3 mahallede dönüşüm ve yenileme yapacağız”

Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Feridun Uyar Antalya’da Öncelikli Kentsel Dönüşüm Uygulamaları yapılacak bölgeler ile kentsel dönüşümle ilgili belediye olarak neler yapacaklarını anlattı. Uyar, devam eden ve kısa sürede başlanacak olan dönüşüm ve yenileme projeleri ile ilgili bilgi vererek, şöyle devam etti:

“Kepez Santral mahallesi, Balbey Mahallesi ve Zeytinköy programımıza alındı. Bunlardan Kepez Santral mahallesi mülkiyeti tamamen bizim olan bir gecekondu bölgesi olduğu için işe buradan başlıyoruz. Önceki belediye döneminde de yapılan bazı çalışmaları devam ettiriyoruz. Burada tüm mahalle yeniden planlandı. Tüm yapılar yıkılacak ve plan uyarınca modern, yaşanabilir bir kent kurulacak. 17 Hektar büyüklüğünde 2100 kişinin yaşadığı Balbey Mahallesi'nin büyük bölümü SİT alanı. Burada halkın istekleri belirleniyor. Hem yenileme, hem dönüşüm, hem de restorasyon söz konusu. Antalya'nın kanayan yarası, adeta suç merkezi Zeytinköy ise Antalya kent merkezinde bulunan Zeytinköy Mahallesinde yapılması düşünülen “Kentsel Dönüşüm Projesi’nde amaç; yenileme olgusunun bir toplumsal gelişme projesi olarak ele alınmasıdır. Bu proje ile; bölgede yaşayan nüfusun niteliklerine göre istihdam imkânları geliştirilmesi, azınlık kültürünün korunması, program ve proje kapsamında bütün aktörlerin uygun bir rol ile sürece dâhil edilmesi gerektiği düşünülmektedir”

Av. Dr. İlker Evren yasaları anlattı

Av. Dr. İlker Evren ise sunumunda “Kentsel Dönüşümün Hukuki Boyutu” ile ilgili bir sunum yaptı. 5393 Sayılı Belediye Kanunundan başlayarak kentsel dönüşüm yasasına kadar konuyu ilgilendiren yasa ve yönetmelikler hakkında bilgi veren Av. Dr. İlker Evren, özellikle Kentsel Dönüşüm Yasası'ndaki hukuki kavramlar üzerinde durdu. Yasada riskli yapıların tespitinin en önemli unsurlarından biri olduğunu belirten Evren, “Bir yapı için 'risklidir raporu' verilmişse geriye dönüş kesinlikle mümkün değil. Bir tek kat malikinin başvurusu ile bu karar alınabilir. Kararın ardından binanın yıkılması gerekir. Kararı kabul etmeyen, ya da para vermek istemeyen kat malikinin mülkü, diğer paydaşlar tarafından, onlar alacak güçte değilse hazine tarafından satın alınır” dedi.

 Kentsel dönüşümün süreçlerini de anlatan Av. Dr. İlker Evren, yıkım kararının çıkmasından sonra Devletin kat malikine iki ayrı konuda yardımcı olduğunu da belirterek, anlaşma ile tahliye edilen yapıların maliklerine kiracılara veya sınırlı ayni hak sahibi olarak bu yapılarda ikamet edenlere; geri ödemesiz kira yardımı (riskli alanlarda 36/diğer 18 aya kadar, aylık 600-TL*TÜFE) veya geçici konut ya da işyeri tahsisi yapılabilir. Ayrıca kredi kullanımında faiz desteği, vergi ve harç muafiyetleri de alternatifler arasında bulunmaktadır” dedi.

İlker Evren, Yasanın uygulanmasında yaşanan sıkıntılar olduğunu, bazı noktalarda yeni yönetmeliklere ihtiyaç olduğuna da dikkat çekerek, “Kentsel dönüşümle ilgili süreç kamu gücünün kullanıldığı idari bir süreçtir. Bu bakımdan uyuşmazlıkların idari yargıda çözümü prensibi benimsenmiştir. Bununla birlikte, özellikle taşınmaz maliklerinin toplanmaları, uygulama konusunda bir karara varmaları yani protokol yapmaları özel hukuk içerisinde değerlendirilebilecek konulardır” diye konuştu.

İnşaat Sektörü, Sanayiye alternatif midir?

Yasanın çıkışından bu yana İstanbul'un çeşitli semtlerinde ve dönüşüm, değişim ve yenileme projeleri gerçekleştiren İnanlar İnşaat A.Ş. Yön. Kurulu Başkanı Serdar İnan da  “Uygulamada Yaşanan Problemler” konusunda bir sunum yaptı.

Sunumuna başlamadan önce siyasilerin inşaat sektörüne ilişkin görüşlerini eleştiren Serdar İnan, isim vermeden Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın “İnşaat sektörü yerine artık sanayi sektörünü teşvik etmeli, üretime yönelmeliyiz” şeklindeki sözlerini hatırlatarak, şu görüşleri ortaya koydu:

“Soruyorum size İnşaat sektörü, sanayi sektörüne alternatif midir? Teşvik mi alıyoruz? Şayet inşaat sektörünü vurursanız Türkiye ekonomisini vurursunuz. Biz sanayinin büyümesini engelleyen bir unsur değiliz, ama maalesef devletin üst düzey yönetiminde bir önyargı var. Yasalara bir bakın inşaat sektörünün lehine bir Yasa var mı? Kıyı Kanunu, bizi kıyılara 100 metreden öte yaklaştırmaz. Oysa turizmden bu yüzden para kazanan Venedik suların üzerine kurulmuş”

Türkiye'de servetin altında mülkün yattığını söyleyen İnan, bu yıl yabancılara mülk satışının 5 milyar doları bulduğunu da belirterek, “Türkiye büyüyor. Satışlarımızın yüzde 40'ı yabancılara. Bunun tamamı ülkeye giren sıcak para. Dünya gayrimenkul pazarı 1 triyon doları buldu. Bunda bizim aldığımız pay sadece 5 milyar dolar. 26. ülkeyiz. Hedefimiz 40 milyar dolar” dedi.

Türkiye'de 19 milyon bina var

Türkiye'de 2000 yılı tespitlerine göre 19 milyon birim yapı olduğunu, bunlardan 6,5 milyonunun yıkılıp yeniden yapılması gerektiğini hatırlatan İnan, “Bunun için 15 milyara ihtiyaç var. Bazı belediyeler rant artışı yaparak soruna çözüm arıyor. İstanbul'da biz yüzde 21 fazlalıkla değeri yüksek caddelerde kentsel dönüşüme giriyoruz. Bu oran orada yetiyor. Ama Antalya'da bu iş yüzde 21 ile yapılmaz. Ondan vazgeçtim, Antalya'da rant artışı da söz konusu değil” dedi. Gelecek için görüşlerini de dile getiren İnan, “Markalı konutlar ön plana çıkacak, Güven unsuru önem kazanacak, estetik değerler ve çevreye saygı artacak” dedi.

Soru cevap bölümünde ise Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Feridun Uyar, İnan'ın sözünü ettiği güven meselesinin önemini vurgulayarak, güven oluşumunda ve güvenilirlik yapısını kurgulamakta ANSİAD gibi köklü kurumlara görev düştüğünü söyledi.

İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Dr. Cem Oğuz da, sorunların bugüne kadar kartopu gibi büyümesinde en önemli faktörlerden birinin müteahhitlik sektörü ve her önüne gelenin müteahhitlik yapması olduğunu belirterek, “Müteahhitlik sektörü mutlaka ve acilen revize edilmelidir. Bakanlık 300 bin müteahhitlik belgesini iptale hazırlanıyor. Az bile” dedi.

Toplantı Başkanı İbrahim Şencan, kentsel dönüşüm konusunun hala tartışma konusu olduğunu belirterek, “Anlaşılıyor ki, Yasada hala eksiklikler var. Çözümü kolay gibi görünen sorunlar var. Antalya ölçeğine giremedik bile. Bir kez daha toplantı yapmamız gerekecek” diyerek toplantıyı kapattı.