SİAD KURUCU BAŞKANI VEKİLDEN SİAD'LARA ELEŞTİRİ


Siad Kurucu Başkanı Vekilden Siad'ları Eleştiri

“2002'DEN SONRA SİAD'LAR,  AĞALIĞA SOYUNAN TÜSİAD'IN TORBASINA GİRDİ”

“SİADLAR; ÖZÜNE, YEREL VİZYONUNA DÖNMELİ”

Antalya Sanayici ve İşadamları Derneği'nin (ANSİAD) 15. Olağan toplantısında konuşan ANSİAD Kurucu Başkanı, Ak Parti Antalya Milletvekili, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi, Türkiye-Kanada Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Sadık Badak, “Anadolu SİAD’ları özüne, yerel vizyonlarına dönmelidir” dedi. “İnandığınız zaman hayaliniz gerçekleşiyor” diyen Badak, hükümetin 2023 vizyonuna karşı 2030 yılı vizyonunu açıklayarak, 2002 sonrası SİAD’ların; Batı Networkü'nün Ortadoğu’daki gözdesi olan ve SİAD Ağalığına soyunan TÜSİAD’ın torbasına girdiğini öne sürdü, bu oyuna gelmeyen MÜSİAD'a övgüler yağdırdı. Badak, “Irkçılık ve ayrımcılığa karşı veremle, veba ve kanserle olduğu gibi mücadele etmeliyiz” dedi.

Başkanlığını ANSİAD Kurucu Üyesi Himmet Öcal'ın yaptığı Akra Barut Otel’de gerçekleştirilen 15. Olağan toplantıda, “Anadolu’da İşadamının Sorumluluğu ve SİAD’lar” konulu bir sunum yapan Sadık Badak, sözlerine “Ülkeleri Kalkındıran, Bilim Adamları ve idealist Girişimcilerdir” diyerek başladı. Konuşmasında, “Eşyadaki Değişimin Toplumlara Etkisi ve Arap Baharı, Batı Küresel Networkü, Orta Sanayiden İleri Sanayiye - Orta Gelirden Yüksek Gelire, Anadolu’da Yatırım Ortamını Etkileyen Unsurlar, Anadolu’da İşadamının Sorumluluğu ve SİAD’lar ile 2030’larda Türkiye” konu başlıklarına değineceğini söyleyen Badak, On yıllar boyunca barışın ve refahın ancak demokrasiyle yaygınlaşabileceği vurgusunu yapan batının maddi çıkarları için Arap Baharı'nda ilkelerinden vazgeçmesi hem batı ülkelerinin hem de diğer ülkelerdeki savunucularının saygınlığını önemli ölçüde yıprattı. Yeni elektronik haberleşme tarzı ve internet bireye adeta bilinç patlaması yaşatıyor. Birey de, yeni siyaset, daha adil ve kapsayıcı yönetim talep ediyor. Bu nedenle; BM - DB – IMF - DTÖ adalet ve kapsayıcılık konusunda değişmek zorunda” dedi.

Asıl Mücadele, Devletlerin arkasındaki Küresel Network mücadelesidir.

Batı Koalisyonunun her fırsatta, K. Afrika, Orta Doğu ve Ukrayna ile Rusya’yı, Karadeniz ve Akdeniz’de taviz vermeye zorladığını belirten Sadık Badak, görüşlerini şöyle anlattı:

“Batı Küresel Netwörk'ü Ortadoğu’yu kendisi için, demokrasi alanı değil serbest ticaret alanı olarak görüyor. İşgal edilen Irak'da, Devlet'in tarifini yapan Anayasa'nın 12. maddesi, 25 madde olarak 'Devlet, kaynaklarına tam yatırım yapılması, kaynaklarının çeşitlendirilmesi ve özel sektörün teşvik edilip geliştirilmesi için modern ekonomik prensiplere uygun bir şekilde Irak ekonomisinde reformlar yapmayı garantiler' şeklinde değiştirildi.”

Orta Sanayiden İleri Sanayiye - Orta Gelirden Yüksek Gelire

Orta gelirden, yüksek gelire ulaşmak için, teknolojiyi yakalamak gerektiğini savunan Sadık Badak, Yüksek teknolojiye erişebilmek için Rusya, Çin, Japonya, Hindistan gibi ülkelerle işbirliği yapan Türkiye’ye karşı Batı Networkü'nün, her türlü araçla engelleme ve geciktirme yollarını denediğini de hatırlatarak, Türkiye'nin mutlaka Havacılık ve Uzay Sanayi, Hızlı Tren ve Demiryolu Sanayi, Savunma Sanayi, Nükleer - Nano – Bio Teknolojileri, Kimya ve İlaç Sanayi, Bilgi Teknolojisi ve Otomotiv sanayiinde söz sahibi olması gerektiğini dile getirdi ve “Yüksek teknolojiye geçmemizle, yatırım piramidi büyüyecek, 2 milyon nitelikli iş oluşacak ve on binlerce KOBİ’ye yatırım fırsatı doğacak” diye konuştu.  

Irkçılık ve Milliyetçiliği ayırmalıyız.

Radikal Irkçılık başta olmak üzere ayırımcılık ve güven bunalımının Anadolu'da yatırım ortamını etkilediğini anlatan Sadık Badak, “Kişinin vatanına, milletine, devletine olan sevgisi ve yüceltme arzusu dünya yarışında ileri gitme, kalkınma, toplumuyla birlikte daha müreffeh yaşama gibi yüksek milliyetçilik duygularıyla, ideolojik ırkçılığı birbirinden tamamen ayırmalıyız” dedi. Radikal ırkçılığın Anadolu'da 1830'larda bölgemize girdiğini söyleyen Badak, şöyle devam etti:

“1960’lara kadar yabancılar tarafından Güneydoğu’da kışkırtılan birkaç aşiret ayaklanması hariç tutulursa, insanlar fakirlik ve cehaletten kaynaklanan arazi ve hayvan otlatma meselesi, eşkıyalık, yol kesme, kan davası ve kız kaçırma gibi suçlar nedeniyle küçük gruplar halinde veya bireysel olarak zaman zaman devlet güçleriyle çatışmaktaydı.

Ülkemizde 1960’lı yıllarda yaygınlaşan sosyalist, komünist hareketler vasıtasıyla güneydoğu insanımıza önceki yüzyılda Ermenilere yapıldığı gibi, siyasi, ideolojik ırkçılık düşünceleri aşılanmaya başlanmış, Doğu ve Güneydoğu’da çalışmalar İşçi Partisi ve Doğu Devrimci Kültür Ocakları gibi derneklerle organize edilmiştir.

20 Yıl boyunca ırkçı eğitim sürecinden geçirilen gençlerle PKK hareketine dönüştürülen Güneydoğu olayları, 1980’li yıllardan sonra bugün çözüm süreciyle sonlandırılmaya çalışılan silahlı hareketin başlangıç dönemlerini oluşturur.”

Ayırımcılığın Anadolu'da hemen her alanda kendini gösterdiğini dile getiren Sadık Badak, “Mezhepçilik, Hemşericilik, Particilik, Okulculuk, Locacılık, Cemaatçilik, Kulüpçülük, Cinsiyetçilik, Bölgecilik, Akrabacılık gibi daha birçoğunu sayacağımız ırkçılık ve ayrımcılığa karşı, veremle, veba ve kanserle olduğu gibi mücadele etmeliyiz” dedi.

Yatırım ortamını olumsuz etkileyen unsurlardan birinin de güven ortamı olduğunu ve güvenin birlikte çalışmanın temel enerji kaynağı olduğunu hatırlatan Sadık Badak “Meslek Odaları ve Dernekler; meslek sahipleri ve üyeleri arasında güvenin oluşmasında önemli rol oynar. Meslek odaları ve derneklerimizde bireysel güveni zedeleyen seçim usulleri gözden geçirilmelidir” şeklinde konuştu.

İşadamının sorumluluğu ve SİAD'lar

Anadolu'da SİAD'ların 1990’lı yılların başlarında, imalat sektörünü moral olarak öne çıkarmak, bürokrasiye karşı desteklemek ve ihracatı geliştirmek için kurulduğunu belirten Sadık Badak, bu konuda da şöyle konuştu:

“Yeni işletmeler kurmak, istihdam ve katma değer yaratmak Anadolu İşadamının başlıca sorumlulukları arasındadır. 30’a yakın kentte birbirine güvenen işadamları tarafından kurulan SİAD’lar, illerinde ekonomik ve sosyal gelişmelere önayak oldu. Vizyonları ile bölgelerine yeni hizmetler kazandırdılar. Kuruluş yıllarında SİAD üyeleri, iş hayatının etik prensiplerine bağlı, kendini, sektörünü ve ülkesini geliştirmeye adamış, yüksek risk içinde çalışan idealist ve yaratıcı girişimcilerden oluşturuldu. Kentlerimize yeni sektörler getirmeye, yeni altyapılar kazandırmaya adanmış çalışmalar başladı. Yüksek nitelikli, idealist üyelerimiz, OSB’ler, Serbest Bölgeler, Yeni Ticaret Alanlarında işlerini büyüttüler, yöre ve ülke ekonomisine katkılarını arttırdılar. OSB’lerin, Serbest Bölgelerin,  Ticaret Bölgelerinin yönetimlerinin güçlenmesi, bürokratik engellerin azaltılması için yoğun çaba gösterdiler.”

2002 sonrası SİAD'ların durumu ve TÜSİAD-MÜSİAD

2002 Sonrası SİAD’ların; Batı networkünün Ortadoğu’daki gözdesi olan ve SİAD Ağalığına soyunan TÜSİAD’ın torbasına girdiğini öne süren Ak Parti Milletvekili Sadık Badak, “Bu dönüşüm SİAD’ların heyecanını ve yerel vizyonunu yok etti. SİAD’ların çoğu girişimcilerin sorunlarıyla uğraşmak, bürokratik engellerle mücadele etmek yerine, vizyonlarını SİAD Ağalığına devrederek adeta ruhlarını kaybettiler. Biz de ANSİAD olarak patron vizyonunu müdür vizyonuna çevirdik. SİAD’ların yerel kalkınmadaki misyonları kaybetmenin yarattığı boşluğu, kendi içlerinde heyecansızlık, iç çekişme ve güven kaybı aldı” diye konuştu.

MÜSİAD'ı örnek göstererek TÜSİAD’ın torbasına girmeyen SİAD gruplarının, tebrik edilecek uluslararası fuarlara ve binlerce uluslararası girişimci bulunan platformlara sahip olduklarını söyleyen Sadık Badak, “SİAD’ları oluşturan işletmeler ile TÜSİAD’ı oluşturan işletmelerin fırsat-tehdit algıları birbirine zıttır. TÜSİAD üyesi çok uluslu bir şirketin Türkiye temsilcisi ile Antalya OSB’de aynı konuda üretim yapan bir şirketin menfaatleri terstir. Anadolu SİAD’ları özüne, yerel vizyonlarına dönmelidir” dedi ve önerilerini de şöyle sıraladı:

“Şimdi kırgınlıkları giderme, kol kola girme zamanıdır. Türkiye’nin önünde yeni fırsatlar ve tehditler vardır. SİAD’lar enerjilerini idealist yüksek nitelikli yatırımcı işadamlarının sorunlarına ayırmalıdır.”

2030’larda Türkiye

Konuşmasının son bölümünde hükümetin 2023 vizyonuna benzer 2030'da gerçekleşecek Türkiye idealini anlatan Sadık Badak, “hayal ederseniz başarırsınız” dedi ve hayallerini şöyle sıraladı:

“ * 1 Trilyon USD İhracat, 3 Trilyon USD GSMH’ya ulaşmış,

* Kendi yolcu uçağını, savaş uçağını, nükleer gemisini, füzelerini yapmış,

* Yerli yüksek hızlı tren lokomotifini üretmiş,

* 5 Nükleer Santralini kendi teknolojisiyle tamamlamış,

* Üst – orta segment elektrikli otomobilini üretmiş,

* İleri ilaç, sağlık ve tedavi ekipmanlarını üreten,

* 300 Üniversitesiyle çağ nüfusunda %5 Y. Lisans, %2 Doktoralı seviyesine ulaşmış,

* Nobel’e aday gösterilen bilim adamları yetişmiş, Oskar’a aday gösterilen filmler yapan,

* 500 Dünya şehrinde Ankara – İstanbul merkezli, Türkiye dostu İşadamları Kulüpleri kurulmuş,

* 300 Dünya şehrinde Türk markalı oteller açılmış,

* Yılda 70 milyon Turist, 60 milyar USD turizm gelirine ulaşmış,

* 10 milyon yabancı ve yerli turist ağırlayan, Çanakkale Köprüsüyle, Ağrı Dağı’nı 14 ilden geçerek birbirini bağlayan, 2200 km «Anadolu Turizm Yolu» tam kapasiteye ulaşmış,

* Dünya Futbol Şampiyonası, Evrensel Word Expo, Olimpiyat düzenlenmiş,

İnsanına yakışan şekilde gelişmiş bir TÜRKİYE’ye inanıyorum.”

 

Milletvekili Badak'ın Ankara'ya dönmesi gerektiği için tek soru ile kapatılan soru cevap bölümünün ardından toplantının anısına ANSİAD Başkanı Ali Eroğlu, Toplantı Başkanı Himmet Öcal'la birlikte Badak'a bir anı plaketi verdi.