ANSİAD TOPLANTISINDA DANİŞ NAVARO'DAN İŞADAMLARINA FELSEFE DERSİ


ANSİAD toplantısında Daniş Navaro'dan işadamlarına Felsefe dersi;

“PARA KAZANMAK KOLAY, İNSAN OLMAK ZOR”

Antalya Sanayici ve İşadamları Derneği'nin (ANSİAD) 14. olağan toplantısına konuk olan Alman Braas Çatı Sistemleri Yönetim ve İcra Kurulu Başkanı, Kariyer ve Varoluş kitabının Yazarı, Mentor, Koç ve Makale Yazarı Daniş Navaro, iş adamlarına felsefe dersi verdi.  Navaro, “İnsan, İş ve Postmodern İş Dünyası”nı anlatarak, GSMH'nın gerçekliği somut anlamda ölçemeyeceğini söyledi ve “Ülkelerin milli gelir seviyesi yükselirken içsel büyümenin küçüldüğünü artık fark etmemiz gerekiyor” dedi. Navaro, “Dünyada para kazanmak çok kolay, ama insan olmak zor” diye konuştu.

Başkanlığını ANSİAD üyesi Dr. Yusuf Örnek'in yaptığı, “İnsan, İş ve Postmodern İş Dünyası” konulu toplantı öncesi Öz Ecza Deposu sahibi ANSİAD Üyesi Hatice Öz firmasının tanıtımı yaptı. Daha sonra, ANSİAD bünyesinde kurulan ve faaliyet gösteren Antalya Eğitim ve Araştırma Vakfı (ANTEV) Başkanı Osman Vural, yeni öğretim yılının başlaması ile üniversite öğrencilerine verdikleri burslarla ilgili üyeleri bilgilendirdi. Vural, ANSİAD'ın bünyesinde vakıf kuran tek Siad olduğunu hatırlatarak, “Geçen yıl 99 üniversite öğrencisine aylık 250 lira burs verdik. Bu yıl 100'ün üzerinde başvuru var. Başvurularda yaptığımız ön elemede bu sayıyı 80 öğrenciye indirebildik. Hepsi gerçekten eğitim için bursa ihtiyacı olan çocuklarımız. O yüzden sizlerden yardım istiyoruz, desteğinizi bekliyoruz” dedi.

Konuşmasına, her zaman kendisine, “Beni ben yapan nedir?” diye sorduğunu söyleyerek başlayan Danış Navaro, bu soruya, sadece iki cevap bulabildiğini belirterek, “Birincisi çalışmak, çok çalışmak ve çalışmamın varoluş nedenim olması, ikincisi ise eleştirel bakış, sorgulama. İşte bugün sizlere bu iki bakışımı anlatacağım” dedi. Navaro, postmodern insan toplumunun bugün sanal dünyanın, daha doğrusu sosyal medyanın müthiş etkisi altında olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

“Yeni nesil çocuklarımızın adını ben 'ekran çocukları' diye koydum. Onlar dijital dünya kültürü ile yetişiyorlar. Küreselleşme adı altında kendimizi kandırıyoruz. Dizi dizi binalar yapılıyor, hiç Türkçe isim görüyor musunuz, hemen hepsi İngilizce. ABD düşmanı değilim ama, Amerika'nın etkisi ya da özentisi bu. Ekonomiye gelince; kredi kartının icadı ile ebedi borçlandırmaya kitle ekonomisi diyorlar. Her içtiğimiz bardağı atıyoruz. Sonra da çevrecilikten dem vuruyoruz. Nasıl bir iş bu? Son olarak Aristo diyor ki; 'Bir toplum sadece refah, ticaret, para ve benzeri maddi değerler için oluşmuşsa, o toplum, 'insansal'  bir toplum değildir'. Biz bu söyleme doğru gidiyoruz.”

Milli Gelir, gerçeği ölçemiyor

Milli Gelir, kişi başına gelir, gibi benzeri finansal verilerin insan hayatıyla ilgili doğru çözümlemelere ulaşamadığını dile getiren ve GSMH'nın gerçekliği somut anlamda ölçemeyeceğini iddia eden Daniş Navaro, “Ülkelerin milli gelir seviyesi yükselirken içsel büyümenin küçüldüğünü artık farketmemiz gerekiyor. Bundan sonra iş dünyası olarak daha fazla sorumluluk yüklenmemiz gerekiyor” dedi.

Televizyon Reklamları Çocukları Hedef Alıyor

Sıradan bir Amerikalı’nın günde dokuz buçuk saatini çoğunlukla televizyon başında geçirdiğini söyleyen Navaro, “Televizyon izlemenin metabolizmayı yavaşlatan, hipnotik etkisinin yanı sıra, amansız gıda pazarlaması çocukları hedef almaktadır. Televizyon başında geçirilen saatlerin miktarı obezitenin başta gelen sebeplerinden. Bu sorunu körükleyen en büyük etkenlerden biridir. Ortalama bir çocuk televizyonda yılda 10.000 adet abur cubur reklamı görmektedir. Gıda endüstrisi ürünlerini çocuklara pazarlamak için senelik 13 milyar dolar harcamaktadır” diye konuştu.

Postmodernitenin sonuçlarını da değerlendiren Navaro, eskiden bedava olan “mekân ve zaman, temiz hava, yeşillik, su, sessizlik”in ayrıcalıkların erişebildiği lüks mallar haline geleceğini belirtti.

Profesyonel iş ortamı konusunda üç ayrı düşüncenin varlığından söz eden Daniş Navaro, bu konuda ortaya çıkan görüşleri şöyle dile getirdi:

“Andre Gorz'a göre çalışan insanlar için birincisi 'İşin önemi yok, yeter ki ay sonunda maaş ödensin!', ikinci olarak 'Maaşın ne kadar ödendiğinin önemi yok, yeter ki işimiz olsun!', son olarak da 'İşin önemi yok, yeter ki parası iyi olsun!' görüşlerinin işini sevenlerle, işini sevmeden yapanları ayırt ettiğini algılayabiliyoruz” dedi.  Aristo'ya göre, işte profesyonellik için “Amacı kendisi olan çalışma”nın insanı profesyonel düşünmeye ve çalışmaya yönlendirdiğini belirten Navaro, “Amaç-çalışma dediğimiz örneğin resim yapmak için resim yapmak bu kategoriye girmektedir. İkincisi, bir şeye ulaşmada araç olarak kullanılan, amacı kendi dışında olan çalışma türüne örnek verirsek de 'para kazanmak için resim yapmak' diyebiliriz. Bir de kendini gerçekleştirici çalışma var ki; varoluşçu bir çalışma biçimi olarak yaratım ve dönüştürme faaliyetidir. Kişi, kendisini defalarca ve yeniden üretir. Kişi, çevresinde var olanlara da etki eder ve yakın-dünyasını, hatta tüm dünyayı bir ölçüde değiştirebilir, dönüştürebilir.”

Postmodern yeni şirketler nasıl olacak?

Çalışma hayatımızda şirketlerin de artık değişime uğrayacaklarını söyleyen Daniş Navaro, şirketlerin de sosyal birer varlık olduğunu belirterek postmodern şirketleri de şöyle açıkladı:

1.   Şirketin amacı, özel çıkarlarını kamu yararı için kullanmaktır.

2.   Şirketler yatırımcılar için adil karlar ayıracak, ama bunu yaparken diğer paydaşların  meşru çıkarlarını feda etmeyecek

3.   Şirketler, gelecek nesillerin gereksinimlerini feda etmeden, mevcut neslin gereksinimlerini karşılamak üzere sürdürülebilir şekilde faaliyet gösterecektir

4.   Şirketler servetlerini, bu servetin yaratılmasında katkısı olan herkese eşit olarak dağıtacaklar

5.   Şirketler katılımcı, şeffaf, etik ve hesap verebilir şekilde yönetilecektir

6.   Şirketler gerçek kişilerin kendi kendilerini yönetme hakkını ve diğer evrensel insan haklarını ihlal etmeyecektir”

 

Soru cevap bölümünde katılımcıların sorularını yanıtlayan Navaro, Türkiye'nin yoksul bir ülke olmadığını, Anadolu'yu dolaştığında hiç de öyle ülkede kriz filan olmadığını dile getirerek, çocuk eğitimi konusundaki bir soruya da şu yanıtı verdi:

“Anne-babalar çocukları için bir karar verirken önce 'Bu hayat benim hayatım değil. Çocuğumun hayatı' diye düşünebilmeli. Çocuk mesleğini seçerken, kararı anne-baba vermemeli. Biz çocuklarımızı para ve iktidar hırsından uzak yetiştirmeliyiz. Dünyamızda para kazanmak çok kolay, gerçekte insan olmak zor. Batıda çok zengin var, ama birçoğu insanlığını kaybetmiş. Bir arkadaşı bile yok. Amerika'da insanların arkadaşları yok. Başka bir kente gittiğinde bir şey değişmiyor. O yüzden biz çocuklarımızın hangi mesleği seçeceğine değil, sosyal sermayesinin yok olmaması için çocuklarımıza öğüt vermeliyiz.”

Toplantı bitiminde, ANSİAD Başkanı Ali Eroğlu ile Toplantı Başkanı Dr.Yusuf Örnek, konuk konuşmacı Daniş Navaro'ya teşekkür ederek gecenin anısına bir de plaket verdi.