EROĞLU: “PATRONLUK KÜLTÜRÜ, YERİNİ PROFESYONELLİĞE BIRAKMALI”


TAİDER, ANSİAD ev sahipliğinde Antalya’da aile işletmesi sahipleriyle buluştu

EROĞLU: “PATRONLUK KÜLTÜRÜ, YERİNİ PROFESYONELLİĞE BIRAKMALI”

Türkiye’de aile şirketlerinin sürdürülebilirlikleri için çalışmalar yapan Aile İşletmeleri Derneği (TAİDER) 2014 Tanıtım, Paylaşım ve Farkındalık Toplantıları’nın 4.sünü Kocaeli, Adana ve Ankara’dan sonra Antalya’da Antalya Sanayici ve İşadamları Derneği (ANSİAD) ev sahipliğinde gerçekleştirdi. ANSİAD Başkanı Ali Eroğlu; devlet kurumlarındaki kurumsallaşmanın acil hale geldiğini belirterek  “Patronluk kültürü yerini profesyonellere, uzmanlığa, kurallara, değerlere saygıya bırakmadıkça ne şirketlerimiz ne ekonomi ne devlet ne de millet gelişir. Bu çağ, kafaları kuma gömecek, kulağın, gözün ve ağzın kapatılacağı bir çağ değildir. Küresel bir köyde yaşıyoruz, sadece ben haklıyım, başkalarının, geri kalan dünyanın önemi yoktur diyemeyiz” dedi.  

ANSİAD Başkanı Ali Eroğlu, toplantı açılışında Aile Şirketlerinin sürdürülebilirliğinin önemini vurgulayarak, bu amaçla kurulan TAİDER’in çalışmalarının her zaman destekçisi olduklarını söyledi. Dünyada şirketlerin büyük çoğunluğu, Türkiye'de ise şirketlerin neredeyse tamamının aile şirketi olduğunu söyleyen Eroğlu, “Gelişmiş ülkelerde de Türkiye'de de aile şirketlerinin üçte biri 5 yılda batmaktadır. Türkiye'de ortalama şirket yaşı 25-30'lardadır, 3. nesle ulaşan şirket oranı %10'un altındadır. Bizde şirketlerimizin kaderi çoğu zaman önce babanın, sonra büyük ağabeyin dirayetlerine, gelin-görümce ilişkilerine bağlı” diye konuştu.

“BÜYÜYEMİYORSAK BU KURUMLARIN VERİMSİZLİĞİNDENDİR”

Batan her şirketin milli servet kaybı olduğunu dile getiren ANSİAD Başkanı Ali Eroğlu, bir ülkenin kurumları ve şirketleri verimsiz çalışıyorsa o ülkede gelişmeden söz edilemeyeceğini söyledi. “Bugün Türkiye ekonomisi %3 gibi bir düşük büyüme döngüsüne girmişse, bu kurumların ve şirketlerin verimsizliğinden başka bir şey değildir. Şirketlerimiz yeterince kurumsallaşsa Türkiye’de bu kadar çok iş kazası olmaz, bu kadar insan ölmez. Devlet kurumlarında kurumsallaşma olsa, denetim etkin olur ve yine bu tür acı olaylar yaşanmaz” dedi.

“DEVLETİN KURUMSALLAŞMASI GEREKTİĞİNİ UNUTTUK”

Kurumsallaşma konusunda yeterli ilerlemeyi sağlayamamanın nedenlerini tartışmak gerektiğini dile getiren Eroğlu, “Birincisi, Türkiye gündemi, yaşanan olaylar, konuşulan konular, ekonomideki sorunlar kurumsallaşma gibi konuları lüks konu, yani detay haline getirdi. İkincisi, Türkiye sadece aile şirketlerinde değil, genel olarak kurumsallaşma konusunda ilerleme sağlayamadı, kurum ve kurumsallaşma kültürü erozyona uğradı. Kurumlar değil, kişiler önemli oldu, kurumsal aidiyetin yerini gurup aidiyetleri aldı. Üçüncüsü ise devlette kurumsallaşma unutuldu. Bugün devlet kurumlarında kurumsallaşma aile şirketlerinde kurumsallaşmadan çok daha acil hale gelmiştir. Türkiye'de yürütme kurumlarında, yargıda, yasamada, siyasette, yerel yönetimlerde, güvenlik kurumlarında, eğitim kurumlarında kurumsallaşma artık acilen ele alınması gereken bir meseledir” dedi.

“BU SİSTEMLE GENÇLER İYİ YETİŞMİYOR”

Eğitim sistemimizin kurumsal bir sistem olmayışına da dikkat çeken ANSİAD Başkanı Ali Eroğlu, “Eğitim sistemi yüzünden Türkiye'de gençler, yani girişimci olması gereken, yaratıcı olması gereken, aile şirketlerini devralması gereken gençler iyi yetişmemektedir. Eğitim sistemimiz kültür kazandırmamakta, ezber bilgiyle gençlerin yaratıcılığını köreltmektedir. Gençlerin çoğu, üniversitelerden, vizyonsuz güvensiz, uzmanlaşmamış, yeterli beceriye sahip olmadan, yaratıcılığını kaybetmiş, heyecanını kaybetmiş bir şekilde mezun olmaktadırlar. Bazen bir üniversite mezununu hiç eğitim almamış gibi yeniden yetiştirmek gerekmektedir. Bu yapı aile şirketlerini hem ikinci nesle devir hem de genel olarak insan kaynağını etkin kullanma açısından engellemektedir” diye konuştu. 

Eroğlu; şu mesajları verdi:

“Patronluk kültürü yerini profesyonellere, uzmanlığa, kurallara, değerlere saygıya bırakmadıkça ne şirketlerimiz ne ekonomi ne devlet ne de millet gelişir. Bu çağ, kafaları kuma gömecek, kulağın, gözün ve ağzın kapatılacağı bir çağ değildir. Küresel bir köyde yaşıyoruz, sadece ben haklıyım, başkalarının, geri kalan dünyanın önemi yoktur diyemeyiz. Bu nedenle, bu toplantı sadece üyelerimize değil, aynı zamanda ilgili, yetkili, sorumlu herkese bir çağrıdır. Bu toplantı herkese, hepimize bir zihniyet değişimi çağrısıdır.”

Eroğlu’nun ardından söz alan TAİDER Yönetim Kurulu Başkanı ve İnci Holding Yönetim Kurulu Üyesi Şerife İnci Eren Türkiye’deki aile şirketlerinin nesiller boyu gelişmesi ve sürdürülmesine katkıda bulunmak ana amacıyla 2012 Ağustos ayında kurulan TAİDER’in ülke ekonomisinin sağlıklı ve istikrarlı büyümesine destek olmayı hedeflediğini söyledi.

Eren sözlerine şöyle devam etti:

“TAİDER, Dünya çapında 25 yıldır faaliyet gösteren ve aile şirketlerinin nesiller boyu gelişmesini ve büyümesini sağlamak üzere tesis edilmiş 60 ülkenin temsil edildiği, 7000’e yakın üyesi olan uluslararası FBN’in Türkiye paydaşıdır. Taider’in ilk faaliyet yılı sonunda, uluslararası FBN’in Yönetim Kurulunda Türkiye’yi temsil ediliyor olması, Türkiye’deki aile ve şirketlerinin gösterdiği ilgi, çaba ve inancın sonucudur. 13-17 Ekim tarihlerinde Dubai’de gerçekleşecek olan uluslararası FBN Dünya Zirvesi bu anlamda TAİDER üyeleri için benzersiz deneyimler sağlayacaktır.”

TAİDER üye katılımlarının her yıl arttığını ve bunun çok sevindirici olduğunu ekleyen Eren, Derneğin halen 120 Aile Şirketi üye ve 350’nin üstünde bireysel üyeye sahip olduğunu söyledi. Hem gelecek nesiller hem ana kuşakların katılımıyla gerçekleşecek, TAİDER 2.Ulusal Aile İşletmeleri Zirvesi’nin ise 28-29 Kasım tarihlerinde Raffles Zorlu Center- İstanbul’da olacağını belirten Eren, zirvenin 1.günü tüm katılımcılara, ikinci günü ise gelecek nesillere yönelik oturum ve çalıştayların yer alacağının bilgisini verdi.

Eren’in TAİDER Bilgilendirme sunumunun ardından Küçük Nehirlerden Büyük Denizlere- Aile Şirketlerinde Büyüme ve Kurumsallaşma Serüveni” konulu panele geçildi.

Moderatörlüğünü Dr. Pınar Yazır Özgür’ün yaptığı panele, Antalya'nın iki büyük aile şirketinden AGT. A.Ş. Yönetim Kurulu üyesi Mehmet Semih Söylemez ile Levent Kimya Yönetim Kurulu Başkanı Atıl Pekşen panelist olarak katıldı. Toplantıda iki konuşmacı Aile Şirketlerinin babaları tarafından kuruluşundan başlayarak, geçen dönem içinde büyüme ile birlikte kurumsallaşma ve gelecek nesillere devir - planlama ve uygulama alanında yaşanan tecrübelerini aktardı. 

Mehmet Semih Söylemez konuşmasında özetle; “Benim için kurumsallaşmak; daha iyi yönetmek demektir. Önümüzde çok güçlü birer baba var. Sizin öne çıkmanız, yönetime katkı vermeniz için önce babanın izin vermesi gerekiyor. Bazı babalar kuzu yetiştirmek, bazıları aslan yetiştirmek ister. Ben aslanı tercih ettim. Babama çok pençe attım. Bir de babalar evlatlarını idare edecek. Baba güçlü insan yetiştirmek istiyorsa verici oluyor zaten. Babamdan öğrendiğimiz önemli bir şey var. Bunu şirket Anayasamızın birinci maddesi de yaptık. 'Parasal hiç bir kayıp, aile üyelerinden birini kırmaya değmez'. Şirkette Yönetim Kuruluna girmeden, 'Ne iş yapar bu kurul' derdim ama içine girince fikrim değişti. Ben günde 47-48 rapor okuyorum. Kurumsallaşma masraflı bir süreç ama kendi kendini kısa sürede amorti ediyor. Şirketlerin mutlaka iyi yönetilmek için kurumsallaşmaya ihtiyacı var” dedi.

Atıl Pekşen de konuşmasında, kurumsallaşmayı kişiye bağımlılıktan kurtulmak olarak algıladığını belirterek, “Bir yönetici 'Ben olmazsam burası batar' mantığında ise o kurumsallaşmamıştır. Rahmetli babama 10 yıl önce sorsanız 'Atıl'dan bir cacık olmaz' derdi, ama şimdi Yönetim Kurulu başkanıyım. Patronlar icrada olmamalı. Patron her şeye karar verirse kimse sorumluluk almaz. Kurumsallaşmayı bisiklet ile formula aracı kullanmak gibi algılamak lazım. Bir bisiklet kullanıyorsunuz, hiç bir göstergesi yok, bir formula aracı kullanıyorsunuz her türlü olanak var. Kurumsallaşma böyle bir şey. Bizim şirkette bir de Aile Anayasa'sı yazdık. Uzmanlardan da destek aldık. Gelecek nesillerimiz için yol haritası çizdik. Gece rahat uyumak istiyorsanız, iyi bir de denetim sistemi kurmalısınız” dedi.

Katılımcıların yoğun ilgisi ile geçen etkinlik soru-cevap bölümüyle sona erdi.