ANSİAD BÜNYESİNDE TARIM STRATEJİLERİ PLATFORMU KURULDU


ANSİAD Tarım Sektörü toplantısında kararlaştırıldı. Tarım sektörünün sorunlarına sektör temsilcileri çözüm üretecek.

ANSİAD BÜNYESİNDE TARIM STRATEJİLERİ PLATFORMU KURULDU

Antalya Sanayici ve İşadamları Derneği (ANSİAD) Tarım Sektörü tarafından düzenlenen toplantıda, Antalya’da Tarım Sektörünün mevsimler itibariyle önem arz eden güncel konularını ve sorunlarını, sektörün diğer ilgililerini ve yetkililerini de bir araya getirerek tartışmak  amacıyla Tarım Stratejileri Platformu kurulması kararlaştırıldı. ANSİAD Başkanı Ali Eroğlu, sektör temsilcilerinin, sorun üzerinde uzlaşabildiklerini, ancak çözüm olamadıklarını söyledi.   

Toplantıya ANSİAD Yön.Kur. Başkanı Ali Eroğlu, İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Ahmet DALLI, Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, Antalya Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Vahap Tuncer, ANSİAD Tarım Sektörü Başkanı Dr.Savaş Titiz, Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitü Müdürü Dr. Abdullah Ünlü, Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekan Vekili Doç.Dr.Ersin Polat, ATSO’yu temsilen Meclis Üyesi Sabit İlker YILMAZ, Süs Bitkileri İhracatçılar Birliği’ni temsilen Ansiad Üyesi Lütfi GÖBÜŞ, Antalya Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, EXPO 2016 Antalya Bahçe ve Peyzaj İşleri Direktörü Bedrullah Erçin, Fidebirlik Başkanı Alper Tevs, Peyzaj Mimarları Odası 2. Başkanı Oya Aksan ve diğer sektör temsilcileri  ile ANSİAD üyeleri katıldı. 

Toplantının açılışında konuşan ANSİAD Tarım Sektörü Başkanı Dr. Savaş Titiz, Bölgemizin ekonomisi içerisinde büyük önem taşıyan Tarım Sektöründeki gelişmelerin sadece tarımcıyı değil, Antalya’da yaşayan tüm iş çevrelerini ilgilendirdiğini belirterek, “Kış aylarında ülkemiz sebze (örneğin domates) tüketiminin yarısından fazlası, ihraç edilenin 2/3’ü  bölgemiz seralarında üretilmektedir. Antalya’nın sahil  ilçelerinde yaşayan  nüfusun yarıya yakını, geçimini seracılığın başı çektiği tarımsal üretimden sağlamaktadır. Üretimden, girdi tedariki de dahil ürün  pazarlamasına kadar uzanan zincir içerisinde yer alan paydaşların sayıları ve ciroları bu paydaşların  diğer bölgelerdeki faaliyetlerinin  bir hayli üzerindedir. Çiçek ve diğer süs bitkileri üretimindeki lider konum  yeni suptropik meyve üretiminde de yakalanmakta, buradaki gelişmeler tüm tüketiciler nezdinde ilgiyle izlenmektedir. Antalya tarımının sorunları Türkiye genel tarım sorunlarından çok farklıdır. Çözüm aranırken bu husus bakanlık nezdinde özellikle dikkate alınmalıdır.” dedi. Titiz, ANSİAD bünyesinde oluşturdukları Tarım Stratejileri Platformu’nun ayda bir kere toplanarak sektörün güncel konularını ve sorunlarını uzmanları ile tartışacaklarını dile getirdi.

Hedef sektörün sorunlarına çözüm üretmek

Tarımın birincil sorununun örgütsüzlük ve örgütlerin efektif olamaması olduğunu kaydeden ANSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ali Eroğlu; “Yapmak istediğimiz farklı mecralarda bulunan insanlar olarak sektörün ana sorunları üzerinde uzlaşarak kamu özel sektör iş birliği ile ilerleme kaydetmek. Bunu sağlarsak en büyük hedefimiz bu. Mümkünse seracılıkta bir kümelenme yapısı kurmak istiyoruz. Farklı kurumların birlikte ve ortak hareket edebilmesi gerekliliği var bunu hayata geçirebilmek için. Buradan çıkacak veriler orada da ışık tutacak. Sektörün sorunlarına çözüm üretip her türlü platformda zorlayarak bu çözümleri hayata geçirmek istiyoruz” şeklinde konuştu. Eroğlu, sektör temsilcilerinin sorunun tespitinde uzlaşabildiklerini, ancak çözüm ortağı olamadıklarını da ekledi.

ANSİAD'ın Tarım Stratejileri Platformu’nda ilk sunumu yapan Antalya İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Ahmet Dallı, Antalya tarımının genel yapısı, öncelikleri, önemi hakkında bilgi vererek, katılımcılara tarımın sorunlarını aktardı. Toplantıda  “Antalya Tarımının Bugünü ve Yarını” ele alındı.

Antalya’nın tarım ve turizmin başkenti olduğunu kaydeden Dallı tarımsal üretim değeri itibariyle Antalya’nın birinci sırada olduğunu kaydetti.  Antalya tarımı hakkında bilgi aktaran Dallı birçok üründe Türkiye’nin önemli üreticisi konumunda olduğunu söyledi.

Örtüaltı üretimi yüzde 61 arttı

Aktardığı bilgilerde kıyaslama yaptıklarına dikkat çeken Dallı, tarımsal üretim değerinde 2002’ye göre yüzde 388 oranında bir değişim olduğunu vurguladı. 2002 Yılına göre kıyaslama yapan Dallı şöyle devam etti;

“Örtü altı üretiminde yüzde 61 oranında artış sağlandı. Tarla tarımında örtü altına yönelimden dolayı azalma var. Meyve üretiminde de yüzde 75’lik bir artış var. Kesme çiçek üretiminde de yüzde 33’lük bir artış var. Sadece miktar manasında su ürünleri üretiminde düşüş var.”

Yaş meyve sebze ihracatına da değinen Dallı, miktarda yüzde 17.7, değer bazında ise 22.7 bir artış yaşandığına işaret etti. Rusya Federasyonu'nun başlıca alıcı olduğuna dikkat çeken Dallı, AB ülkelerine ihracatın bu sene Rusya'ya ihracatı geçtiğini söyledi.

Hayvansal üretim

Tarımsal üretimin vazgeçilmez bir parçasının da hayvan varlığı olduğunu kaydeden Dallı büyükbaş hayvan varlığında yüzde 35, küçükbaş hayvan varlığında da yüzde 15.7 artış olduğunu söyledi. Arıcılığın il için önemli bir gelir kapısı olduğunu söyleyen Dallı, 2002 yılına göre kovan varlığında yüzde 64.3 artış yaşandığını, floradaki dengesizlikten ve gezgincilik yapılmayışından dolayı verimde düşüş yaşandığını kaydetti. Büyükbaş ve küçükbaş süt üretiminde 2002’ye göre yüzde 80 artış olduğunu belirten Dallı, Antalya’nın et ve süt veriminde Türkiye ortalamasının üzerinde olduğunu kaydetti.  Deniz ve kıyı yapısının uygun olmaması nedeniyle Antalya’nın avcılık yapmaya müsait olmadığını belirten Dallı, su ürünleri yetiştiriciliği yapan 93 tesisin sektörde faaliyet gösterdiğine ancak kapasitelerin oldukça düşük olduğuna vurgu yaptı.

Hayvancılığın geliştirilmesi için meralar çok önemli

Üretici birliklerinin etkin olmadığına işaret eden Dallı, farklı konularda faaliyet gösteren birliklere 22 bin 868 üreticinin üye olduğunu söyledi. Dallı şöyle devam etti; “Meralar hayvancılık açısından öne çıkması gereken bir husus. Hayvancılığın geliştirilmesi için mera alanları tespit edilmesi ve tahdit edilerek kiralamaya açılmalı. Atıl kapasiteden aktif kapasiteye çıkarmayı hedefliyoruz.”

Kalıntı oranı binde 66’ya düştü

Geçtiğimiz yıl 20 bin 427 gıda işletmesinin denetlendiğini aktaran Dallı, hasat öncesi denetimlere son derece önem verdiklerini, geçen yıl yurtiçi piyasa denetimi ve ihracat amaçlı 11 bin 595 numune alındığını ve kalıntı oranının binde 66’ya düştüğünü kaydetti. Antalya’nın önemli bir gübre üreticisi il olduğunu belirten Dallı gübre denetimleri kapsamında program dahilinde numune alındığını geçen yıl sadece 3 numunenin olumsuz çıktığını söyledi.

30 bin kişiye eğitim verildi

İl Müdürlüğünün İl Yayım Programı dahilinde eğitim çalışmaları yürüttüğünü kaydeden Dallı 2013 yılında 30 bin kişiye eğitim verildiğini kaydetti.

Bakanlık olarak Antalya ilinde üreticiye destek anlamında neler yapıldığını aktaran Dallı 2002’de 18 milyon 571 lira, 2013 yılında ise 90 milyon destek ödendiğini kaydetti. Kırsal Kalkınma Yatırımları kapsamında Antalya’ya 102 tesis kazandırıldığını ve 22.22 milyon lira hibe olarak verildiğini kaydeden Dallı; “Yatırım yapmak isteyenlere yüzde 50 hibe desteği verilmekte. 2013 Yılında 9 ekonomik yatırım hayata geçirildi” dedi. Dallı, özel idare kaynaklı yatırımlar ve il genelinde uygulanmakta olan projeler hakkında da katılımcılara bilgi verdi. Dallı, İyi Tarım Uygulamalarının ve Organik Tarımın, Topraksız Tarımın yaygınlaştırılması amacıyla çalışmalar yürütüldüğüne dikkat çekti.

Tarımın sorunları

Tarımın temel sorunlarını aktaran Dallı, en temel problem küçük ve parçalı arazi yapısı olduğunu belirtti. Dallı tarımın diğer sorunlarını şöyle sıraladı;

“Geleneksel modellere bağlı kalınması, inovasyon kültürünün yetersiz olması, kırsal genç nüfusun tarıma ilgisiz olması, mevcut sera varlığının modernizasyona ihtiyaç duyması, tarım sigorta yaptırma oranının düşük olması, girdi ve ürün fiyatlarındaki istikrarsızlık, pazara uygun üretim yapmak ve bununa ilgili bir algı oluşmaması, hasat ve hasat sonrası ürün ve kalite kayıpları, örtüaltı ürünlere duyulan güvensizlik, sera ürün bedellerinin çiftçinin eline çok geç ulaşması.”

Nereden ve nereye baktığımız iki önemli faktör

Tarım firmalarına eğitim ve danışmanlık yapan ANSİAD Üyesi Argun Şahin, “Umarım bu toplantıların bir özgül ağırlığı olur ve umarım hem Antalya hem Türk tarımına katkıları olur” dedi.

Geleceğin şekillendirilebilecek bir şey olduğunu kaydeden Şahin; “Geleceğin nasıl olacağını bilmek için kolektif bir varsayımda bulunmamız lazım. Herkesin ortaya koyacağı katkılarla oluşturulmuş genel bir durum olmalı. Gelecek resim yapmaya benzer. Dayanakları renk olarak kullanıp bir resim yapmamız lazım. Bunun için neyin resmini yapmamız gerektiğini bilmemiz lazım. Renkler hepimiz için aynı ancak renklerle ortaya çıkacak sonuç farklı olacaktır. Bilgi, beceri ve ortaya çıkarmak istediğiniz şey önemli. Nereden ve nereye baktığımız iki önemli faktör. Hem ileriye hem olduğumuz yere bakmalıyız. Biri birinden önemli olamaz” diye konuştu.

Şahin, nereye bakmaya karar verirken şu dört temel unsurun hiç bir zaman göz ardı edilmemesi gerektiğini de vurguladı.

“1. Mevzuat, 2. Nüfus artışı (daha çok köyden kente göç), 3. İklim değişimi, 4. Kültür etkisi (Egeli sebze yer, Anadolu et). Bütün bunları dikkate alarak başarı için ürün planlaması, katma değer yaratılması ve finansal zorlukların ortadan kaldırılması da önemlidir.”

Toplantı katılımcıların görüş ve önerilerini dile getirdiği bölüm ile sona erdi. Daha sonraki toplantılarda yaş sebze ve meyvede iç-dış Pazar kanalarında yaşanan sorunlar, örtüaltı tarımının genel sorunları, tarımda yeni nesillerin ilgisizliği, tarımda kayıt dışılık,  kadrolaşma ve eğitim, tarım arazilerinin dağınık ve parçalı yapısı, ürünlerin pazarda yeterli değeri bulamaması, seracılıktaki alt ve üst yapının modernizasyonu, mevzuatların adaptasyonu, iklim değişikliği, Antalya markasının ön plana çıkarılması, üreticilerin alan desteklemesi ile desteklenmesi, örgütlü yapının güçlendirilmesi, kalite ve standardizasyon konu başlıklarının gündeme alınması ve bundan sonraki toplantılara Büyükşehir Belediyesi’nin tarım temsilcisi ile Ziraat Bankası yetkilisinin de davet edilmesi karara bağlandı.

ATB Başkanı Ali Çandır ise, “Hepimiz sorunları tespit ettik. Ancak birlikte hareket etmek kültürünü geliştirmekte sıkıntı yaşıyoruz. Bu da normal gibi. Çünkü; Üreticinin derdi, komisyoncunun derdi ayrı. Kim daha çok ses çıkartabiliyorsa o geçici çözümler bulmakta. Aslında Antalya’da bir bilim hazinesi varken akademik tecrübeyi piyasayla ilişkilendirirken ciddi zorluk çekmekteyiz” dedi. Çandır şöyle devam etti:

“Üretici, ürettiği her şeyi ürettim sanıyor. Standartla ilgili sorunlar var. Bunu nasıl sağlarız yollarını bulmamız lazım. Kooperatif koçluğu ile ilgili bir projemiz var. Bizim çiftçinin aklı gözündedir. Bizim çiftçimiz gözüyle görmediği şeyi uygulamak istemez.”

ANSİAD Tarım Sektörü Başkanı Dr. Savaş Titiz, bir ay sonra 8 Mayıs’ta buluşmak üzere toplantıyı kapatırken, gelecek toplantı konusunun da “Örtüaltı tarımının genel sorunları” olarak belirlendiğini söyledi.