2035'DE TURİZM SEZONU MART'DA BAŞLAYABİLİR


Enerji Uzmanı Akın Gündüz ANSİAD'ın olağan toplantısına konuk oldu.

“2035'DE TURİZM SEZONU MART'DA BAŞLAYABİLİR”

“2020'DE 40 GİGATON'A ÇIKACAK SERAGAZI SALIMI DÜNYAYI TEHDİT EDİYOR”

Antalya Sanayici ve İşadamları Derneği (ANSİAD) ın 2013 faaliyet yılı 17. olağan toplantısına katılan ve “İklim Değişikliği ve İş Dünyasına Etkileri”  konulu bir sunum yapan myclimate Türkiye ve ERIH Enerji Holding Yönetim Kurulu Başkanı Akın Gündüz, “2020’de 40 Gigaton seragazı salımı bekleniyor ki, önlem alınmazsa o tarihten sonra atmosferdeki sıcaklık artışını 2 derecede sınırlamak mümkün olmayacak” dedi. Gündüz; seragazı salımının ortaya çıkardığı iklim değişikliğinin böyle devam etmesi halinde 2035 yılında turizm sezonunun Antalya’da Mart ayında başlayıp Haziran’da sona erebileceğini belirtti.

ANSİAD Haysiyet Divanı Üyesi Osman Vural'ın başkanlığını yaptığı toplantı öncesi ANSİAD üyesi Ali Bıdı, yeni açtığı Sağlıklı Yaşam Merkezi hakkında bilgi verdi.

Sunumun konusu olan İklim değişikliğini; “uzun bir dönem boyunca meydana gelen mevsimsel değişiklikler” diye tarif eden Akın Gündüz, atmosfere kontrolsüz bir biçimde karbondioksit, kloroflourkarbonlar ve metan gibi sera gazlarının salınması sebebiyle, topraktan yansıyan ışınların bu gazlar tarafından daha fazla tutulması ve dünya yüzeyinin bu sebeple hızla ısınması sonucu başladığını anlattı. Son kırk yıldır atmosferin 8 km’lik alt bölümünde sıcaklıkların arttığına dikkat çeken Gündüz, “Bu süre içinde kar örtüsü ve buzlanma azalmış, dünyadaki ortalama deniz seviyesi yükselmiş ve okyanusların tuttuğu ısı miktarı artmıştır. Buna bağlı olarak mevsimsel yağış ve sıcaklık rejimleri değişerek tüm ekosistemin dengesi bozulmuştur. Bunun yanında aşırı hava olaylarının şiddeti ve sıklığı artmaktadır.” dedi.

Gezegenimizin 2 derece sıcaklık artışı içinde kalmasını sağlamak zorunda olduğumuzu söyleyen Akın Gündüz, 2100 yılında 2 dereceyi aşması halinde, ısınmanın dünyaya vereceği yıllık ekonomik zarar 100 Trilyon Dolar olacaktır ki, dünyanın en büyük 17. büyük ekonomisi olan Türkiye’nin toplam GSMH’sı 2012 yılında 772 Milyar Dolar, ABD’ninkisi ise 15 Trilyon Dolardır” dedi.  

Dünya meteorolojik kayıtlarının 1884 yılından itibaren tutulmaya başlandığını, bunun da sanayi devrimiyle birlikte olması nedeniyle Sanayi devriminin küresel ısınmanın başlattığı iklim değişikliği süreci içinde milat kabul edildiğini söyleyen Akın Gündüz, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Unutulmamalıdır ki gezegenimiz buzul çağından sadece 2 derecelik ısınmayla yaşam gezegenine dönüşmüştür. Bu süreç binlerce yıl sürdüğü için ekosistemler için bir tehdit oluşturmamıştır. Ancak günümüzde insan etkisi ile ortaya çıkan ve 150 yıl gibi kısa bir sürede gerçekleşen iklim değişikliği ise, hiçbir canlı sisteminin adapte olamayacağı kadar hızlı gerçekleşmektedir. İklim değişikliğinin kanıtı olarak yüzlerce, binlerce karşılaştırmalı örnek var ama bu örnek çok yakın bir tarihte kaydedildiği için paylaşmak istedim. 35’e 22 km büyüklüğünde bir buzul parçasının, 9-11 Kasım 2013 tarihleri arasında Antartika ana karasından ayrıldığı NASA tarafından görüntülenmiş. Büyük buz kütlelerinin Antartika ana karadan kopuşlarına son 20 yıl içinde her 5-6 yılda bir rastlanırken, 700 km2’den daha büyük bu tip buzul kopuşuna neredeyse rastlanılmamıştır. Bu parça en büyük gölümüz Van gölünün yüzey büyüklüğü olarak 1/5’ine denkken, su miktarı Van gölünün 4 katı daha fazladır. Diğer bir deyişle, denizlerimize sadece iki hafta önce Van Gölü’nden 4 kat daha fazla büyüklükte bir su damlası düşmüştür.”

Seragazı salımında Çin ilk sırada

Atmosfere salınan seragazlarının sektörel dağılımını “Atıklar %4, binalar %8, ormancılık %11, tarım %11, ulaştırma %13, sanayi %18, enerji %35” olarak açıklayan Akın Gündüz, Dünyada 30 Milyar Ton karbon eşdeğeri salım gerçekleşmiş olduğunu, bunun %23'ünün Çin, %14'ünün ABD, %10'unun  Avrupa ve %1,4'ünün de Türkiye tarafından salındığını dile getirdi. Dünyadaki mevcut durumu da anlatan Akın Gündüz, ”Bazı ülkelerde gelişmeler kaydedilse de, 2012 yılında seragazı salımı %1,4’le 31 Gigatona ulaşarak tarihi bir rekor kırdı. OECD üyesi olmayan ülkeler seragazı salımının %60’ından sorumlu (Çin, Hindistan) ABD, 2012’de 200 Milyon ton azaltım gerçekleştirmesine rağmen hala ikinci en fazla salım yapan ülke. En önemlisi 2020’de 40 Gigaton salım bekleniyor ki, önlem alınmazsa sıcaklık artışını 2 derece ile sınırlamak mümkün olmaktan çıkacak” diye konuştu.

Kurtuluş çareleri

Atmosferde dengeleri bozan sera gazı salımının üçte birinden sorumlu enerji sektöründe alınacak önlemler azaltımın mümkün olacağını ve öncelikle enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji politikalarının uygulamaya geçirilmesi gerektiğini anlatan Gündüz şöyle devam etti:

“Verimsiz kömür santrallerinin devre dışı bırakılması, petrol ve doğal gaz üretiminde oluşan metan gazının minimize edilmesi, Fosil yakıt kullanımı için verilen teşviklerin azaltılması gibi tedbirler 2020’den itibaren 1,5 Gigaton azaltım sağlayacaktır. Binalarda yapılacak enerji verimliliği uygulamaları 2020’ye kadar 200 milyar dolar harcamayı gerektirse de yakıt faturalarının azalması ile rahatlıkla karşılanacaktır.”

Salımla mücadele konusunda enerji verimliliğinin ilk sırada yer aldığını, bunun yanında Yenilenebilir Enerji üretimine ağırlık verilmesi gerektiğini dile getiren Gündüz, “Toplu taşıma ve elektrikli araçlar, orman alanlarının korunması ve yeni orman alanları kurulması da mücadeleyi başarılı kılacaktır. ABD'de elektrikli araç sayısı 650 bin'e yükseldi. Bizdeki elektrikli araç sayısının 500 olduğunu söylersek herhalde bunun önemi ortaya çıkar” dedi.

2100 yılında dünyanın bugünden 18 kat fazla enerjiye ihtiyacı olacağını söyleyen Gündüz, “Bu artış gelişmiş ülkelerde daha az olacak. Örneğin AB ülkelerinin ihtiyaç artışı yüzde 3 olması beklenirken, Türkiye, Çin ve Hindistan gibi ülkelerin enerji talep artışları 20 kattan daha yüksek olacak” dedi. 

Enerji ağırlıklı gerçekleşen seragazı salımını azaltmak için önlemler konuşulurken, Dünyada 1,3 Milyar insanın hala elektriğe erişemediğini, 3 Milyar insanında bir öğün yemeklerini ortalama 1,5 saatte topladıkları odunlarla pişirdiklerini dile getiren Gündüz, “ Seragazı azaltım politikalarının ve önlem çarelerinin aslında dünyanın neredeyse yarısının hem kabahati hem de sorumluluğudur” dedi. Gündüz,  tüm bu olumsuzlukların, hammadde kaynağını direkt veya dolaylı olarak doğadan alan tüm ekonomik sektörleri olumsuz olarak etkileyeceğinin altını çizdi; ve iklim değişikliğinden etkilenecek sektörleri de; Lojistik, Sigortacılık ve Finans, Tarım ve Ormancılık, İnşaat, Turizm, Gıda Üretimi ve Sağlık olarak sıraladı. 

Soru ve cevapların ardından konuşmacı myclimate Türkiye ve ERIH Enerji Holding Yönetim Kurulu Başkanı Akın Gündüz'e ANSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ali Eroğlu tarafından günün anısına bir plaket verildi.